Bu nasıl iş böyle! - Eskişehir Haberler

Bu nasıl iş böyle!

Anasayfa / Yazarlar / Özgür TIKIZ

Geçtiğimiz günlerde Eskişehirliler Uluönder Mahallesinde yapılan parkın talan edilip bir çok kamu malına zarar verildiği haberiyle çalkalandı. Neredeyse tüm yerel gazeteler bu habere manşetten yer verdiler.  Tepebaşı belediyesi tarafından yürüyüş yolu olarak düzenlenen alanda yapılan bu talanı haklı gösterebilecek yada savunulabilecek bir yan yoktu elbet.. Hala da yok..

Yani yaşanan bu olay tam anlamıyla kendini bilmez hatta halk düşmanı denebilecek bir anlayışın eseri. Belki birkaç ayyaşın.. Belki kasıtlı yapılmış ortalığı karıştırma planlı bir eylem.. Sonuç halkın parasıyla yapılanlar bir gecede böyle hunharca zarar verilip parçalanıyor..

Hatırlarsınız bir ara da araçlara zarar verenler vardı. Sabah kalktığınızda bir sokaktaki bütün araçların lastiklerinin bıçaklarla kesildiğini görüyordunuz.. Bir ara şehir merkezinde dikilen ağaçları kırmıştı aynı şuursuz mantık..

Hatta hatırlayanlar vardır belki yukarıda bahsettiğimiz yürüyüş yolundaki ağaçları da geçtiğimiz nisan ayı gibi yine kırmışlardı birileri..

En son 75. Yıl parkınınnın alt bölümündeki bu yürüyüş yolu tamamlandı hizmete açıldı. Açılış ardından yaşanan bu  yoldaki kıyım daha öncekilerden de beterdi.. Tüm Eskişehirliler ve elbette bu işin başındaki Tepebaşı Belediye başkanı yaşanan duruma tepki gösterdi.

“Bunu yapanlar insan olamaz” dedi başkan açıklamasında. Şöyle de devam etti: “Büyük emek harcanarak hazırlanan parklarımıza büyük zararlar veriyorlar. Bunları yapanlar cesaretsiz, korkak insanlar. Eskişehirliler bu insanları lanetleyecektir. Sosyal medyada bu saldırılara karşı çok ciddi tepkiler oluştu. Ben de bu saldırganları şiddetle protesto ediyorum. Onlar Eskişehir’e iyi işler yapılmasını istemeyen hainlerdir. Gerekli hukuki süreci başlattık en kısa zamanda bulunacaklarını umuyorum”

Diye haklı tepkisini ifade eden Ahmet Ataç’ın daha geçtiğimiz aylarda Eskişehir de dahil olmak üzere ülke genelinde bir çok maddi zararlara neden olanlara sahip çıktığını da hatırlayınca bu çifte standardın nedenini merak ederek bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Hatırlayacağınız üzere yaşanan olaylarda bir çok zararların yanında, yaşananların etkisi ile ekonomi anlamında ülkemizde sıkıntıların hissedilir şekilde yaşanmasında etkisi olmuştu bu olayların.

Bu olaylar sırasında Tepebaşı Belediye başkanı olarak değil de “Vatandaş Ahmet Olarak” destek verdiğini belirtilen başkan Ataç Tepebaşı Belediyesi yazan poşetlerle kumanya dağıtmayı da ihmal etmemişti.
Önümüzdeki günlerde KENT ve KÜLTÜR SÖYLEŞİLERİ’nde “Türkiye’de Gezi Ruhu” temasının işlenecek olması ise oldukça manidar.

Büyük emekler harcanarak yapılanları yakıp yıkanları bir yandan destekleyip, bir yanda da diğer büyük emek harcanarak yapılanları yakıp yıkanları lanetlemek nasıl bir anlayış oluyor.

Zira şöyle bir somut örnek de var. 5-10 yıl önce değil sadece 2 yıl kadar önce “büyük emekler harcanarak ve şaşalı tanıtımlarla açılan Barlar Sokağını”  baştan yıkıp yeniden yapmak mesela çok farklı bir durum mu?  Velev ki finansmanını bir şekilde belediye kasasından değil de başka yerlerden buldunuz diyelim.. Mantıklı mı? Bu kadar emeği, kaynağı çöpe atmak.. Yine vatandaşlara pek çok sıkıntı yeniden yaşatmak!
Ben bu durumu da  anlamıyorum… Anlayan varsa da beri gelsin..

Benim gözüm de kamu malına zarar veren herkes aynı muameleyi hak ediyor.. Sokakları yakıp, yıkan da, bu yapılan güzelim parka zarar veren de.. Tabii vatandaşın arabasının lastiğini kesip, boyasını kasti olarak çizen de..

Bir yandan bunları yapanlar hainlerdir diyeceksin, diğer yandan başka şeyleri yakıp yıkanlara yine kamunun kaynaklarından destek verip hala üstüne de bilmem ne ruhu diye bu durumu alkışlayacaksın..

İşinize gelince yakıp yıkmak haklı, işinize gelmeyince ise böyle lanetlenesi bir durum nasıl olabiliyor?

Yani aklınızca yakıp yıkmayı, günlerce halkın yolunu çadır kurup kapatmayı haklı görüyorsunuz. Evet iki eylem arasında fark var.. Ancak tek fark var.. Biri tamamen gizlice kimse görmeden yapılmış, diğeri ise yine kalabalıklar ardına gizlenerek yapılmış. Sonuç aynı.. Kamu malına, kamuya zarar vermek..

Biri hak arama maskesine gizlenmiş, diğeri psikolojik sorunlara..

Yukarıdaki fotoğraflar Eskişehir'de yaşananlardan çok kısa bir kesit..

Türkiye geneli yaşananların maddi boyutu hakkında google dan arama yaparak bilgi bulabilirsiniz

Buda Tepebaşı Belediyesinin Kent Kültür Söyleşileri Afişi

 

11.780 okunma

Yorum Yap

16 Nisan 2015 Perşembe
KİMLİĞİNDEN KOPARILMIŞ ŞEHİR
3 Ocak 2015 Cumartesi
İnanmazsanız Başaramazsınız!
11 Ocak 2014 Cumartesi
Bu işler böyle biter mi?
2 Ocak 2014 Perşembe
Komik şehir “Eskişehir”
19 Kasım 2013 Salı
Çevre Yolu Komedyası!..
28 Ekim 2013 Pazartesi
Selçuklu Vurgusu Yanlış mış?
14 Ekim 2013 Pazartesi
Bankaların telefon oyununa dikkat!
2 Ekim 2013 Çarşamba
Bu nasıl iş böyle!
18 Eylül 2013 Çarşamba
“Ben yaptım oldu” Mantığına İsyan
15 Mayıs 2013 Çarşamba
#konuşuptaRiskeGirmeyin
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Eskişehirliye Eskişehir Haram mı?
7 Aralık 2011 Çarşamba
Eski Sistem Kaka; Yeni Sistem Harika
12 Ağustos 2011 Cuma
Eski’den yine garip açıklamalar
25 Temmuz 2011 Pazartesi
Çevre Yolu Hız Muamması
14 Haziran 2011 Salı
Kazanan Belli de, Kaybeden Kim?
6 Kasım 2010 Cumartesi
Bir varmış, bir yokmuş
17 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazımız Ses Getirdi!
12 Şubat 2010 Cuma
Hangisi Karınca?
30 Ağustos 2009 Pazar
Güçlü Türkiye Önce Olmasın!
20 Ağustos 2009 Perşembe
Sus Payı mı?
2 Haziran 2009 Salı
YİTİRİLMİŞ(!) HAYATLAR
30 Mart 2009 Pazartesi
Seçimlerin Ardından...
24 Mart 2009 Salı
Burası Senin Yerin!..
10 Mart 2009 Salı
The Other
15 Ocak 2009 Perşembe
Asfaltlara da Avrupa Standardı!
25 Aralık 2008 Perşembe
Eskişehir Sizsiniz!..
12 Kasım 2008 Çarşamba
Vatmanlar Biraz Dikkat!
11 Eylül 2008 Perşembe
İsimleri Tartışıyoruz
5 Eylül 2008 Cuma
Neyi Paylaşamıyorsunuz ki?
24 Ağustos 2008 Pazar
Süperlig’de İlk Maçın Ardından
20 Ağustos 2008 Çarşamba
Süperlige Doğru ESES’te Neler Oluyor?
9 Temmuz 2008 Çarşamba
Halkın ekmeği ile oynamayın artık
27 Mayıs 2008 Salı
Mucizeler Ülkesi
4 Mart 2008 Salı
Tesadüf mü?
15 Şubat 2008 Cuma
Özgürlük Kavgası
4 Şubat 2008 Pazartesi
Herkes Mutsuz!
19 Ocak 2008 Cumartesi
İki yüzlülük mü?
17 Ocak 2008 Perşembe
Ne sıkıntılar çektik?
10 Ocak 2008 Perşembe
Fikir ve Emek Hırsızlığı
2 Ocak 2008 Çarşamba
KDV İndirimi ve Uygulamalar
22 Ekim 2007 Pazartesi
Hakemler Bize Karşı mı?
19 Ağustos 2007 Pazar
Kalemşörler
2 Ağustos 2007 Perşembe
Şehrin ruhu!
24 Temmuz 2007 Salı
Kurallara Uymazsan Buna Benzersin
23 Temmuz 2007 Pazartesi
Demokrasi kazandı
20 Temmuz 2007 Cuma
Ticaret Odası Kimi Kandırıyor?
13 Temmuz 2007 Cuma
Dokunulmazlar!
9 Temmuz 2007 Pazartesi
Bağımsız Adaylık!
5 Temmuz 2007 Perşembe
Bu ne perhiz!
1 Temmuz 2007 Pazar
Değişim başladı
online ziyaretçi: 198
 
yukarı