SİSTEM VE SİSTEMSİZLİK -3 - Eskişehir Haberler

SİSTEM VE SİSTEMSİZLİK -3

Anasayfa / Yaşam

Sistem kavramını bir kere de Mühendisçe anlatmaya çalışayım.

Birbiriyle uyumlu çalışan ve birbirini destekleyen kanunlar manzumesine sistem denir. Bunlar aynen üretime geçmiş bir fabrikanın birbirleriyle uyumlu çalışan dişlileri gibidirler. Sonuç da bu fabrika hangi kalitede ve hangi kapasitede ne üretecekse veya ne üretmek için kurulmuşsa onun üretildiği bir fabrika gibidir.

Bir de sistemsizlik vardır. Bir sürü para, birçok zaman harcanmıştır ama bir türlü üretime geçilememiştir veya istenilen kalite de ve kapasite de üretim yapılamıyordur. “Niçin bu fabrikadan verim alınamıyor?” diye araştırdığınızda ya dişliler arasında uyum olmadığını görürsünüz veya bazı dişliler, diğer dişlilere göre ters çalıştıklarını görürsünüz.

 İnsanlara saadet getirmeyi vadeden sistemler de bunun gibidirler. Sistemi oluşturmak için çıkarılan kanunlar, sonuçta insanlara adaleti getirebiliyorlar mı? İnsanlar bu sistemde kendilerini emniyette hissedebiliyorlar mı? Mutluluğu yakalayabilmişler midir? Bu mutluluk geçici bir mutluluk mudur yoksa devamlılık arz etmekte midir? Dünya saadetini sağlamak iddiasındaki sistem bize ebedi olan ahret hayatımızda da mutluk sağlamaktadır?

Bu ifadelerimizi bir dişli takımı üzerinde görelim.

Resimde gördüğünüz dişli takımı, görünüşte bir sistem oluşturmaktadırlar. Her bir dişliyi, sistemin ekonomi, hukuk, ahlak, ilim, siyaset, eğitim, spor gibi sistemin bir ünitesi olarak düşünelim. Bu sistemin dişlileri de birbirine geçmiştir ama henüz dönmeye yani sistemdeki görevlerini yapmaya başlamamışlardır.

Bunlar dönmeye başlayınca ne olacak bilir misiniz? Bütün dişliler birbirini iterek sistem dışına atacaklardır. Çünkü dişlilerin merkezlerinde onların dayandığı bir mil yani hak (adil düzen) ölçüsü bulunmamaktadır.

ADİL DÜZEN MUTLULUK GETİRİR

Bu durumu gören siyasilerimiz, dişlilerin dağılmasını onların göbeklerindeki mil’e bağlanmazlar da, bu dişlinin çapını büyütelim, şu dişlinin diş sayısını artıralım diye başlıyorlar kendi kafalarından sebepler üretmeye ve çıkardıkları kanunları değiştirmeye…

Bakın kanunlarımız durmadan değiştirilmektedir ve değiştirme gerekçesi, köklü bir gerekçe değil kendi sığ akıllarına göre bulabildikleri gerekçelerdir. Sonra çıkarlar TV ekranlarına, değişik pozlar takınarak; “Yeni çıkardığımız kanunlarla artık bundan sonra mutluluğu yakalayacağız” diye ahkâm keserler. Ama bir müddet sonra bir de bakarsınız o kanunu da değiştirmişlerdir.

Sistemi oluşturan dişlilerin göbeklerine birer mil takmak demek onların hak ölçülerinde (adil düzende) sabitleştirmek demektir. Bu durumda dişliler dönmeye başlayınca yani sistemin uzuvları çalışmaya başlayınca her bir dişli birbirine destek olacak, biri diğerini döndürecek ve sistem arızasız çalışacaktır.

Hak’ka bağlı olmayan bir sistem, olsa olsa sistemsizlik olur ve kesinlikle bir verim alınamaz. Binlerce yıldır insanlık tarihinde verim alınamamış, insanlık bir felaketten diğer bir felakete sürüklenmiştir. Ancak hakka bağlı, adil düzen çerçevesinde kurulmuş sistem insanlığa dünyada mutluluk sağlamış, ahirette de saadet getireceği belirtilmiştir.

Bunun da Peygamberimiz döneminden bu yana sistemlerinde adil düzen uygulayanlar, kendi uyruklarında ki insanlara mutluluk getirmişler, dışarıda kalan insanlar ise bu mutluluğa gıpta ile bakmışlardır. Osmanlı döneminde değişik vesilelerle ülkemizi ziyarete gelen yabancıların yazdığı kitaplar bizim nasıl mutlu bir toplum olduğumuzu ve bunu sağlayan sistemimizi anlata anlata bitirememektedirler.

Deniyor ki “Bir kanunlarımızı günün ihtiyaçlarına ve şartlarına göre belirliyor, ya kanunu değiştiriyor veya yeni kanunlar çıkartıyoruz.”

Bunu söyleyenler bizim ne dediğimizi anlayamayanlardır. Elbette günün şartlarına ve ihtiyaçlarına göre kanunlar değiştirilebilir veya yeni kanunlar çıkartılabilir. Ancak bu çıkartılan kanunların hak eksenli olmalarına yani dişlilerin merkezlerinde onu hakka bağlayan millerinin bulunmaları gerektiğini iyi bilmeleri gerekir.

7.395 okunma

Yorum Yap

13 Eylül 2019 Cuma

Nafaka için Boşanma avukatı

12 Eylül 2019 Perşembe

NEREDE KIZ OKULLARIMIZ

7 Eylül 2019 Cumartesi

FUHUŞ KÖLELİĞİ ŞEBEKESİ

31 Ağustos 2019 Cumartesi

ŞİDDETLİ BATI RÜZGÂRI

31 Ağustos 2019 Cumartesi

ŞİDDETLİ BATI RÜZGÂRI

24 Ağustos 2019 Cumartesi

FLÖRT YANGINI ön sözü

17 Ağustos 2019 Cumartesi

KIZLARIMIZI KORUYUN

17 Ağustos 2019 Cumartesi

KIZLARIMIZI HİMAYE EDİN

20 Temmuz 2019 Cumartesi

KIZLAR AV OLMAYIN

6 Temmuz 2019 Cumartesi

MİLLİ GENÇLİK VE ZAKİR TAŞDEMİR

29 Haziran 2019 Cumartesi

BATAĞA NASIL DÜŞÜYORLAR

22 Haziran 2019 Cumartesi

EVLENMEK YARATILIŞTANDIR

15 Haziran 2019 Cumartesi

BU ÇIĞLIKLARI DA DUYUN

1 Haziran 2019 Cumartesi

HER ŞEY BİR SİSTEM ÜZERİNEDİR

28 Mayıs 2019 Salı

HER İMKÂN İMTİHANDIR!

25 Mayıs 2019 Cumartesi

NASIL EVLENDİRİYORUZ

21 Mayıs 2019 Salı

“HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” MI?

11 Mayıs 2019 Cumartesi

İNANÇ VAR, HER ŞEY VAR

9 Mayıs 2019 Perşembe

RUHUN SECDE MAKAMI

3 Mayıs 2019 Cuma

ÇAĞIN ŞİFRELERİ

27 Nisan 2019 Cumartesi

MUTLULUK KENDİ ELİMİZDE

20 Nisan 2019 Cumartesi

İSTİKAMETİNİZ NEREYE

13 Nisan 2019 Cumartesi

BU FERYATLARI KİM DUYACAK

6 Nisan 2019 Cumartesi

İSTİKAMETTE OLMAK ŞATTIR

2 Mart 2019 Cumartesi

MÜSLÜMANIN HAKLARI

12 Ocak 2019 Cumartesi

MC HÜKÜMETLERİ DÖNEMİ

5 Ocak 2019 Cumartesi

SANAYİNİN TEMELİ MOTOR

29 Aralık 2018 Cumartesi

SANAYİLEŞME VE ÜRETİM

22 Aralık 2018 Cumartesi

AĞIR SANAYİ VE ÜRETİM

8 Aralık 2018 Cumartesi

CHP – MSP HÜKÜMETİ

1 Aralık 2018 Cumartesi

MİLLİ SELAMET GENÇLİĞİ

24 Kasım 2018 Cumartesi

İKİNCİ ASKERİ DARBE

10 Kasım 2018 Cumartesi

İLK SİYASİ AKSİYON MNP

6 Kasım 2018 Salı

Bioenerji ile şifalan

27 Ekim 2018 Cumartesi

MİLLİ GÖRÜŞÇÜ OLMAK

20 Ekim 2018 Cumartesi

SIRAT-I MÜSTEGİYM DE OLMAK

online ziyaretçi: 1787
 
yukarı