KORONA VİRÜSÜNE KARŞI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLÜ TUTUN ! - Eskişehir Haberler

KORONA VİRÜSÜNE KARŞI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLÜ TUTUN !

Anasayfa / Sağlık
KORONA VİRÜSÜNE KARŞI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLÜ TUTUN !

Dr.Fevzi Özgönül konu ile ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu.

Son zamanlarda dünya üzerinde yaşanan virüs salgını yüzünden bağışıklık sisteminin önemi bir kez daha anlaşılmıştır.Belirtilen istatistiklere göre yaş ilerledikçe vaka sayısı da ve buna bağlı kayıplarda artmaktadır. Bu noktada bağışıklık sisteminin önemi devreye giriyor. Çünkü bu hastalığın henüz bilinen bir tedavisi yok. Hem antiviral etkisi güçlü olan hem de bağışıklık sistemini güçlendiren besinlere yer vermemiz bu noktada çok önemli.Hal böyle olunca da bağışıklık sistemini güçlendiren probiyotik ve prebiyotik en çok araştırılan konuların başında yer aldı .Peki nedir bu probiyotik ? Dr.Fevzi Özgönül şöyle anlatıyor;

Probiyotikler,  bağırsaklarda doğal olarak bulunması gereken, sindirime yardımcı olan, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı kişinin direnci artıran, toksik maddelerin ve zararlı mikropların bağırsaklardan kana geçmesini engelleyen, vücudu kansere, besin alerjilerine karşı koruyan, bazı vitaminlerin sentezine yardımcı olan, kronik iltahaplı hastalıkları engellemeye yardımcı olan, depresyon ve benzeri psikolojik hastalıklara karşı da vücudun direncini arttıran dost bakterilerdir.

Bu dost bakteriler, normal doğum sırasında genellikle anneden bebeğe geçerek bebekte üremeye ve onu korumaya başlar.

           Anne sütü almak ve uzun süre emmek de bebeğin bağırsağında bulunan faydalı bakterilerin artmasında çok önemli rol oynar. Bu nedenle anne sütü bebeği sadece beslemez, aynı zamanda daha sağlıklı bir birey olmasına da yardımcı olur.

Zamanla düzenli beslenme, doğal probiyotik içeren ( Ev yoğurdu, peynir, turşu vb.) gıdalar ile bu durum düzeltilebildiği gibi günümüzde, probiyotik içeren bebek mamaları ile veya dışarıdan probiyotik içeren destekler ile de düzeltilebilir.

         Bakterinin iyisi kötüsü yoktur dengesi çok önemlidir. Bu dengeye mikrobiyata denir. Mikrobiyata bağırsak sağlığımızı ve bizim sağlığımızı doğrudan etkiler.

       Mikrobiyatayı en çok etkileyen gıdalar, rafine şeker ve ekmek, kurabiye, kek ve benzeri unlu mamüller ve özellikle gece aşırı meyve tüketimidir. Bu tür gıdalar çok daha kolay şekere dönüşüp enerji verdiği için sindirim sistemi ve mikrobiyata üzerinde kötü etki oluşturarak tembelleşmesini sağlar. Rafine şekerler ve işlenmiş ve unlu gıdalar en büyük zararı mikrobiyata da oluşturur.  Uzun süre bu tür gıdalarla beslenen kişinin mikrobiyatasında  bu gıdaları parçalayan  bakterilerin sayısı artar. Bu durumda bir bakmışsınız ekmeksiz doymamaya başlamış, ne kadar tok olursanız olun canınız tatlı istemeye başlamış olur.

Probiyotik Takviyesi Alırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

  Mikrobiyatanın daha kolay dengelenmesi için değişik probiyotik takviyelerin de kullanılabileceğini belirten Dr.Fevzi Özgönül Probiyotik takviye alırken dikkat edilmesi gerekenleri de şöyle açıkladı.

1-İçeriğinde değişik bakterileri içeriyor olması çok önemli. Bir iki bakteri içeren takviyeler çok uzun kullanımda bir çeşidin hakimiyetini sağladığı için zarar verebilir.

2-Bağırsak floranızda olmaz ise olmaz bakteri çeşitlerini mutlaka içermeli. Hem bifido kakterileri, hem laktobasilleri, hem streptocuccusları , hem de prebiyotikleri ( inülin ) içermeli

3-Takviyeler kapsül, tablet formunda olmamalı. Siz doğanın işine ne kadar çok karışırsanız, o kadar zarar verebilirsiniz yada faydasını bilmeden azaltırsınız.

4-Ya sıvı yada toz şeklinde olmalı, üstelik prebiyotik kısmı ne kadar az işlenmişse sıvıya eklediğinizde o kadara zor erir. Suya attığınızda hemen efervesan gibi erimemesi gerekir. Böylece bakterinin canlılığı daha uzun süre muhafaza edilebilir.

 
1.442 okunma

Yorum Yap

14 Mart 2020 Cumartesi

14 Mart Tıp Bayramı

14 Mart 2020 Cumartesi

14 MART TIP BAYRAMI

9 Mart 2020 Pazartesi

DİŞ’E DOKUNAN BESİNLER

9 Mart 2020 Pazartesi

İDRARDA KAN NEYİN HABERCİSİ?

online ziyaretçi: 952
 
yukarı