Üye girişi  
Eskişehir
www.eskisehir.net.tr

 
 
Anasayfa
İletişim 
Apart ve Yurtlar
Arkadaş
Chat / Sohbet YENİ
Emlak Merkezi
Etkinlik Gündemi (konser, parti, sergi,...)
Fıkra
FİRMA REHBERİ
Forum
Foto Galeri
Gazete ve Haber Linkleri
Gruplar
Haber
Otomobil - Otocenter
Oyun oyna YENİ
RADYO - TV İZLE YENİ
Seri İlanlar
Sinema
Şiir
Tiyatro & Senfoni
emlak sitesi  
 Sitede Ara  
 
  Bilim-Teknoloji    Ekoloji    Ekonomi    Eğitim    Güncel    Kültür-Sanat    Magazin    Otomobil-Motorsiklet    Polis    Politika    Sağlık    Spor    Yaşam   
 
AZRAİL’İN GÜZELLİĞİ
AZRAİL’İN GÜZELLİĞİ
30.09.2017 

Bu yazımda değerli okuyucularıma bir doktorun hatıraları arasında onu da çok etkileyen bir hatırasını yazmak ve hastasıyla doktoru arasında geçen konuşmaları birlikte paylaşalım istedim.

Bir kanser hastalıkları uzmanı olan doktorumuz kendini, hastasını ve onunla birlikte yaşadığı unutulmaz hatırayı anlatmaktadır.

“Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak, maddeyi aşan ve manevi yönlerini tespit ettiğim sayısız olayla karsılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek, özel bir arşiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yasanmış bir olayı size nakletmek istiyorum.

Kanser hastanesinde başhekimken, Serap adında genç bir hanım  hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkânı bulamamıştı.

Serap’ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına  aldım. Ve kısa bir sure sonra da iyileştiğini gördüm. Ancak, Serap’ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık sureyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu.

HASTALIK ARTIYOR

Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra bir ihale için İzmir’e gitmek istedi. Kış aylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. Maalesef, bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine, 6 saat kadar mahsur kalmış.

Dönüşünden kısa bir sure sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı. Serap, bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra, ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu.

Bir gün kendisini ziyaret tedavi maksadıyla evine  gittiğim. Yine güçlükle konuşarak:

"Doktor bey" dedi. "Ben size... Dargınım."

"Niçin?" diye sordum.

"Siz... Dindar bir insanmışsınız. Niçin bana Allah’ı, ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz?"

Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karsısında oldukça şaşırdım. Onu üzmemeye çalışarak:

"Doktora ulaşmak kolaydır" dedim. "Parayı bastırdın mı, istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın..."

Konuşmaya mecali olmadığından, "Ben o isteği duyuyorum" diye basını salladı.

MANEVİ TEDAVİ

Artik ümitsiz bir tıbbi tedavinin yani sıra, ebedi hayatin ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlerini bütün ruhuyla mezcediyor ve arada bir soru soruyordu.

Vefatına bir hafta kala, "Doktor bey" dedi. "Ben ölürken ne söylemeliyim?"

"Kelime-i Şahadeti söylemelisin."

O, haliyle tebessüm ederek yine basını salladı.

Çok  ıstırabı olduğu için, Serap'a sürekli morfin yapıyor ve onu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim.

Dönüşümde annesi telefon ederek: "Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." dedi.  "Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor…"

Hemen eve gittim ve  iğne yaptırmamasının sebebini sordum. Aldığım cevabi hala unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum.

"Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son  nefeste "La ilahe illallah" diyemezsem?"

MANEVİYAT ÜMİT OLUYOR

İste Serap, böyle bir hanımdı. Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gün daha ömrü varsa, son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını rica etti.

Ben hiç âdetim olmadığı halde Cuma gününe rastlayan o gece, istihareye yattım ve Serap’ın acizliği hürmetine Allah'a sığındım, salı gününe kadar yaşayacağına dair bazı işaretler hissettim. Ertesi gün ona:

"Hiç korkma!" dedim. "İğneyi vurdurabilirsin."

Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:

"Doktor bey... Azrail bana nasıl görünecek?"

"Kızım" dedim. "O bir melek değil mi? Hiç merak etme, ölümün sana inşallah güzel görünecektir."

Salı günü Serap’ın ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim. Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanim akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek:

"Doktor bey, biliyor musunuz, bu evde biraz önce çok fevkalade bir hal yaşandı!" dedi ve devam etti:

"…Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve  "yataktan kalkması imkânsız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekât namaz kildi. Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şahadeti getirerek vefat etmeden biraz önce de:

"Doktor beye söyleyin" dedi. “Azrail, onun söylediğinden de güzelmiş”.

Azrail’in herkesin imanına ve ameline göre ineceği bilindiğine göre bu kızımızın hastalığına ne kadar mütevekkil olduğuna, çaresizlik içerisinde isyan etmeyip Allah’a yöneldiğine ve sabrettiğine bakarak Azrail’in nasıl bir surette ona göründüğü tahmin edilebileceği gibi bu hastanın kendi ifadesiyle bile ortaya çıkmaktadır. 

 

 


4013 defa okundu 

Bu habere yorumlar







 
 
En Çok Okunanlar



Nevzat Laleli

Diğer Yazıları
MARİFET EN İYİSİNİ SEÇMEK
15 Eylül 2018 Cumartesi
OY VERMEK ONAYLAMAKTIR
8 Eylül 2018 Cumartesi
RÜŞVET VE İSRAF ÖNLENMELİDİR
1 Eylül 2018 Cumartesi
TAKDİR EDİLECEK HİZMETLER
29 Ağustos 2018 Çarşamba
ÇÖKÜŞ KAÇINILMAZDIR
17 Ağustos 2018 Cuma
BELEDİYECİLİKTE BİR EFSANE
15 Ağustos 2018 Çarşamba
İLAHİ YARDIMI TALEP ETMEK
11 Ağustos 2018 Cumartesi
BAŞKAN AHLAKLI OLMALIDIR
4 Ağustos 2018 Cumartesi
BELDE-İ EMİN SEÇECEĞİZ
30 Temmuz 2018 Pazartesi
TARİKATLAR NE KADAR MUHKEM
7 Temmuz 2018 Cumartesi
TÜRKİYE PETROLLERİ KİMİN
30 Haziran 2018 Cumartesi
SEÇİM TAMAM YA İCRAATLAR
27 Haziran 2018 Çarşamba
MEMURUNUZ ÇALIYOR MU
23 Haziran 2018 Cumartesi
MALLA İBADET NASIL YAPILIR
9 Haziran 2018 Cumartesi
İMAN PARÇALANAMAZ
26 Mayıs 2018 Cumartesi
GEÇİM Mİ YOKSA SEÇİM Mİ
14 Mayıs 2018 Pazartesi
İSLAM SARAYININ TEMELİ İMAN
14 Nisan 2018 Cumartesi
EVLENMEDE AKIL ÖNCELİĞİ
7 Nisan 2018 Cumartesi
MİLLİ GENÇLİK ZULME KARŞIDIR
31 Mart 2018 Cumartesi
AFRİN NERE BİZ NERE
24 Mart 2018 Cumartesi
YENİDEN DÜNYANIN HÂKİMİ
17 Mart 2018 Cumartesi
YÜRÜ KARINCA
10 Mart 2018 Cumartesi
MUTLU SEYEHATİN ŞARTLARI .
3 Mart 2018 Cumartesi
MEDYANIN ERBAKAN DÜŞMANLIĞI
26 Şubat 2018 Pazartesi
MİLLET BİZİM YANIMIZDADIR
19 Şubat 2018 Pazartesi
YENİDEN GÜÇLÜ TOPLUMA…
10 Şubat 2018 Cumartesi
GÜÇLÜ TOPLUM OLMAK
3 Şubat 2018 Cumartesi
MEKKE FETH OLUNUYOR
20 Ocak 2018 Cumartesi
MİLLİ GÖRÜŞ ERLERİ İLE
13 Ocak 2018 Cumartesi
AGD VE MEKKE’NİN FETHİ
6 Ocak 2018 Cumartesi
İNANCIMIZA NE KADAR HASSASIZ
29 Aralık 2017 Cuma
EKSİK FORMÜL (5n + 1k)
23 Aralık 2017 Cumartesi
MİLLİ GÖRÜŞ İÇİN ÇALIŞMAK
2 Aralık 2017 Cumartesi
HAY-DER’DEN SP’YE ZİYARET
25 Kasım 2017 Cumartesi
ZAMANIMIZ MÜSLÜMANLIĞI
14 Ekim 2017 Cumartesi
AZRAİL’İN GÜZELLİĞİ
30 Eylül 2017 Cumartesi
BÜYÜK ADAMIN VASIFLARI
23 Eylül 2017 Cumartesi
 
 
  • Eskişehir Telefon Rehberi
  • Estram
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Tiyatro Etkinlik
  • Ulaşım

  •  
    BATUHAN ÇİTEMEL
    KURBAN BAYRAMINDA SAĞLIKLI BESLENMENİN PÜF NOKTALARI
    GÜNDOĞDU YILDIRIM
    BEŞ YILDIZLI TÜKETİM
    Hüseyin DÜŞ
    Vakit Değiştirme Vakti!..
    Hüseyin GÜVEN
    BAKKAL DEFTERİ…
    Konuk Yazar
    Kur balon, rakamlar gerçek!
    Mehmet KIZILKAYA
    Düşmanın En Zor Olanı “Nefis”
    Mehti Saraç
    SÜPERBAHİS(BAHİS SİTESİ)CİDDİ ŞEKİLDE DOLANDIRIYOR
    Nevzat Laleli
    MARİFET EN İYİSİNİ SEÇMEK
    Özgür TIKIZ
    Ağustos Böceği ve Sigortası Atan Karınca MASALI
     


     





    online ziyaretçi: 128
    online üye: 0
     
      eskişehir


    eskisehir@eskisehirreklam.com