Sosyal Medyada Aşırı Paylaşım Çocukları Hedef Haline Getiriyor
TEK BİR FOTOĞRAF ÇOCUĞUN OKULUNU VE GÜNLÜK RUTİNİNİ ELE VERİYOR!
Çocukların ve gençlerin internette, sosyal medyada veya çevrim içi oyunlarda bilinçsizce yaptığı paylaşımlar; kimlik bilgilerinden yaşadıkları adrese, okudukları okuldan günlük alışkanlıklarına kadar pek çok mahrem veriyi kötü niyetli kişilerin erişimine açabiliyor. Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı ve Siber Güvenlik Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, dijital ortamlarda aşırı bilgi paylaşımının doğurabileceği tehlikeleri değerlendirdi.
"Ayrıntılar Birleştirildiğinde Günlük Yaşam Ortaya Çıkıyor"
Bilgilerin tek bir gönderi yerine farklı paylaşımların bir araya getirilmesiyle analiz edildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, tek bir fotoğrafın dahi büyük risk barındırabileceğini söyledi.
Şenol, dijital ayak izlerinin nasıl birleştirildiğini şu sözlerle anlattı:
"Örneğin çocuğun okul üniformalı bir fotoğrafı, okul çıkışı attığı bir gönderi ve arkadaşlarıyla gittiği kursa dair bir mesaj yan yana geldiğinde, günlük hayatına dair oldukça net bir tablo oluşur. Hangi saatte okula gittiği, ne zaman çıktığı veya hangi gün hangi kursa katıldığı gibi detaylar rahatlıkla bir araya getirilebilir. Bu nedenle çocukların anlık konumlarını ve günlük rutinlerini herkesin görebileceği şekilde paylaşmamaları büyük önem taşır."
Kadrajın Arka Planındaki Detaylara Dikkat!
Fotoğraflarda konum etiketinin kapatılmasının tek başına koruma sağlamadığını vurgulayan Şenol; arka planda yer alan okul logosu, sokak tabelası, apartman ismi, dükkân veya okul servisi üzerindeki yazıların konum belirlemeyi kolaylaştırdığını bildirdi.
Ayrıca çocukların yüz ve ses kayıtlarının yapay zekâ teknolojileriyle işlenerek sahte profillerde, dolandırıcılık veya şantaj girişimlerinde kullanılabileceği uyarısında bulunuldu.
Aile Paylaşımları da Risk Oluşturuyor
Çocukların dijital mahremiyetinin sadece kendi davranışlarına bağlı kalmadığını, ailelerin yaptığı paylaşımların da veri sızıntısına yol açtığını belirten Şenol, hesabın gizli olmasının veya paylaşımın sonradan silinmesinin içeriğin kopyalanmadığı anlamına gelmediğini kaydetti.
Dr. Ahmet Şenol, ailelerin ve çocukların alabileceği temel güvenlik önlemlerini şöyle sıraladı:
-
Uygulama İzinlerini Sınırlandırın: Zorunlu olmadıkça uygulamaların konum, kamera ve mikrofon erişimlerini kapatın.
-
Güçlü ve Özgün Şifreler Kullanın: Her hesap için farklı şifreler belirleyin ve iki aşamalı doğrulamayı (2FA) aktif edin.
-
Çocuğu Suçlamak Yerine Güven Ortamı Sağlayın: İnternette olumsuz bir durum veya yabancı birinden gelen şüpheli bir temas yaşandığında kanıtların ekran görüntüsünü alıp hesabı engelleyin; fiziksel tehdit ve takip durumlarında kolluk kuvvetlerine başvurun.
Çocuk ile aile arasındaki açık iletişimin en güçlü savunma mekanizması olduğunu vurgulayan Şenol, "Çocuğun internette yaşadığı olumsuz bir durumu korkmadan ailesiyle paylaşabileceğini bilmesi, sahip olabileceği en önemli güvenlik önlemlerinden biridir" diyerek sözlerini tamamladı.
Gönderen: haber



