Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun (!) - Eskişehir Haberler

Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun (!)

Anasayfa / Yazarlar / Özgür TIKIZ

Yıllar öncesinde Diriliş Muştuları adlı güzel gençlerden oluşan bir grubun o meşhur ilahisi düşer aklıma her bayram arifesinde… Zira Müslüman aleminin değişmeyen acıları yankılanmaya devam eder her bayram öncesi.. Zulm bayramlarda daha bir artar üstümüzde, omuzlarımız biraz daha çöker.. Umutlarımız yiter, çaresiz duaya sarılırız yine. Dualar ederiz.. Zulm altında inleyen kardeşlerimizin uğradıkları işkenceleri ve mezalimi görünce.

Yeni bir bayram arifesindeyiz. Yüreğimiz yine buruk, yine “Mübarek olsun bayramınız eğer bayramsa” nakaratları yankılanıyor yüreğimizde. Zulm, işkence ve ölüm bu kez Arakan’da vücut bulmuş inmiş Müslüman kardeşlerimizin üstüne. Ekranlara yansıyan kareler yüreklerimizi dağlıyor, bu kadarı da olamaz diye çaresiz fırtınalar kopuyor ruhumuzun en derinlerinde.

Bu zulümler, bu işkenceler ne zaman biter? Ne zaman diner bu Müslümanların yaşadıkları zulüm ve işkenceler.. Birbirimize uzak düşürmüşler bizleri.. Bir yanda Filistin’de yaşananlar, bir yanda Doğu Türkistanda yaşananlar, bir yanda anılarda kalan Bosna Hersekte yaşananlar ve yine nice zulm altında inleyen hayatlar…

Ne zaman biter? Biz bir olduğumuz zaman biter, şükretmeyi hatırladığımız zaman biter. Samimiyetle dünyanın geçici bir yer olduğunu gerçekten hatırladığımızda biter. Biz yan gelip yatmayı, daha fazla lüks nasıl yaşayacağız hesaplarını bırakıp Necip Türk Milletinin üzerindeki o büyük misyonu gerçekten hatırladığımız da biter. Nefsimizi ayaklar altına alıp kendi ÇIKARLARIMIZI değil de ümmetin çıkarlarını birincil sıraya koyduğumuzda biter. Aynaya bakıp da kendimizle yüzleşmeyi başardığımız zaman biter. İslam’a sımsıkı sarılmayı ve önceliklerimizi değiştirebildiğimiz de biter. BİR OLDUĞUMUZDA BİTER..  Necip Türk Milletinin, yine ümmetin lideri olduğunu gördüğümüz gün biter…

Nefsimizin heva ve hevesleri uğruna yakıp yıkmadığımız sürece etrafımızı, birbirimize sarılmanın yolunu da açmış oluruz. Heva ve hevesimiz dünyanın ötesine geçtiğinde, kendimize inanıp aslında üzerimizdeki tüm vazifelerin ve misyonların önemini kavradığımız anda birçok şeyi başarmış olacağız.

Şuan kendimizle olan sorunlarımızla, ne kendimize bir yararımız olur, ne de başka bir yere… Ancak bakıp hep beraber üzülürüz. Kınarız, lanetleriz.. Her bayram arifesinde başka bir zulmü izleriz çaresizce. İslam aleminin bir olduğunu göremediğimiz sürece bu yarım yamalak bayramlarla gün geçiririz.

Asrı Saadet neslinin yolunda olmayı başaramadığımız sürece, biz bu görüntüleri çaresiz izlemenin ağırlığında ezilmeye devam edeceğiz demektir. Kendi nefsinin yerine, başkalarının tavuklarını kaz gördüğümüz sürece işimiz zor görünüyor.

Şuan başsız, halifesiz, tüm İslam devletlerini harekete geçirecek bir güç olmadan yaşananların çözümünü bu zulümleri yapanların çözmesini bekleyeceğiz. Onlarda her zaman ki gibi sağır dilsiz olacaklar bu yaşananları gördükçe. Bizleri yapmadığımız Ermeni Soykırımları ile yargılama hesapları gütmeye devam edecekler, asıl soykırımlar gözlerinin önünde sürekli yaşanıyorken.

Bizim tek çaremiz güçlü olabilmek, güçlü bir ülkenin fertleri olarak üzerimizdeki bu sorumluluğun yerine getirilmesini sağlamak. Güçlü devletin bir eli yağda, bir eli balda fertleri olmak gayesini bırakmadığımız sürece Amellerin Niyetlere göre olduğu gerçeğiyle hep yüzleşeceğiz.

Parçası olduğumuz bu yüce milletin üzerindeki tarihi misyonun farkına varamazsak, kendimiz için çabalamaya devam edeceğiz ve her bayramı böyle buruk karşılamayı kabulleneceğiz. Ya da aklımızı devşirip, elimizi vicdanımıza koyup dünya hayatının bir Müslüman için bir tarla olduğunu hatırlayıp ona göre mahsüller alabilmek için o tohumları toprağa saçacağız.

Fani olan dünyadan geçici heveslerden daha fazla faydalanma çabasını bir kenara bırakıp bu birlik için mücadele etmemizin vakti çoktan geldi ve geçti.. Bu büyüme ve güçlenme hamlesinde MİRAS yedimi olmak istiyoruz yoksa bu güce kendimizce bir vida da biz mi sıkalım diyoruz. Bu zulümlerin sona ermesinin tek bir olasılığı var o da bizim Yüce Türk Milletinin omuzlarına yüklenmiş olan bu ağır yükü tekrar kaldırmasını sağlamak.

Yoksa benim gençlik yıllarımdan bu yana her bayram dinlediğimiz bu ilahiyi, biz gibi çocuklarımız da dinleyecekler. Bayramları buruk karşılayacaklar. Çaresiz izleyecekler yaşanan katliamları. Tek yapabildikleri bizler gibi dualara sarılmak olacak sadece.

Bayramsa Bayramınız Mübarek olsun… Zira bayramlarımız hep yarım yaşanıyor, bayramları zalimlerin eziyetleri işkenceleri ve katliamlarıyla karşılayan kardeşlerimiz olduğunu bildikçe.

Dualarınızı hem onlar için, hem de bizler için yapın.. Kendimize gelelim artık. DUR DİYEBİLECEK GÜCE ulaşalım.. Dünyadaki Bayramı hep birlikte hak ettiği şekliyle kutlayalım ve o sancağın altında o gölgesiz günde birlikte yan yana toplanalım..

Haydi artık kendimizle yüzleşip HAREKETE GEÇME ZAMANI..

 

8.284 okunma

Yorum Yap

11 Ocak 2014 Cumartesi
Bu işler böyle biter mi?
2 Ocak 2014 Perşembe
Komik şehir “Eskişehir”
19 Kasım 2013 Salı
Çevre Yolu Komedyası!..
2 Ekim 2013 Çarşamba
Bu nasıl iş böyle!
18 Eylül 2013 Çarşamba
“Ben yaptım oldu” Mantığına İsyan
15 Mayıs 2013 Çarşamba
#konuşuptaRiskeGirmeyin
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Eskişehirliye Eskişehir Haram mı?
7 Aralık 2011 Çarşamba
Eski Sistem Kaka; Yeni Sistem Harika
12 Ağustos 2011 Cuma
Eski’den yine garip açıklamalar
25 Temmuz 2011 Pazartesi
Çevre Yolu Hız Muamması
14 Haziran 2011 Salı
Kazanan Belli de, Kaybeden Kim?
6 Kasım 2010 Cumartesi
Bir varmış, bir yokmuş
17 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazımız Ses Getirdi!
12 Şubat 2010 Cuma
Hangisi Karınca?
30 Ağustos 2009 Pazar
Güçlü Türkiye Önce Olmasın!
20 Ağustos 2009 Perşembe
Sus Payı mı?
2 Haziran 2009 Salı
YİTİRİLMİŞ(!) HAYATLAR
30 Mart 2009 Pazartesi
Seçimlerin Ardından...
24 Mart 2009 Salı
Burası Senin Yerin!..
10 Mart 2009 Salı
The Other
15 Ocak 2009 Perşembe
Asfaltlara da Avrupa Standardı!
25 Aralık 2008 Perşembe
Eskişehir Sizsiniz!..
12 Kasım 2008 Çarşamba
Vatmanlar Biraz Dikkat!
11 Eylül 2008 Perşembe
İsimleri Tartışıyoruz
5 Eylül 2008 Cuma
Neyi Paylaşamıyorsunuz ki?
24 Ağustos 2008 Pazar
Süperlig’de İlk Maçın Ardından
20 Ağustos 2008 Çarşamba
Süperlige Doğru ESES’te Neler Oluyor?
9 Temmuz 2008 Çarşamba
Halkın ekmeği ile oynamayın artık
27 Mayıs 2008 Salı
Mucizeler Ülkesi
4 Mart 2008 Salı
Tesadüf mü?
15 Şubat 2008 Cuma
Özgürlük Kavgası
4 Şubat 2008 Pazartesi
Herkes Mutsuz!
19 Ocak 2008 Cumartesi
İki yüzlülük mü?
17 Ocak 2008 Perşembe
Ne sıkıntılar çektik?
10 Ocak 2008 Perşembe
Fikir ve Emek Hırsızlığı
2 Ocak 2008 Çarşamba
KDV İndirimi ve Uygulamalar
22 Ekim 2007 Pazartesi
Hakemler Bize Karşı mı?
19 Ağustos 2007 Pazar
Kalemşörler
2 Ağustos 2007 Perşembe
Şehrin ruhu!
24 Temmuz 2007 Salı
Kurallara Uymazsan Buna Benzersin
23 Temmuz 2007 Pazartesi
Demokrasi kazandı
20 Temmuz 2007 Cuma
Ticaret Odası Kimi Kandırıyor?
13 Temmuz 2007 Cuma
Dokunulmazlar!
9 Temmuz 2007 Pazartesi
Bağımsız Adaylık!
5 Temmuz 2007 Perşembe
Bu ne perhiz!
1 Temmuz 2007 Pazar
Değişim başladı
online ziyaretçi: 353
 
yukarı