Eskişehir Bürokrasisinde "Beyaz Ellere" Darbe: Şehrin Hafızası Birer Birer Siliniyor
Bürokraside "Korku İmparatorluğu": Şehrin Bekçileri Gidiyor, Liyakat Kan Kaybediyor
AK Parti’de Güven Bunalımı: Dürüst Bürokratlar Kendi Camiasındaki "Kirli Ellere" mi Kurban Ediliyor?
Eskişehir’de uzun yıllardır devlet adamı ciddiyetiyle görev yapan, şehrin her sokağına ve projesine hakim olan liyakatli bürokratların birer birer tasfiye edilmesi, şehir kamuoyunda derin bir endişe yaratıyor. Son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hikmet Çelik’in görevden alınarak Ankara’ya çekilmesi, akıllara "Dürüstlük Eskişehir’de bir ceza sebebi mi?" sorusunu getirdi. Daha önce uyardığımız "çıkar gruplarının pususu", maalesef bu kez hedefine ulaştı. Ancak bu operasyonun en acı verici tarafı; muhalefetin yıllardır başaramadığı bu tasfiyeyi, iktidar cenahındaki bazı güç odaklarının kendi hırsları uğruna bizzat gerçekleştirmesi oldu.
Muhalefetin Yapamadığını "Bizimkiler" Mi Yaptı?
Hikmet Çelik, görev süresi boyunca yönetmeliklere aykırı isteklere geçit vermeyen, kamu kaynaklarını şahsi çıkarlarına alet etmek isteyenlerin karşısında "set" olan bir isim olarak biliniyordu. Özellikle CHP’li yerel yönetimlerin "engelleniyoruz" mazeretlerini belgeleriyle çürüten Çelik, sadece karşı mahallenin değil, kendi camiası içinde "esneklik" bekleyen rant çevrelerinin de hedefi haline gelmişti. Bugün gelinen noktada, Çelik’in Kayseri’ye rotasyonla gönderilmek istenmesi ancak kendisinin Ankara’yı tercih etmesi, aslında bir görev değişimi değil, "dik duruşun" bedelinin ödettirilmesidir. Şehrin teknik hafızasını silmek isteyenler, mazeret siyasetinin önündeki en büyük engeli kaldırarak zafer ilan etmiş görünüyor.
Cevdet Kılıç’tan Hikmet Çelik’e: Dürüstlüğün Bedeli Ağır Mı?
Eskişehir’de bürokratik kıyım sadece Hikmet Çelik ile sınırlı kalmadı. Tapu Kadastro İl Müdürü Cevdet Kılıç gibi, hakkında tek bir şaibe bulunmayan ve şehre büyük hizmetler sunan dürüst isimlerin de benzer süreçlerle görevden alınması, AK Parti tabanında büyük bir güven sarsıntısına yol açtı. İŞKUR İl Müdürü Hasan Yoldaş ve Gençlik Spor İl Müdürü Osman Ercan (ve ondan önce Abdülselam Er) gibi isimlerin ardından gelen bu son hamle, "Sıradaki kim?" korkusunu bürokrasiye hakim kıldı. Şehre hizmet aşkıyla yola çıkan bürokratlar, artık "Acaba birinin çıkarına dokunur muyum?" endişesiyle imza atar hale getirildi.
Sırada Kim Var: Kirli Eller Kimin Üzerinde?
Kamu kaynaklarına "çökmek" isteyenlerin, yönetmelikleri hiçe sayan taleplerine "hayır" diyen her bürokratın hedef tahtasına konulduğu bu yeni dönemde, siyasetin bu isimlere sahip çıkmaması en büyük yara olarak görülüyor. Bazı siyasilerin bizzat bu tasfiyelere ön ayak olması, liyakatli kadroların yerini "uysal ve esnek" isimlere bırakması tehlikesini doğuruyor. Eskişehir sahipsiz mi, yoksa bu kirli eller sanıldığından daha mı güçlü? Şehrin geleceğine, hafızasına ve dürüst insanlarına sahip çıkacak bir iradenin eksikliği, 2026 yılı Eskişehir’inde en büyük siyasi kriz olarak kayıtlara geçiyor.
Gönderen: haber



