Hababam Romantizmi mi, Eğitim Suikastı mı? - Eskişehir Haber

Mahmut Çetin

Mahmut Çetin
Mahmut Çetin

Hababam Romantizmi mi, Eğitim Suikastı mı?

Hababam Romantizmi mi, Eğitim Suikastı mı?
Yayınlama: 16 Nisan 2026 Perşembe - 83
A+
A-

Yine Eğitim,
Yine Öğretmenler,
Yine Öğrenciler!
Buzdağının asıl büyük parçası tam da orada duruyor!

Neden Odaklandık Eğitim ve Eğitim Kurumlarımıza?

Tarihi süreç içinde hiç olmadığı kadar;
Hem içeriden hem dışarıdan yoğun bir saldırı altında Eğitim Camiâmız!

"Yeşilçam Romantizmi" maskesi altındaki yıkımı da içine alacak şekilde, tam bir toplumsal hafıza tazelemesine dönüştürelim yazımızı, ne dersiniz?

Türk sinemasının "nostalji" perdesi arkasına saklanmış en büyük kültürel dinamitlerinden biri nedir biliyor musunuz?
Hapimizi televizyon başına kilitleyen;
“Hababam Sınıfı” serisidir.

Hoca Camideymiş;
Peki Milli Vicdan Nerede?

Bu zehirli repliği hatırlayacaktır eski kuşak,;
Bir dönem yine ekranlardan evlerimize, oradan da körpe dimağlara sinsice sızdırılan bir repli idi!
Bir öğretmen figürü üzerinden; Anadolu’nun irfanını, ilim geleneğini ve “Hoca” kavramının o vakur derinliğini aşağılayan bir mühendislik projesi izledik yıllarca.
Bugün okullarda yaşanan yozlaşmanın,
Öğretmene duyulan saygının yerle bir edilmesinin,
Ve şiddetin köklerini uzaklarda aramak çok yersizdir.
O gün o dizilerle atılan tohumlar, bugün sınıflarda fırtına olarak biçilmekte!

Hababam Romantizmi mi,
Eğitim Suikastı mı?
Biz izlerken derin bir romantizmin tünellerine giriyorduk o dönem!

Mesele sadece "Afet Hoca" ile sınırlı değil!
Asıl tahribat, yıllarca "gülüp geçtiğimiz" “Hababam Sınıfı filmleriyle başladı.
Milli eğitimin ciddiyetini, disiplinini ve kutsiyetini;
“İneklemek" diyerek aşağılayan,
Öğretmeni alay konusu yapan o sahneleri hatırlayın!
Hele bir sahne vardırki;
Yozlaşmanın zirvesidir!
Yatılı bir okulda, sözde "öğrenci" olan bir karakterin gayrimeşru bir ilişkiden baba olması ve o bebeğin okulun içinde, hademe odalarında saklanarak bakılması!

Bu, sadece bir senaryo kurgusu değil; aile kurumuna, okul mahremiyetine ve toplumsal ahlaka atılmış bir el bombasıdır!

Eğitimi bir "Kaçamak ve Hile Yapma Sanatı" olarak kodlayan bu zihniyet,
Nesillerin zihninde öğretmeni de;
“Kandırılması Gereken Bir Saftirik",
Okulu ise "vakit öldürme yeri" haline getirmiştir!

Bu yapımlarda “FETÖ İzi” aramak, sadece bir kuşku değil, bir gerekliliktir!

"Hoca" kavramını camiye hapsedip öğretmeni itibarsızlaştıran bu projeler, Devletin Eğitim Sistemi’nin altını sinsice oymuştur!
Kurumsal ciddiyeti ekranlarda karikatürize edilen Devlet okulları değersizleştirilirken;
Halkın gözünde;
"Işık Evleri" ve "Cemaat Yurtları" disiplinli ve tek seçenekmiş gibi parlatılmıştır!
Modernite maskesiyle manevi değerleri alay konusu yapan bu senaryolar, gençliği kimliksiz bir boşluğa itmiş;
O boşluğa FETÖ Yapılanması kendi zehrini akıtmıştır!

Şimdi bu tarihsel ve kültürel yıkımın faturasını tutup Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’e kesmeye kalkışan bir “Kullanışlı Aparat” var;

Siyasi arenada “Komik” tiplemelerle anılan bu siyasi figürler, şimdi de Bakan istifası üzerinden gündem devşirmeye çalışıyorlar!

Sormak isterdik;
“Dün karşı saflardayken, şu an bulundukları saflarına etmedikleri hakareti bırakmazken, bugün hangi "aparat" onları o safların sözcüsü yapmıştır?”

“Okullardaki şiddetten bahsederken, yıllarca "Hababam" kültürüyle, "Hoca Camide" nakaratıyla öğretmenin itibarını yerle bir eden o medya düzenine tek kelime edebilmişler mi?”

“Operasyonun Hedefindeki Nedir, Kimdir?” sorusu önemlidir;
Evet, Hedef “Milli Duruş” çizgisi nedeniyle
Bakan Prof. Dr. Yusuf Tekin’dir!

Tam da bu kökü dışarıda olan,
Eğitimi yozlaştıran,
Ve nesilleri kimliksizleştiren yapılanmalara karşı "Milli Bir Set” çektiği için hedef tahtasındadır!

Bazı isimlerin bu saldırılarda ön saflara sürülmesi tesadüf de değildir!
Aslında dert edilen ne öğrenci, ne de güvenliktir!
Görevleri, milli bünyeyi zayıflatmak isteyen odaklara "Kullanışlı Bir Aparat" olmaktır!

Eğitimin yaralarını sarmak;
Hababam Sınıfı’ndan Afet Hoca’ya uzanan o kültürel erozyonla,
Ve "Hoca Camide!" diyen o kirli zihniyetle hesaplaşmaktan geçer!
Kimilerinin "istifa" çığırtkanlığı;
Sadece kendi siyasi tükenmişliklerini örtbas etme çabasıdır.
Milletin irfanı, kimin hangi senaryoda rol aldığını ve kimin hangi plana hizmet ettiğini çok iyi görmektedir!

Siyaset sahnesinde renk cümbüşüne kapılan aparatlar değil,
Vatan evlatlarının öz değerlerini dert edinenler kazanacaktır!

Mahmut Çetin





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024