ETO: E(tine) T(üyüne) O(rtak mı) - Eskişehir Haberler

ETO: E(tine) T(üyüne) O(rtak mı)

Anasayfa / Yazarlar / Özgür TIKIZ

Dikkat çekici bir başlık atma çabasıyla aklıma ilk gelen açılımı yaptım “ETO” için.. Gerçekten halk arasında bir tanımlama vardır. Etinden, sütünden, yününden yararlanmak diye.. Evet bizim etimizden, sütümüzden yada yünümüzden yararlanmıyor ETO ama bizde onların rüzgarını bile hissetmiyoruz aidat zamanları dışında.

Yıllar önce bir Türkiye gerçeği olarak firma kuruluşunda her girişimci gibi Ticaret Odasına yada diğer Odalara üye edilenlerdeniz. Sadece resmi bir evrak gerektiğinde, sicil evrakı almak için kullandığımız. Onun dışında bizleri adeta hasat zamanı gibi, aidat zamanları hatırlayan bir odaya üyeyiz. Eskişehir dışındaki kurumlarda da durumlar çok farklı mıdır bilemiyorum. Ancak 10 yılı aşkın süredir üyesi olduğumuz ve çok kısa bir dönem varlığından haberdar olduğumuz ve bize neyse ödeyelim aidatları dediğimiz bir kurum olarak kendini hissettiren bir kurum ETO. O kısacık dönem ise şuan milletvekili olan Harun Karacan beyin kişisel çalışkanlığı ile kendimizi bu oluşumun bir parçası olarak hissettik. En azından varlığımızın aidat zamanları dışında da biliniyor olduğunu gördük, ses verdiğimiz de yankısının anında geldiğini duyduk. Ancak kısa güzel bir rüya gibi geçen bu süre sonunda her şey yine eskisine döndü.

Şuan bunları yazıyorum. Zira sözde ticaretin erbaplarının bulunduğu oda, üyelerine aidat borçlarını ödemedikleri için üyeliklerini sileceği, askıya alacağı yönünde tebligatlar yapmaya başladı. Ancak bir kez arayıp “Kardeşim nedir sorununuz, işler mi kesat, yoksa bir tepkiniz mi var. Bu aidatları neden ödeyemiyorsunuz? Diye sormayı akıl bile eden çıkmadı içlerinden”  Bir kez demediler 2015 yılında 2 büyük seçim atlattı bu piyasa. Kışın ortasındayız. Faizler almış başını gitmiş, dolar ne halde. Ülkenin bir yarısında savaş havası var ve piyasada nakit bile dönmüyor bu sıralar. DEMEDİLER.. demek gereği hissetmediler. Zira onlar için sizin aidat ödemenizin dışında, önemli bir yeriniz yok gözlerinde.

Siz aidatlarını sorgusuz sualsiz ödemek zorunda olan. Birer meyve ağacısınız. Sulanmaya ihtiyacınız yok, budanmaya, bakıma. Sadece meyve verirsiniz. Olmadı mı.. KESER atarız.. Gerekirse kerestenizi yakarız..

Bu nasıl bir mantıktır diye düşünmeden içimdeki bu düşünceleri yazmadan edemedim. Kaç gündür hadi dursun diye salladım bu hislerimi. Ancak gerçekten SÖZDE BİR ORTAKLIK ve BİR GÜÇ KATMA adına şu zamana kadar kurumdan bir Allahın kulu. Çıkıpta şu kadar zamandır aidat borcu ödemeyen, ödeyemeyenleri arayıp SORDU MU? “Nedir sıkıntı” diye..  Sıkıntınız varsa kredi bulalım, malınızı satalım diye teklif ettiniz mi yıllardır! Size aidat öderken birden aidat ödemeyi kesenlere.  Yada hiç mi aklınıza gelmiyor. BUNLARIN BİR TEPKİ OLMASI OLASILIĞI.. kendilerini kandırılıyor, dışlanılıyor, kendilerinden alınan paralar ne oluyor diye tepki gösterip ödemiyor olabilecekleri ve üyenizse bu insanlara yakın olmak ve bu odanın bir parçası olduğunu hissettirebilecek ne yapabiliriz diye BİR KEZ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Sizlerinde kışın ortasında onca işçiyi işten atan, onca vatandaşa bütün yaz ayları dururken, tutup kış ortasında İCRA TEHDİTLERİ SAVURAN o birkaç yerel yöneticiden ne farkınız var.

Siz bu piyasanın içinde değil misiniz? 2015 yılının ikinci yarısından bu yana yaşanan süreçten bir haber misiniz? Gözünüz bu kadar mı kör, bu kadar mı GOLF KULUBÜ havasına büründünüz..

10 yıllık üyeliğimiz süresince tek bir yararlı işiniz olmadı. Doğru bizde gelip kapınızı pek çalıp kendimizi anlatıp, ağlamadık belki.. Ancak o kadar süre içinde bir kez işimiz düştüğünde “O işe biz karışamayız, kendiniz halletmelisiniz. Biz ancak sadece bu büyük oyuncularımızı etkileyen durumlarda müdahil oluruz” diye açıklama yaparak bizleri yalnız bırakmadınız mı?

Peki ben size ne diye üye ücreti ödeyeyim. Peki diğer esnaf niye ödesin. Evet sizden AHİLİK beklemiyoruz, ancak en azından Harun Bey dönemindeki gibi bir telefonumuz çalsın, bir elemanınız gelip kapımıza hatrımızı sorsun Selam taşısın başkandan.. Ancak yok.. O bir güzel düş gibi gelip geçti..

Şimdi siz sorgusuz sualsiz sözde sizlerle aynı birlikteliğin parçası olmadığımız hatırlatmak için kimseyi arayıp sormadan sorgusuz sualsiz ABA ALTINDAN SOPA göstermeye ve üyelikleri silmekle, askıya almakla tehdit etmeye devam edin üyelerinizi. Ve bir kez sormayın NEDEN ÖDEMEDİNİZ ÖDEYEMEDİNİZ diye..

Ne gereği var..

Unutulmaz film repliği bu duruma tam uyuyor..

“Bak, beyim sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın. Paran var pulun var, herşeyin var. Binlere kişi çalışıyor emrinde. Yakışırmı sana ekmekle oynamak, yakışırmı sana bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak. Ama nasıl yakışmaz ki?...”

 

10.739 okunma

Yorum Yap

11 Ocak 2014 Cumartesi
Bu işler böyle biter mi?
2 Ocak 2014 Perşembe
Komik şehir “Eskişehir”
19 Kasım 2013 Salı
Çevre Yolu Komedyası!..
2 Ekim 2013 Çarşamba
Bu nasıl iş böyle!
18 Eylül 2013 Çarşamba
“Ben yaptım oldu” Mantığına İsyan
15 Mayıs 2013 Çarşamba
#konuşuptaRiskeGirmeyin
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Eskişehirliye Eskişehir Haram mı?
7 Aralık 2011 Çarşamba
Eski Sistem Kaka; Yeni Sistem Harika
12 Ağustos 2011 Cuma
Eski’den yine garip açıklamalar
25 Temmuz 2011 Pazartesi
Çevre Yolu Hız Muamması
14 Haziran 2011 Salı
Kazanan Belli de, Kaybeden Kim?
6 Kasım 2010 Cumartesi
Bir varmış, bir yokmuş
17 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazımız Ses Getirdi!
12 Şubat 2010 Cuma
Hangisi Karınca?
30 Ağustos 2009 Pazar
Güçlü Türkiye Önce Olmasın!
20 Ağustos 2009 Perşembe
Sus Payı mı?
2 Haziran 2009 Salı
YİTİRİLMİŞ(!) HAYATLAR
30 Mart 2009 Pazartesi
Seçimlerin Ardından...
24 Mart 2009 Salı
Burası Senin Yerin!..
10 Mart 2009 Salı
The Other
15 Ocak 2009 Perşembe
Asfaltlara da Avrupa Standardı!
25 Aralık 2008 Perşembe
Eskişehir Sizsiniz!..
12 Kasım 2008 Çarşamba
Vatmanlar Biraz Dikkat!
11 Eylül 2008 Perşembe
İsimleri Tartışıyoruz
5 Eylül 2008 Cuma
Neyi Paylaşamıyorsunuz ki?
24 Ağustos 2008 Pazar
Süperlig’de İlk Maçın Ardından
20 Ağustos 2008 Çarşamba
Süperlige Doğru ESES’te Neler Oluyor?
9 Temmuz 2008 Çarşamba
Halkın ekmeği ile oynamayın artık
27 Mayıs 2008 Salı
Mucizeler Ülkesi
4 Mart 2008 Salı
Tesadüf mü?
15 Şubat 2008 Cuma
Özgürlük Kavgası
4 Şubat 2008 Pazartesi
Herkes Mutsuz!
19 Ocak 2008 Cumartesi
İki yüzlülük mü?
17 Ocak 2008 Perşembe
Ne sıkıntılar çektik?
10 Ocak 2008 Perşembe
Fikir ve Emek Hırsızlığı
2 Ocak 2008 Çarşamba
KDV İndirimi ve Uygulamalar
22 Ekim 2007 Pazartesi
Hakemler Bize Karşı mı?
19 Ağustos 2007 Pazar
Kalemşörler
2 Ağustos 2007 Perşembe
Şehrin ruhu!
24 Temmuz 2007 Salı
Kurallara Uymazsan Buna Benzersin
23 Temmuz 2007 Pazartesi
Demokrasi kazandı
20 Temmuz 2007 Cuma
Ticaret Odası Kimi Kandırıyor?
13 Temmuz 2007 Cuma
Dokunulmazlar!
9 Temmuz 2007 Pazartesi
Bağımsız Adaylık!
5 Temmuz 2007 Perşembe
Bu ne perhiz!
1 Temmuz 2007 Pazar
Değişim başladı
online ziyaretçi: 416
 
yukarı