MUHAMMEDİ AHLAK - Eskişehir Haberler

MUHAMMEDİ AHLAK

Anasayfa / Yazarlar / Konuk Yazar

Seküler bir bakış açısına sahip modern hayat bütün dünyayı ahlaki çöküntüye doğru sürüklemektedir.  Gelişen bilim ve teknoloji de modern insanın içine düştüğü bunalıma çözüm olamamaktadır.

Seküler anlayış insanı inanç ve ahiret bilincinden uzaklaştırmaktadır. Bu bilinçten uzaklaşan insan birçok değer yargısını yitirmekte, ahlaki değerleri erozyona uğramaktadır. Ahiret bilincinden uzaklaştıkça insanlarda suç işleme, günaha meyletme, ahlaki yönden zaafiyer gösterme gibi eğilimler artmaktadır.
Diğer yandan tüketim kültürünün artması insanlar arasındaki ilişkileri zayıflattığı gibi menfaate dayalı, bencil ve birbirine güvensiz insanlar topluluğu oluşmaktadır. İnsanlar birbirine yabancı, komşular birbirine küs, akrabalar birbirini tanımamaktadır. Yardımlaşma, hoşgörü, sevgi ve saygı, merhamet, adalet gibi ahlaki değerler yerini bencillik, menfaatçilik, şiddet, hırs, zulüm gibi olumsuz davranışlara bırakmaktadır.

Gençler manevi değerlerden uzak, kendi kültürüne ve inancına yabancı internet kültürüyle yetiştiğinden toplumdan kopuk bireyler haline gelmektedirler. Dolayısıyla zevk kültürüne düşkün idealsiz gençler yetişmektedir. İdealsiz genç, idealsiz toplum demektir.

İnsanlık topyekün ahlaki çöküntüye doğru gitmektedir. Muhammedi ahlaka ve O’nun getirdiği evrensel prensiplere toplumun bugün daha çok ihtiyacı vardır. Bütün değerlerin dumura uğradığı kalplerin ve ruhların bomboş olduğu günümüzde Hz. Muhammad’in (SAV) bütün insanlığa getirdiği evrensel mesaj insanlığın kurtuluşu olacaktır. Kalpler O’nun nuruyla nurlandıkça, insanlığa ve dünyaya bakış açımız değişecek, şiddetin yerini merhamet, korkunun yerini sevgi, zulmün yerini adalet alacaktır.

Sevgili Peygamberimiz (SAV) veda hutbesinde “Size iki emanet bırakıyorum, ona sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allah’ın kitabı Kuranı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir” buyurmaktadır.

Öyleyse bütün Müslümanlar nerede olurlarsa olsunlar, nasıl bir sıkıntıyla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar Allah’ın kitabına ve Peygamberin sünnetine bakacaklar. Bizler hayatımızda O’nu örnek alırsak, bütün davranışlarımızda ve müşkülatımızda O’nu rehber edinirsek ancak kurtuluşa erebiliriz. Aksi durumda hüsrana uğrayanlardan oluruz.

İçinde bulunduğumuz Nisan ayı Kutlu Doğum ayı olarak kutlanmaktadır. Hz. Muhammed’i anlamak, öğrenmek, tanımak, O’nun getirdiği mesajları algılayabilmek, hayatımızda O’nu rehber edinmek için bu tür etkinlikler kaçırılmaması geren fırsatlardır. Hani bilmediğimiz, duymadığımız, bilip te yapmadığımız bir şeyler vardır. Bu vesileyle Kutlu Doğum etkinliklerine katılarak bu yöndeki ihtiyaçlarımızı giderelim. Cahilliğimizi fark edip zihinlerimizi O’nun getirdiği bilgilerle dolduralım. Kalplerimizin susuzluğunu giderelim.

İnananlara  sadece namaz kılmak, oruç tutmak yetmez. O’nun yolundan gitmek, elimize tesbih alıp günde 1000 defa salavatı şerife okumak değil sadece. Peygamber Efendimizin (SAV) hayatını tekrar tekrar okuyalım. O’nun nasıl örnek bir insan olduğunu anlamaya çalışalım. O’nun doğruluğunu, güvenilir bir insan olduğunu, şefkatini, adaletini, sevgisini, öfkesini anlamaya çalışalım. Anlayıp biz de hayatımızda uygulamaya gayret edelim. O nasıl bir komşuluk yapmışsa biz de öyle bir komşu olalım. Arkadaşına ve de düşmanına ne şekil davrandıysa biz de aynısını yapalım.

Bu Kutlu Doğum ayında şöyle bir kendimize bakalım. Muhammedi ahlakın neresinde duruyoruz. O’nun getirdiği ölçüleri hayatımızda ne kadar uyguluyoruz. İbadetlerimizi tam yapıp hala birinin gıybetini yapıyorsak, yahut insan hakkına girip birini incitiyorsak ne kadar ahlaklıyız? Bildiklerimizi hayatımıza yansıtmıyorsak eğer ikiyüzlü davranmış olmuyor muyuz?

Bu güzel ay vesilesiyle Peygamber Efendimizin (SAV) hayatını tekrar okuyalım. Hiç olmadı Veda hutbesini okuyalım. Bir arkadaşımıza O’nun hayatını anlatan bir kitap hediye edelim. Bildiklerimizi bilmeyenlerle paylaşalım. Bir kardeşimizi Peygamberimizi ve risaletini  anlatan bir konferansa götürelim. Yetim bir çocuğa ayakkabı alalım. Birbirimize güler yüz gösterip kırgın olduğumuz birisiyle barışalım. Hiç bir şey yapamıyorsak Suriye’deki zulmün bitmesi için dua edelim. Muhammedi ahlakla ahlaklanalım.

 HÜLYA AKDOĞAN

11.241 okunma

Yorum Yap

17 Nisan 2019 Çarşamba
RAPOR DEĞİL MAKALE
24 Mart 2019 Pazar
YALANDAN KİM ÖLMÜŞ
20 Mart 2019 Çarşamba
HDP’DEN UTANIYOR MUSUNUZ
30 Ağustos 2017 Çarşamba
10 milyon kesseniz ne olur!
8 Ağustos 2017 Salı
YABANCILIK ÇEKMİYORDUR
31 Temmuz 2017 Pazartesi
Seni çok seviyorum Eskişehir
14 Mayıs 2014 Çarşamba
Cezalarla övünüyoruz…
23 Nisan 2014 Çarşamba
Esrarengiz sıkıntı
19 Aralık 2013 Perşembe
HAK ETTİN BUNU ERDOĞAN
10 Aralık 2013 Salı
Eskişehir’i Allah Korudu
1 Aralık 2013 Pazar
Orhan Hoca üzülmüş müdür?
28 Kasım 2013 Perşembe
GURUR VEREN ŞEHİR?
1 Kasım 2013 Cuma
Ne gereği vardı AK Parti?
1 Temmuz 2013 Pazartesi
Gerçekten kaygılanın artık..
22 Haziran 2013 Cumartesi
Orantısız reklam gücü
3 Haziran 2013 Pazartesi
Fikircibey yazdı:Toplumsal muhalefet
15 Mayıs 2013 Çarşamba
Siyasi Oda Başkanları
12 Eylül 2012 Çarşamba
Büyükerşencilik
23 Temmuz 2012 Pazartesi
RAMAZAN TAKVAYI ÖĞRENME AYIDIR
18 Nisan 2012 Çarşamba
Büyükerşen havanda su dövüyor!
8 Nisan 2012 Pazar
MUHAMMEDİ AHLAK
11 Mart 2012 Pazar
Eskişehir/heykelşehir
2 Ağustos 2011 Salı
İşte "sır" gibi gizlenen proje
13 Haziran 2011 Pazartesi
Beş maddede seçim analizi
6 Ekim 2010 Çarşamba
Termal ayıbımız
27 Eylül 2010 Pazartesi
"Korsan gemisi" de iyi para eder...
online ziyaretçi: 1848
 
yukarı