"Sol Ayağı Mermi Gibi Ama Cüzdanı Boş": Eskişehir’de Sporcu Yetişmeyen Düzenin İtirafı!
Eskişehir’de Altyapı Gerçeği: "Parası Olanın Değil, Aidat Ödeyenin Koştuğu" Futbol Düzeni!
Eskişehirli bir velinin sitem dolu mektubu, Türk futbolunun ve kent sporunun neden dünya çapında yıldız yetiştiremediğinin acı, çıplak ve sansürsüz bir anatomisini gözler önüne serdi. 12 yaşındaki yetenekli oğlu için Eskişehir'de aidatsız ve torpilsiz bir kulüp arayan babanın yaşadığı çaresizlik; altyapıların birer spor yuvası değil, dar gelirli ailelerin çocuklarını daha yolun başında ofsayta düşüren ticari birer "aidat çarkı" haline geldiğini belgeledi.
Yıllık 25 Bin TL'lik Altyapı Kıskacı: Eskişehir'de Yetenekli Çocuklar Aidat Duvarına Çarpıyor
Eskişehir’de bir babanın, "12 yaşındaki oğlumu ücretsiz futbol kulübüne yazdırıp yıllarca oynasın istiyorum ama öyle bir kulüp yok galiba, hepsi aidat istiyor" diyerek dile getirdiği gerçekler, aslında ülkedeki tüm altyapı sisteminin içine düştüğü ticari bataklığı özetliyor.
Yılda ortalama 25 bin TL'yi bulan aidat ücretleri, asgari ücretle ya da dar gelirle geçinen ailelerin belini bükmekle kalmıyor; çocukların hayallerine de set çekiyor. Ortaya çıkan tablo ne yazık ki sporda liyakatin ve yeteneğin değil, paranın ve torpilin konuştuğunu açıkça belgeliyor.
Aidat Kesilmesin Diye "Müşteri" Çocuklar As Kadroda!
Vatandaşın mektubunda dikkat çektiği en çarpıcı nokta, kulüplerin elit ve as kadrolarının nasıl şekillendiğiyle ilgili. Bugün Eskişehir’deki pek çok özel futbol okulu ve amatör kulüp, ayakta kalabilmek ya da daha fazla kar elde edebilmek için "sporcu" değil, "müşteri" yetiştiriyor.
Sistemin Acı Çarkı Şöyle İşliyor: Kulüpler, aylık aidatını düzenli ödeyen ve arkasında nüfuzlu tanıdıkları olan çocukları, yetenekleri ne düzeyde olursa olsun as kadroda tutuyor. Çünkü o çocuğun kadrodan kesilmesi, kulübün kasasına giren paranın kesilmesi anlamına geliyor. Hal böyle olunca, babasının tabiriyle "sol ayağı mermi gibi" olan öz yetenekli ama dar gelirli çocuklar, sırf aidat ödenemediği veya torpili olmadığı için as kadro yüzü göremiyor, takım havasına giremiyor ve rekabetten uzaklaştırılıyor.
"Avrupa Kenti" Eskişehir'de Dar Gelirli Çocuğa Spor Alanı Yok
Yıllardır her platformda "Avrupa kenti", "spor kenti" olarak parlatılan Eskişehir'de, 12 yaşındaki bir çocuğun mahalle aralarında, beton zeminlerde ticari çarklara kurban edilmesi kentin sosyal belediyecilik ve spor politikasının da sınıfta kaldığını gösteriyor.
Hafta sonları bulvarları kapatıp çocukları asfalt üzerinde koşturarak vizyon şovu yapanlar; iş, bu çocukları modern, ücretsiz ve liyakate dayalı kalıcı spor akademileriyle buluşturmaya geldiğinde kafalarını kuma gömüyorlar. Kentteki devasa bütçeli kulüpler ve belediyeler, mahallelerdeki saklı yetenekleri tarayıp tamamen ücretsiz akademi ağları kurmak yerine, altyapı alanını tamamen özel teşebbüslerin insafına terk etmiş durumda.
Sonuç: Bu Sistemde Sporcu Yetişmez, Milyonluk Transferler Bitmez
Eskişehirli babanın haklı isyanında dediği gibi: "Tek futbol değil, çoğu spor aidatsız olmuyor ve ülkede sporcu yetişmiyor." Çocukların spor yapmasını, kondisyon kazanmasını ve sosyalleşmesini bile yıllık 25 bin TL'lik bir lüks haline getiren bu ticari düzen değişmediği sürece; parası olanın yeteneksizce sahada koştuğu, yeteneği olanın ise tribünden izlediği bir garabet devam edecektir. Eskişehir'de ve Türkiye'de sporun kurtuluşu, kulüplerin elindeki aidat makbuzlarında değil; mahalle aralarındaki o "mermi gibi sol ayakları" parasına bakmaksızın sahaya sürecek adil ve ücretsiz bir sistemin kurulmasındadır.
Gönderen: haber



