İhracatta %12,7 Gerileme! Kesikbaş: Dezenflasyon Süreci Reel Sektörü Zayıflatmamalı
ESO Başkanı Kesikbaş’tan Ekonomik Büyüme Analizi: “Büyüme Var Ama Sanayideki Daralma Dikkate Alınmalı”
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verilerini değerlendiren Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, ekonominin yıllık bazda yüzde 2,5 büyümesinin değerli olduğunu ancak madalyonun diğer yüzündeki sanayi daralmasına acilen odaklanılması gerektiğini vurguladı. Kesikbaş, tüketim odaklı büyümenin sürdürülebilir olmadığını belirterek ekonomi yönetimine reel sektör uyarısında bulundu.
ESO Başkanı Kesikbaş TÜİK Verilerini Yorumladı: Sanayideki %0,8'lik Daralma Ciddi Bir Uyarı!
Büyümenin Lokomotifi Sanayi Değil, Tüketim ve Hizmetler
ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, Türkiye ekonomisinin 2026'nın ilk çeyreğinde büyüme eğilimini sürdürmesini olumlu bulsa da, büyümenin niteliği konusunda endişelerini dile getirdi. Sürdürülebilir bir kalkınma için büyüme oranının kendisi kadar, bu büyümeyi sırtlayan sektörlerin de kritik olduğunu ifade eden Kesikbaş, verilerdeki sektörel ayrışmaya dikkat çekti.
İlk çeyrek verilerinde öne çıkan zıt yönlü sektörel hareketler şu şekilde paylaşıldı:
-
Bilgi ve İletişim Faaliyetleri: Yüzde 9,5'lik güçlü ve dinamik bir artış grafiği yakaladı.
-
Hanehalkı Tüketim Harcamaları: Yüzde 4,8 artış göstererek iç talebin ve tüketim eğiliminin canlılığını koruduğunu kanıtladı.
-
Sanayi Sektörü: Tüm bu canlılığın aksine yüzde 0,8 oranında daralma yaşadı ve imalat sanayinde belirgin bir zayıflama kaydedildi.
"Sanayinin Geride Kaldığı Bir Yapı İstihdamı ve Rekabeti Baskılar"
Sanayi sektörünün büyüme kompozisyonunda arka planda kalmasının orta ve uzun vadede yaratacağı risklere değinen Kesikbaş, üretimin olmadığı bir ekonomik büyümenin kalıcı refah getirmeyeceğini savundu. Sürdürülebilir kalkınmanın ana omurgasının üretim, yatırım, ihracat ve sanayi dörtlüsü olduğunu hatırlatan ESO Başkanı, mevcut tablonun Türkiye'nin küresel arenadaki rekabet gücünü, sanayinin istihdam kapasitesini ve ihracat performansını doğrudan baskılayabileceği uyarısını yaptı.
Sanayici Çok Boyutlu Baskı Altında: İhracatta %12,7 Gerileme
Reel sektör temsilcilerinin sahada tek bir sorunla değil, çok boyutlu ve birbiriyle bağlantılı küresel ve yerel krizlerle mücadele ettiğini aktaran Celalettin Kesikbaş, sanayicinin omzundaki yükleri şu başlıklarla özetledi:
-
Yüksek finansman maliyetleri ve nakit akışında yaşanan sıkıntılar,
-
Küresel talepte gözlenen yavaşlama ve ihracat pazarlarının daralması,
-
Enerji fiyatları ve temel girdi maliyetlerindeki durdurulamayan artış,
-
Kur ve enflasyon dengesindeki belirsizlikler.
Bu baskıların en somut ve alarm veren sonucunun dış ticaret rakamlarına yansıdığını belirten Kesikbaş, ihracatta yaşanan yüzde 12,7’lik gerilemenin ekonomi yönetimi için en güçlü uyarı fişeği olması gerektiğinin altını çizdi.
"Güçlü Sanayi, Güçlü Türkiye Demektir"
Enflasyonla mücadele kapsamında yürütülen dezenflasyon programını kararlılıkla desteklediklerini ancak kantarın topuzunun kaçmaması gerektiğini ifade eden Kesikbaş, "Bu süreç, reel sektörün üretme ve ayakta kalma gücünü zayıflatmadan, hassas bir teraziyle yönetilmelidir" dedi.
Eskişehir gibi köklü bir üretim kültürüne, ileri teknoloji ihracat kabiliyetine ve nitelikli organize sanayi altyapısına sahip şehirler için sanayinin korunmasının ulusal bir güvenlik ve beka meselesi olduğunu belirten Kesikbaş, çözüm yolunu şu sözlerle gösterdi:
"Kalıcı büyümenin yolu yüksek katma değerli üretimden, teknoloji yatırımlarından, yeşil ve dijital dönüşümden geçmektedir. Bugün bize düşen görev; sanayicinin yatırım iştahını yeniden güçlendirmek, finansmana erişimi kolaylaştırmak ve üretimi büyümenin merkezine yeniden yerleştirmektir. Çünkü güçlü sanayi, güçlü Türkiye demektir."
Gönderen: haber



