Bulantı Refleksi Olan Hastalara Müjde: Ağız İçi Filmlere Alternatif Yöntemler Mevcut! - Eskişehir Haber

Eskişehir

Bulantı Refleksi Olan Hastalara Müjde: Ağız İçi Filmlere Alternatif Yöntemler Mevcut!

Bulantı Refleksi Olan Hastalara Müjde: Ağız İçi Filmlere Alternatif Yöntemler Mevcut!
Yayınlama: 23 Ekim 2026 Cuma
A+
A-

Diş ağrısının kaynağının her zaman doğrudan dişin kendisi olmayabileceğini belirten Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe; komşu dişler, kistler veya tümörlerin de ağrıya yol açabileceğini ifade etti. Meşe, doğru tanı için kullanılan panoramik röntgen, 3B tomografi, Bitewing teknikleri ve yapay zekâ analiz sistemlerinin rolünü değerlendirdi.

DİŞ AĞRISININ KAYNAĞI RÖNTGENLE NETLEŞİYOR: "AĞRI HER ZAMAN DİŞ KAYNAKLI OLMAYABİLİR!"

Ağız ve diş sağlığında en sık karşılaşılan şikayetlerin başında gelen diş ağrısı, her zaman doğrudan ağrıyan dişin kendisinden kaynaklanmayabiliyor. Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, komşu dişlerin, çevre dokulardaki kist veya tümör gibi patolojilerin de aynı bölgede ağrı hissi yaratabileceğine dikkat çekerek ileri görüntüleme tekniklerinin önemini vurguladı.

Tüm çeneyi tek bir düzlemde değerlendiren panoramik röntgenin yanı sıra üç boyutlu tomografinin tanı ve planlamadaki kritik rolüne değinen Dr. Öğr. Üyesi Meşe, modern radyolojide uygulanan yöntemleri ve sağladığı kolaylıkları aktardı.

"3B TOMOGRAFİ İLE KEMİK VE DİŞLERİN GERÇEK BOYUTU ÖLÇÜLÜYOR"

İki boyutlu standart röntgenler ile üç boyutlu tomografi arasındaki teknik farkları açıklayan Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Standart iki boyutlu görüntülerde dişler ve çeneler tek bir düzlem üzerinde görülür; bu da boyutlarda değişkenliğe neden olabilir. Ancak üç boyutlu tomografide dişlerin ve kemiklerin gerçek boyutları ile çevre anatomik yapılarla olan ilişkileri milimetrik olarak ölçülebiliyor. Yine de tomografi her hastada değil, sadece klinik olarak gerekli görülen durumalarda tercih edilmelidir."

GÖMÜLÜ 20'LİK DİŞLERDE TOMOGRAFİ ŞART MI?

Gömülü 20'lik diş çekimlerinde tomografi kararının risk analizine göre verilmesi gerektiğinin altını çizen Meşe; gömülü olmayan rutin dişlerde genelde iki boyutlu filmlerin yeterli olduğunu, ancak sinir kanalları ve anatomik yapılara komşu riskli gömülü dişlerde komplikasyonları önlemek adına 3B tomografiye başvurulduğunu ifade etti.

Sinsice ilerleyen arayüz çürüklerinin tespiti için ise Bitewing (ısırtma) röntgeni tekniğinin en net sonucu verdiğini belirten Meşe, çürüğün hem konumunun hem de derinliğinin bu yöntemle belirlendiğini aktardı.

BULANTI REFLEKSİ OLAN HASTALARA ALTERNATİF YÖNTEMLER

Ağız içine film yerleştirildiğinde şiddetli bulantı refleksi yaşayan hastalar için de çözümler bulunduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Meşe; daha küçük sensör kullanımı, hızlı çekim ve doğru pozisyonlandırmanın yanı sıra, ağız dışından çekilen panoramik ve ekstraoral görüntüleme yöntemleriyle hastayı zorlamadan sonuca ulaşılabildiğini söyledi.

YAPAY ZEKÂ DİŞ RÖNTGENLERİNDE HEKMİN YERİNİ ALABİLİR Mİ?

Radyoloji alanında yapay zekâ destekli analiz sistemlerinin hızla yaygınlaştığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yapay zekâ yazılımları röntgenler üzerindeki gözden kaçabilecek küçük çürükleri, kemik kayıplarını ve patolojileri tespit etmede hekimlere büyük kolaylık sağlıyor. Ancak hızla gelişen bu teknolojinin mutlaka hekim kontrolü ve süzgecinde değerlendirilmesi, nihai teşhisin uzman hekim tarafından konulması şarttır."



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar