Festival söyleşileri devam ediyor: “Türkiye’de Tiyatro Yapmak Salyangoz Satmak Mı?” - Eskişehir Haberler

Festival söyleşileri devam ediyor: “Türkiye’de Tiyatro Yapmak Salyangoz Satmak Mı?”

Anasayfa / Kültür-Sanat

Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tarafından düzenlenen Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında, 25 Ekim Cuma günü “Türkiye’de Tiyatro Yapmak Salyangoz Satmak Mı?” söyleşisi gerçekleştirildi, Ergin Orbey Uygulama Sahnesi’nde gerçekleşen söyleşiye, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Semih Çelenk, konuşmacı olarak katıldı.

Prof. Dr. Semih Çelenk: “Çok kısa sürede, nitelikli bir festival oluşturulmuş”

Söyleşiye başlamadan önce, Uluslararası Tiyatro Festivali gibi kaliteli bir festivalin içerisinde bulunmaktan çok mutlu olduğunu dile getiren Prof. Dr. Semih Çelenk, festival programında önemli oyunların ve atölyelerin olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Çelenk şunları söyledi: “Programı gördüm. Çok kısa sürede, nitelikli bir festival oluşturulmuş. Profesyonelce yapıldığı ve titizliği belli oluyor. Çok önemli gruplar, atölyeler ve söyleşiler var. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak elimizden gelen her türlü katkıyı vermeye hazırız.”

“Hikâyenin seyirciyle kurduğu ilişki yerine oyunculuk önemli hale geldi”

Toplumsal bağlamda sanat ilişkileri irdelenen söyleşide konuşan Prof. Dr. Semih Çelenk, “Yaklaşık otuz yıldır eğitmenlik yapıyorum ve kafamda hep bir soru var; neden başlangıçta kitlesel ve toplumsal olan sanat süreçle gettolaştı? Toplumun büyük kesimi, sanatla zayıf ilişkiler barındırıyor. Sanki sanat özel bir kesim için yapılıyor. Sanki herkes bu durumdan memnunmuş gibi davranıyor. Sonuçta buradan bir yığın sorun doğuyor. Bu işin kitlesel olması artık demode görünüyor.” dedi.

“Sanat, hatta özellikle tiyatro hayata ilişkin hikâyelere anlatmak ile görevlendirilmiştir” diyen Prof. Çelenk sözlerine şöyle devam etti: “Bu konuda ayna metaforu hep kullanılır. Tiyatro, hayatta olanı bir biçimle aktarmaktır. Bir salona girdiğimde bana yaşadığım zamana ait bir başka gözle bir hikâye anlatılacağı beklentisiyle giriyorum. Benim görmediğim bir şey görüyorum. Tıpkı; romancının, şairin, ressamın yaptığı gibi. Hikâye öyle bir perspektiften anlatılır ki ben o anın içinde o anı paylaşan kişi olarak bulunurum ve onu önemserim. Sanatçı da bunu kendi süzgecinden geçirerek o ana, o güne ait bir hikâye anlatmış olur. Böyle bir ilişki dinamik bir ilişkidir. Hayatı ve insanı değiştirme potansiyeli olan bir ilişkidir. Bu ilişki çok demode görülmeye başlandı. Genel anlamda çağımızın bir özelliği olarak bir yabancılaşma yaşıyoruz. Hikâyenin seyirciyle kurduğu ilişki yerine oyunculuk giderek daha önemli hale gelmeye başlıyor. Bu, çağın bir ruhu haline gelmeye başladı. Yani tiyatroya bir hüner izlemek için gidiliyor.” şeklinde konuştu.

“Yabancılaşma meselenin özü”

Sanat eğitiminin temel sorunları ve Türkiye’de tiyatro izlenme oranlarının düşüklüğü hakkında konuşan Prof. Dr. Çelenk, “Sanat eğitiminin temel sorunlardan biri de; sektörün yüksek ücretli çalışan köleleri haline gelmemiz. Bir şeyi değiştirme şansımız olmuyor. Ne denilirse onu yapıyoruz.  Sadece bir rutinin bir parçası oluyoruz. Sanatın kendisi bunu kaldırabilecek bir yapıda değil. Bana kalırsa işte bu yabancılaşma meselenin özü. Öncelikle bu yabancılaşma üzerine düşünülmesi gerekiyor.” Ifadelerini kullandı.

 

1.430 okunma

Yorum Yap

12 Aralık 2019 Perşembe

KADINLAR KOROSU KULAKLARIN PASINI SİLDİ

11 Aralık 2019 Çarşamba

Cengiz Aytmatov ESOGÜ’de Anıldı

11 Aralık 2019 Çarşamba

Birlik Vakfı’ndan Pazartesi Konuşmaları

2 Aralık 2019 Pazartesi

TangoNeva Eskişehirlileri buluştu

1 Aralık 2019 Pazar

ARAYIŞ SERGİSİ AÇILDI

23 Kasım 2019 Cumartesi

DÜNÜ UNUTMA! YARINA HAKKIN OLSUN -

23 Kasım 2019 Cumartesi

‘YAPAY ZEK’ SEMİNERİ…

online ziyaretçi: 263
 
yukarı