Hangisi Karınca? - Eskişehir Haberler

Hangisi Karınca?

Anasayfa / Yazarlar / Özgür TIKIZ

Geçtiğimiz yıl Doğan Medyasına bir haber yansımış ve bir belediye başkanı şehrin susuzluk sorununu çözmek için çalışmamakla diğeri ise su sorunu olmamasına rağmen yeni gölet yaptığı için karınca olarak gösterilmişti.

Peki hangisi doğruydu?

Şimdi bunu burada tartışmak amacıyla konuyu açmıyorum. Çünkü yapılan iki işin arasında çap, büyüklük ve en önemlisi amaç doğrultusunda çok büyük farklar vardı.

Su için yapıldığı söylenen göletin yanına kanunsuz olarak bir anfi tiyatro yapılmaya kalkılması da amacın ne olduğunu anlatmak için yeterlidir sanırım..

Bugün bu konuyu dile getirmemin amacı aslında okumuş olduğum bir haber!

Haberi okurken gerçekten üzüldüm!

Neden mi?

Çünkü yaz dönemlerinde su sıkıntısı yaşayan bir kentle, su sıkıntısı olmayan bir kentin ellerinde suyu nasıl değerlendirdiklerini gördüm.

Yazları su sıkıntısı kesintileri yaşayan İstanbul kenti, Hamidiye suyunu 27 ülkeye satıyormuş. Haber başlığıda şöyle “Abdülhamit’in Mirası 27 Ülkeye Satılıyor”. Evet bahsedilen miras Hamidiye suyu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletmesi yapılan Hamidiye suları, dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor. Sultan 2. Abdulhamit'in miras olarak bıraktığı Hamidiye su, 27 ülkeye ulaşıyor.

Peki su sıkıntısı olan bir şehrin suyu bu şekilde pazarlanabiliyor da bizim sıkıntımız yokken Kalabak Suyunu nasıl olurda bu şekilde satamıyoruz. Onu bırakın kentimizin içinde bile marketlerin büyük çoğunluğunda yok ne yazık ki! Hatta başkanlarımız tıpkı geçenlerde gazetecilerin önünde çeşmeden su doldurup içen ESKİ müdürü gibi sanırım bir tek basın önünde kalabak suyuyla poz veriyorlar.

Sözüm ona başta Küba, Çin olmak üzere pek çok ülke ile yakın ilişkiler içindeyiz. Pek çok kardeş kentimiz var. Bakıyorsunuz bir çok ülkelerle bağlantılar kuruluyor, bir çok ziyaretçi Büyükşehir başta olmak üzeri ETO’yu, Sanayi Odasını ziyaret ediyor. Gelenler kenti beğeniyorlar, bol bol fotoğraflar çektirip bunları basına servis ediyorlar. Gelenlerin hepsi özellikle başkanımıza iltifatlar ediyorlar. Kendilerine örnek alacaklarını söylüyorlar. Peki ya neden böyle bir bağlantı kurmayı düşünmüyor şehrimizin ileri gelenleri. Lületaşını görmezden gelip es geçtikleri gibi Atatürk’ün talimatı ile çıkarılan ve Eskişehirlilerin içmeye doyamadığı Kalabak Suyunu neden tanıtmayı ve buralara satmayı düşünemiyorlar.

Evet, ne yazık ki daha Eskişehir’de başta marketler olmak üzere, restaurantlarda, kafelerde ve buna benzer bir çok yerde kalabak suyunu bulmak pek mümkün değil. Diğer yerlere nasıl gönderelim?

Bakın bizim kendi kentimizde bile pazarlayamadığımız suyumuzun karşısında ağustos böceği sandığımız adamlar hangi ülkelere pazarlıyorlar. Almanya, Hollanda, Danimarka, İsveç, İngiltere, İrlanda, İsrail, Belçika, Malta, Kuveyt, Avustralya, KKTC, Singapur, Bahreyn, Macaristan, Lübnan, Fransa, Gana, ABD, Mısır, Suudi Arabistan, İsviçre, Irak, Güney Afrika, Fas ve Filistin.

Tüm bunları okuyunca acaba bizim kiler ne gibi faaliyetler yapıyorlar diyerek http://www.kalabak.com.tr adresine girdim. Ne tuhaftır ki sayfada Pazarlama başlığı dışındaki tüm sayfalar dolu. Bir tek pazarlama sayfası bomboş duruyor. Yani pazarlama dışında her şey düşünülmüş gibi görünüyor.

Kentimizde bir çok alanda yapılması gerekenler ne yazık ki Kalabak Suyu örneğindeki gibi es geçilip başka toplumun genelini ilgilendirmeyen alanlarla uğraşılıyor. Bir çok şeye vakit bulan sayın yetkililer imza günleri ve yine kendi tanıtımlarına yönelik bir çok faaliyeti ilk sırada görüyorlar.

Umarız yetkililer ve ilgililerde “Abdulhamit'in mirası 27 ülkeye satılıyor” olduğun haberini okurlarda biraz utanıp Kalabak Suyunun 27 ülkeye olmasa bile Eskişehir içinde satışını sağlayabilirler. Bizde kim karınca, kim ağustos böceği anlarız…

12.545 okunma

Yorum Yap

16 Nisan 2015 Perşembe
KİMLİĞİNDEN KOPARILMIŞ ŞEHİR
3 Ocak 2015 Cumartesi
İnanmazsanız Başaramazsınız!
11 Ocak 2014 Cumartesi
Bu işler böyle biter mi?
2 Ocak 2014 Perşembe
Komik şehir “Eskişehir”
19 Kasım 2013 Salı
Çevre Yolu Komedyası!..
28 Ekim 2013 Pazartesi
Selçuklu Vurgusu Yanlış mış?
14 Ekim 2013 Pazartesi
Bankaların telefon oyununa dikkat!
2 Ekim 2013 Çarşamba
Bu nasıl iş böyle!
18 Eylül 2013 Çarşamba
“Ben yaptım oldu” Mantığına İsyan
15 Mayıs 2013 Çarşamba
#konuşuptaRiskeGirmeyin
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Eskişehirliye Eskişehir Haram mı?
7 Aralık 2011 Çarşamba
Eski Sistem Kaka; Yeni Sistem Harika
12 Ağustos 2011 Cuma
Eski’den yine garip açıklamalar
25 Temmuz 2011 Pazartesi
Çevre Yolu Hız Muamması
14 Haziran 2011 Salı
Kazanan Belli de, Kaybeden Kim?
6 Kasım 2010 Cumartesi
Bir varmış, bir yokmuş
17 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazımız Ses Getirdi!
12 Şubat 2010 Cuma
Hangisi Karınca?
30 Ağustos 2009 Pazar
Güçlü Türkiye Önce Olmasın!
20 Ağustos 2009 Perşembe
Sus Payı mı?
2 Haziran 2009 Salı
YİTİRİLMİŞ(!) HAYATLAR
30 Mart 2009 Pazartesi
Seçimlerin Ardından...
24 Mart 2009 Salı
Burası Senin Yerin!..
10 Mart 2009 Salı
The Other
15 Ocak 2009 Perşembe
Asfaltlara da Avrupa Standardı!
25 Aralık 2008 Perşembe
Eskişehir Sizsiniz!..
12 Kasım 2008 Çarşamba
Vatmanlar Biraz Dikkat!
11 Eylül 2008 Perşembe
İsimleri Tartışıyoruz
5 Eylül 2008 Cuma
Neyi Paylaşamıyorsunuz ki?
24 Ağustos 2008 Pazar
Süperlig’de İlk Maçın Ardından
20 Ağustos 2008 Çarşamba
Süperlige Doğru ESES’te Neler Oluyor?
9 Temmuz 2008 Çarşamba
Halkın ekmeği ile oynamayın artık
27 Mayıs 2008 Salı
Mucizeler Ülkesi
4 Mart 2008 Salı
Tesadüf mü?
15 Şubat 2008 Cuma
Özgürlük Kavgası
4 Şubat 2008 Pazartesi
Herkes Mutsuz!
19 Ocak 2008 Cumartesi
İki yüzlülük mü?
17 Ocak 2008 Perşembe
Ne sıkıntılar çektik?
10 Ocak 2008 Perşembe
Fikir ve Emek Hırsızlığı
2 Ocak 2008 Çarşamba
KDV İndirimi ve Uygulamalar
22 Ekim 2007 Pazartesi
Hakemler Bize Karşı mı?
19 Ağustos 2007 Pazar
Kalemşörler
2 Ağustos 2007 Perşembe
Şehrin ruhu!
24 Temmuz 2007 Salı
Kurallara Uymazsan Buna Benzersin
23 Temmuz 2007 Pazartesi
Demokrasi kazandı
20 Temmuz 2007 Cuma
Ticaret Odası Kimi Kandırıyor?
13 Temmuz 2007 Cuma
Dokunulmazlar!
9 Temmuz 2007 Pazartesi
Bağımsız Adaylık!
5 Temmuz 2007 Perşembe
Bu ne perhiz!
1 Temmuz 2007 Pazar
Değişim başladı
online ziyaretçi: 488
 
yukarı