İsimleri Tartışıyoruz - Eskişehir Haberler

İsimleri Tartışıyoruz

Anasayfa / Yazarlar / Özgür TIKIZ

Son günlerde bir tartışmadır gidiyor. Tartışmanın nedeni ise TOKİ tarafından yapılan toplu konutlar içindeki okula TOKİ başkanının adının verilmiş olması! Bugün de ulusal basında yer bulan bu haberde özellikle DSP’li meclis üyelerinin itirazlarını görünce bende farklı konularda neden sessiz kalan DSP’lilerin bu konuda neden bu kadar ateşli bir tartışmaya tutuştuklarını merak ettim.

 

Mesela kentin kültürünü ve kentteki yaşamı etkileyen ve tamamen DSP’li başkanımızın insiyatifinde gelişen sokak isimlerinin değiştirmesi konusu. Bu konuda yine ulusal basında yer bulmuştu ve aynı şekilde dile getirilmişti.  Kaldı ki kente Avpura Kenti çehresi kazandırmaya çalışan başkanımız değişimi yaparken Avrupa Kentlerindeki gibi sokak ve caddeleri adresler kolay bulunsun diye değiştirmiyordu isimleri. Çünkü Avrupa da büyük kentlerin çoğunda sokaklar ve bulvarlar insanlar adresleri kolay bulsunlar ve kentin ileride gelişmesi de düşünülerek rakamlarla belirtilmekte. Yani adres arıyorsunuz diyelim, 5 numaralı sokakta 15 numara. Ne yaparsınız bakarsınız kaç numaradasınız ona göre 5 numaraya doğru gider ve adresi elinizle koymuş gibi bulursunuz. Oysa bizde durum tamamen farklıydı sokaklara ilginç akla gelmeyecek, kolay akılda kalmayacak bir sürü isimler verildi ve kentte yaşayan bizler doğup büyüdüğümüz kentte adresleri bulamaz olmuştuk. Bu süreçte nedense hiçbir DSP’li nin itiraz etmediğini gördük.

 

İkinci konu bugün DSP’lilerin TOKİ başkanını suçladıkları bir ayrıntıdaydı. Başkana “Babanın parasıyla mı yaptırdın bu okulu da babanın adını veriyorsun” diyorlardı. Peki ya Yılmaz hoca köprüleri babasının parasıyla mı yaptırmıştı! Babasının parasıyla yaptırmadığı köprülere nasıl bir mantık ve egoyla YB harflerini kazıyabiliyordu!

 

Tıpkı TOKİ başkanının babasının parasıyla yaptırmadığı okula babasının adını verdiği gibi kentin parasıyla yaptırılan köprülere de YB harflerini kazımaya kimsenin hakkı da var mıydı? Neden bunları herkes görürken siz dürüstlük yanında olanlar bu durumda seslerinizi neden çıkarmadınız bir kez bile! Neden kendi partinizin başkanını bu konuda uyarma gereği hissetmediniz!

 

Peki ikinci konu Büyükşehir Belediyesinin dışının restorasyon sonrasında belediye sizlerin malıymış gibi nasıl kendi partinizin simgeleri ile süsleyen başkanınızı uyarmadınız! Belediyenin yan tarafındaki bu güvercin amblemlerini koyan ve bu restorasyonun parasını veren sizlerin babanız mıydı?

 

Evet, kimsenin devletin malıyla, parasıyla kendi isteklerini yerine getirmesi doğru değildir! Ancak doğruluğu savunurken de herkesin buna uyup uymadığına bakacaksınız! Kendinize gelince mubah kabul ederseniz, bir başkası da yaptığını mubah olarak görür ve kabul eder. O zaman da şuan ki gibi bir tartışma çıkar ortaya.

 

Seçim sürecinin yaklaştığı şu dönemde yine bu tarz şeyleri duyuyoruz. Bir başkası da belediyenin elemanlarına kendi stikerlarını yapıştırtmakta bir mahsur görmüyor.

 

Önemli olan sanırım bazı konuları savunurken dürüst olabilmekte yatıyor. Bir başkasının hatasını ortaya koyarken kendi hatanızı bir kez görmüyor ve başkalarının da görmediğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Siz başkalarının hatalarını nasıl görebiliyorsanız sizin hatalarınızı da bir başkası görebiliyor. Sütten çıkan akkaşık gibi ortalıkta esip savurmak yerine herkes öncelikli olarak kendi eksiklerini ve hatalarını ölçüp tartmalıdır. Bu devletin malı kimsenin malı değildir. Kimse ne babasının adını, ne partisinin amblemini ne de kendi baş harflerini öyle pervasızca devlet malıyla oraya buraya kazıyamaz. Yada kendini stiker yapıp oraya buraya yapıştıramaz. Tüm bunların net olarak görebiliyoruz ve bunun hesabını da sandıkta herkese soracağız.

 

Türkiye seninle gurur duyuyor diye yargı tarafından suçlu bulunanların bile alkışlandığı bir dönemde bu tartışmalar ve kimsenin kendi eksiklerini ve hatalarını görmemesi normaldir belki. Ancak bizler mümkün olduğunca bu farklılıkları görmeye ve ifade edebilmeyi çalışıyoruz.

 

Yine her yazımın sonunda altını çizdiğim gibi tekrar şunun da altını çizmek istiyorum. Kimseyi tutuyor ya da savunuyor değilim. Sadece her iki taraftaki eksiklikleri de ifade etmek istedim sadece. Yani biri böyle yaparken, diğeri farklı bir şey yapmadı neden bunları da görmezden geliyorsunuz diyorum.

 

Yapılanların hangisi birbirinden farklı? Bu ülkeyi bir padişah mı yada bir diktatör mü yönetiyor ki herkes kendi istediğini bu kadar kolay yapabiliyor ve neden bizler buna seyirci kalıyoruz. Sadece bunu sorguluyorum.

12.526 okunma

Yorum Yap

16 Nisan 2015 Perşembe
KİMLİĞİNDEN KOPARILMIŞ ŞEHİR
3 Ocak 2015 Cumartesi
İnanmazsanız Başaramazsınız!
11 Ocak 2014 Cumartesi
Bu işler böyle biter mi?
2 Ocak 2014 Perşembe
Komik şehir “Eskişehir”
19 Kasım 2013 Salı
Çevre Yolu Komedyası!..
28 Ekim 2013 Pazartesi
Selçuklu Vurgusu Yanlış mış?
14 Ekim 2013 Pazartesi
Bankaların telefon oyununa dikkat!
2 Ekim 2013 Çarşamba
Bu nasıl iş böyle!
18 Eylül 2013 Çarşamba
“Ben yaptım oldu” Mantığına İsyan
15 Mayıs 2013 Çarşamba
#konuşuptaRiskeGirmeyin
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Eskişehirliye Eskişehir Haram mı?
7 Aralık 2011 Çarşamba
Eski Sistem Kaka; Yeni Sistem Harika
12 Ağustos 2011 Cuma
Eski’den yine garip açıklamalar
25 Temmuz 2011 Pazartesi
Çevre Yolu Hız Muamması
14 Haziran 2011 Salı
Kazanan Belli de, Kaybeden Kim?
6 Kasım 2010 Cumartesi
Bir varmış, bir yokmuş
17 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazımız Ses Getirdi!
12 Şubat 2010 Cuma
Hangisi Karınca?
30 Ağustos 2009 Pazar
Güçlü Türkiye Önce Olmasın!
20 Ağustos 2009 Perşembe
Sus Payı mı?
2 Haziran 2009 Salı
YİTİRİLMİŞ(!) HAYATLAR
30 Mart 2009 Pazartesi
Seçimlerin Ardından...
24 Mart 2009 Salı
Burası Senin Yerin!..
10 Mart 2009 Salı
The Other
15 Ocak 2009 Perşembe
Asfaltlara da Avrupa Standardı!
25 Aralık 2008 Perşembe
Eskişehir Sizsiniz!..
12 Kasım 2008 Çarşamba
Vatmanlar Biraz Dikkat!
11 Eylül 2008 Perşembe
İsimleri Tartışıyoruz
5 Eylül 2008 Cuma
Neyi Paylaşamıyorsunuz ki?
24 Ağustos 2008 Pazar
Süperlig’de İlk Maçın Ardından
20 Ağustos 2008 Çarşamba
Süperlige Doğru ESES’te Neler Oluyor?
9 Temmuz 2008 Çarşamba
Halkın ekmeği ile oynamayın artık
27 Mayıs 2008 Salı
Mucizeler Ülkesi
4 Mart 2008 Salı
Tesadüf mü?
15 Şubat 2008 Cuma
Özgürlük Kavgası
4 Şubat 2008 Pazartesi
Herkes Mutsuz!
19 Ocak 2008 Cumartesi
İki yüzlülük mü?
17 Ocak 2008 Perşembe
Ne sıkıntılar çektik?
10 Ocak 2008 Perşembe
Fikir ve Emek Hırsızlığı
2 Ocak 2008 Çarşamba
KDV İndirimi ve Uygulamalar
22 Ekim 2007 Pazartesi
Hakemler Bize Karşı mı?
19 Ağustos 2007 Pazar
Kalemşörler
2 Ağustos 2007 Perşembe
Şehrin ruhu!
24 Temmuz 2007 Salı
Kurallara Uymazsan Buna Benzersin
23 Temmuz 2007 Pazartesi
Demokrasi kazandı
20 Temmuz 2007 Cuma
Ticaret Odası Kimi Kandırıyor?
13 Temmuz 2007 Cuma
Dokunulmazlar!
9 Temmuz 2007 Pazartesi
Bağımsız Adaylık!
5 Temmuz 2007 Perşembe
Bu ne perhiz!
1 Temmuz 2007 Pazar
Değişim başladı
online ziyaretçi: 287
 
yukarı