Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Habertürk Televizyonunun Gündeme Dair Sorularını Cevapladı - Eskişehir Haberler

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Habertürk Televizyonunun Gündeme Dair Sorularını Cevapladı

Anasayfa / Polis
Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Habertürk Televizyonunun Gündeme Dair Sorularını Cevapladı

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Suriye sınırının sıfır noktasında gerçekleştirdiği inceleme ve denetlemelerin ardından Habertürk Televizyonunun gündeme dair sorularını cevapladı. Bakan Akar’ın açıklamaları şöyle:

SAHTE GÖRÜNTÜLERLE DEZENFORMASYON YAPILIYOR

Hudutlarımızla alakalı bildiğiniz gibi burada gerçekten bu kaçak geçişler ve düzensiz göç konusunda çok ciddi bir mücadele verilmekte, çalışma yapılmakta, gayret gösterilmekte ve bunu yaparken de binlerce yıllık tarihimizden süzülüp gelen millî, manevi ve mesleki değerlerimiz çerçevesinde olayın insani boyutunu hiçbir zaman ihmal etmeden bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çalışmanın, bu emeğin devamına rağmen bazen maalesef birtakım böyle sahte (fake) haberlerle birtakım dezenformasyon çalışmalarının olduğunu da üzülerek müşahede ediyoruz. Çok değişik mekânlarda çok değişik zamanlarda çekilmiş bazı fotoğraf ve filmlerle ciddi bir algı operasyonu yapılıyor. Buradaki Mehmetçiğin emeğine karşı gerçekten hiç uygun olmayan bir davranış biçimi bu. Bu kişi ve gruplarında bu hareketlerinin yanlış olduğunu her seferinde ispatlamak durumunda kalıyoruz. Bunu da ispatlamak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Daha önce bildiğiniz gibi bundan bir müddet önce yine basın mensubu arkadaşlarla beraber İran sınırında beraberdik. Oradaki çalışmalarımızı gördük, gösterdik; onları arkadaşlarımızla paylaştık. Gerçekten bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri olarak Mehmetçiğin yaptığı faaliyetler olarak her şeyi, her zaman her yerde övünerek güvenle buradaki faaliyetlerimizi gösterebiliyoruz. Gayet şeffaf bir şekilde sizin de sabahtan beri müşahede ettiğiniz şekilde. Çünkü biz burada Cumhuriyet tarihimizde hiç olmadığı kadar hudutlarımızın kontrol altında olduğunu söylüyoruz.

GÖRÜNTÜLER TÜRKİYE’DEN DEĞİL!

(Bu görüntüler Türkiye’den değil mi?) Değil.  Şimdi bizim daha önceki başlangıçta biliyorsunuz özellikle Fırat Kalkanı harekâtına kadar insani noktainazarına yaklaşmak sureti ile bir milyondan fazla insan Suriye’de biliyorsunuz rejim tarafından katledildi, öldürüldü ve bunlara karşı bu çerçevede bizim duyarsız kalmamız mümkün değildi. Dolayısıyla o tarihlerde bu insanlar kendilerine güvenli bir yer almak zorunda, kendi hayatlarını kurtarmak zorundaydı. Hem rejimin hem de orada teröristlerin zulmünden kurtulmak için insanların bir sığınacak yerleri vardı. Zaten uluslararası hukuk çerçevesinde bu konuda yapmamız gereken sorumluluklarımızı, hem insani hem vicdani hem de hukuki olarak yerine getirdik ve bu manada bu belli zamana kadar bu böyle oldu ama şu andaki yaptığımız çalışmalarla buradaki faaliyetlerin son derece kontrol altında olduğundan herkes emin olabilir. Birliklerimizin takviye edildiğini, birliklerin personel sayısının artırıldığını, buradaki bizim araç gereçlerde en yeni teknolojilerin kullanıldığını bizler, sizler de gördünüz biraz önce. Altyapı elektrifikasyon yani elektrik aydınlatma sistemi ve yol sistemlerinin yapıldığını ve bu çerçevede de çalışmalarımızın yoğun bir şekilde devam etmekte olduğunu söyleyebiliriz. Ve bununla alakalı çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu çalışmalarla alakalı bizim söyleyebileceğimiz tek şey gerçekten Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsında asil milletimize ve devletimize biz şükran borçluyuz. Çünkü burada gerçekten ne ihtiyacımız varsa bunlar en etkili şekilde en üst teknoloji ile karşılanmakta bizde bunu burada elimizden geldiğince büyük bir gayretle kullanmaktayız. En etkin şekilde Mehmetçik bunu kullanıyor. Bizim burada hem Mehmetçiğin hem de tüm buradaki özellikle bu Kara Kuvvetleri personelinin, hudutlçuların yaptığı çalışmalardan dolayı bizim onların emeklerine saygı göstermekten başka yapacağımız bir şey yok. Buradaki yapılan faaliyetlerden dolayı ben burada bir kez daha sizin vasıtanız ile burada görev yapan Mehmetçiğe ve Türk Silahlı Kuvvetleri personeline teşekkürlerimi sunuyorum başarılı çalışmalardan dolayı.

DÜNYA STANDARTLARINDAYIZ

2011’de Suriye’deki bilinen bu çatışmalar bu huzursuzluk, kriz çıktığından itibaren bunlar kademe kademe, aşama aşama ihtiyaca göre sorunların giderilmesi maksadıyla her aşamada gerekli tedbir almak suretiyle bir süreç içinde bu noktaya geldik. Ve şu anda geldiğimiz noktada gerçekten dünya standartlarındayız sınır güvenliği bakımından. Bu manada da zaten bunun da en önemli göstergelerinden biri dost ve kardeş ülkelerden sürekli hem Cumhurbaşkanımız nezdinde hem bize müracaat etmek suretiyle, buraya heyetler gönderilmek suretiyle, buradaki çalışmaları buradaki alınan tedbirleri alıyorlar ve kendi ülkelerine uygulamak için bizimle beraber iş birliği hâlinde çalışmalarını kendi ülkelerinde uygulamaya koyuyorlar.

CUMHURBAŞKANIMIZ ARADI

Evet biraz önce lütfettiler sağ olsunlar. Her zaman olduğu gibi bize maddi ve manevi desteklerini gösterdiklerinden dolayı ben bir kez daha huzurlarınızda bu vesileyle şükranlarımı sunuyorum Sayın Cumhurbaşkanımıza.

PENÇE-KİLİT’TE ŞU ANA KADAR 73 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ

Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bizler gerçekten Cumhuriyet tarihimizin en yoğun günlerini en yoğun dönemini yaşıyoruz. Tatbikatlarla sizin de gördüğünüz gibi Mavi Vatan Tatbikatı’na benzer tatbikatlarla Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerimizin yaptığı tatbikatlarla. Diğer taraftan da operasyonlarla. Bir tarafta terörle mücadele yurt içinde sınır ötesinde devam ederken diğer tarafta da dost ve kardeş ülkelerde başta Azerbaycan ve Libya olmak üzere Bosna’da Kosova’da ve Somali’de ve diğer coğrafyalarda biz elimizden geldiğince dünya ve bölge barışına katkı sağlamak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Dolayısıyla bu manada biz gerçekten yoğun bir durumdayız. Terörle mücadeleye geldiğimizde, terörle mücadele konusunda bildiğiniz gibi 40 yıldan beri milletimizin başına musallat olan bu beladan ülkemizi, milletimizi kurtarmakta kararlı olduğumuzu, bu konuda yapılması gereken ne varsa bugüne kadar yaptığımızı, bundan sonra da yapacağımızı ve inşallah en son teröristi etkisiz hâle getirmek suretiyle bu terör belasından milletimizi kurtaracağımızı, hudutlarımızın güvenliğini sağlayacağımızı tekrar tekrar ifade ediyoruz. Neticeten bu operasyonların devamı sürecinde bundan önce Pençe Serisi operasyonlar başladı. Orada yaptıklarımız bir strateji dâhilinde yapıldı. En son geldiğimiz noktada Zap bölgesine Pençe-Kilit’i yapmak suretiyle kapının kilitlenmesi, hududun kilitlenmesi dolayısıyla giriş ve çıkışların tam olarak kontrol altına alınmasını amaçlıyoruz. Buradaki yaptığımız çalışma ile ilgili yaptığımız faaliyetle ilgili yakından takip ediyorsunuz, şu ana kadar 73 terörist etkisiz hâle getirildi. Fakat burada şunun altını çizmek istiyorum. Buradaki bu 73 terörist; görülen terörist, etkisiz hâle geldiğini gördüğümüz teröristler. Bunun dışında çeşitli şekillerde orada ulaşılamayan yerlerde, mağaraların içinde ve diğer sığınaklarda, barınaklarda etkisiz hâle getirilmiş teröristler olması da çok çok muhtemel. Bunları biz zaman içinde teröristlerin yapacağı konuşmalardan vesaireden öğreneceğiz, çeşitli kaynaklardan bunu takip ediyoruz. Bizim ayrıca bu faaliyetlerimiz sırasında da 10 kahraman ve fedakâr silah arkadaşımız da şahadet mertebesine ermiştir. Kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum ve bütün milletimizin, ailelerin başı sağ olsun diliyorum. Bu mücadele devam edecek, bu konuda bizim yapacağımız çalışmalar aralıksız devam edecek. Bunu yaparken de bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Biz bunu yaparken başta Irak ve Suriye olmak üzere tüm komşularımızın sınırlarına, egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne son derece saygılıyız. Ancak diğer taraftan da bu terör belasından ülkemizi, milletimizi kurtarmakta kararlıyız. Geldiğimiz noktada şunun herkes tarafından çok iyi anlaşılması lazım. Bizim tek hedefimiz teröristler. Dolayısıyla bizim teröristlerin dışında bir hedefimiz söz konusu değil, bazıları bunu çarpıtıp çeşitli yönlere özellikle teröristlerin sözde elebaşları olayları çarpıtıyorlar. Kürtler bizim kardeşimiz, Kürtler ile biz yıllarca yüzyıllarca kız aldık, kız verdik. Onlar bizim gerçek kardeşlerimiz. Şehitlikte de beraber yatıyoruz, ekmeğimizi suyumuzu beraber paylaştık. Dolayısıyla bu hainlerin, alçakların herhangi bir şekilde bizim kardeşliğimize nifakla, fesatla yaklaşmalarının da hiçbir kıymetiharbiyesi olmadığının bilinmesi lazım. Şunu görüyoruz açıkça; açık kaynaklarda ve istihbarat kaynaklarında, terör örgütünde ciddi bir çöküş söz konusu. Dolayısıyla bu çöküşün alametleri her şekilde görülüyor ve biz buna rağmen hiçbir şekilde rehavete kapılmadan aynı ciddiyetle, aynı samimiyetle artan bir şiddet ve artan bir tempoda terörle mücadelemizi sürdürüyoruz ve en son teröristi etkisiz hâle getirinceye kadar da bu mücadele devam edecek ve inşallah bunu Mehmetçik başaracak.

 

 BÖLGENİN ETRAFINI ÇEVİRDİK

(Zap bölgesine bir daha giremeyecekler diyebiliyor musunuz?) Evet, şimdi orada her girdiğimiz yerde bizim iddiamız orada azimle ve karalılıkla kahramanlık ve fedakârlıkla Mehmetçik oraları temizleyecek. Şu anda biz bölgenin etrafını çevirdik ve şu anda içindeki çalışmalar mağaralar, inler, sözde barınaklar, sığınaklar, sözde onların birtakım toplanma yerleri ne varsa bunların hepsinin, tek tek etkisiz hâle getirilmesi, tahribi için Mehmetçik gece gündüz demeden büyük bir kahramanlıkla ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışıyla mücadelesini sürdürüyor.

 

SURİYE’DEKİ TERÖRİSTLERE GEREKLİ CEVABI MİSLİYLE VERİYORUZ

Suriye’de bizim kontrol ettiğimiz alanlar var biliyorsunuz. Orada çeşitli operasyonlar yapıldı. Bu operasyonlarla alakalı olarak hem Amerika’yla hem Rusya’yla çeşitli mutabakat muhtıralarımız gerçekleşti ve bu manada biz bu mutabakat muhtıralarında bize düşen ne varsa bunları o muhtıradaki verdiğimiz sözlere uygun şekilde yerine getirdik. Aynı şekilde bu teröristlerin bölgeden uzaklaştırılması sözünü hem Amerika’dan hem de Rusya’dan bekliyoruz. Bu çerçevede buradaki mücadelemiz devam ediyor. Herhangi bir şekilde oradaki teröristlerden hâlâ varlığın olduğunu görüyoruz. Bizim dostlarımız, müttefiklerimiz Rusya, Amerika bunlarla alakalı yaptığımız temaslarda söyledikleri sözlerini yerine getirmelerini bekliyoruz. Birinci husus bu.

İkinci husus buna rağmen herhangi bir şekilde tacizde, tecavüzde bulunan tüm teröristlere karşı arkadaşlarımız açık ve net şekilde tereddütsüz misliyle mukabele etmek suretiyle onlara gerekli cevabı verdiler, vermeye devam ediyorlar. Onu da yakından takip ediyorsunuz, çok sayıda orada terörist etkisiz hâle getirildi ve getirilecek tabii. Bizim burada Suriye’deki diğer bir boyutta işin, sığınmacılar konusu var. Bizim orada kontrol ettiğimiz alanda toplam takriben 5 milyon civarında Suriyeli vatandaşımız var. Suriyeli vatandaşları orada değerlendirirken rejimden onların kaçtığını görmemiz lazım. Bundan bir müddet önce hâlâ o varil bombalarını hatırlayın. O uçaklarla yapılan saldırıları hatırlayın. Topçularla yapılan kara ateş destek vasıtalarını hatırlayın. Çok sayıda bir milyon civarında Suriyeli hayatını kaybetti kendi rejimi tarafından ve teröristler tarafından. Dolayısıyla onlar şimdi bizim kontrol altına aldığımız bölgede güvenli bir şekilde hayatlarını sürdürürlerken, hayatın normalleşmesi için çalışmalar devam ederken bir de bunu netleştirelim; yani burada şimdi biz 9 milyon falan diye bize atıfta bulunuyorlar. 4-5 milyon Suriye’nin kuzeyinde, bizim kontrol ettiğimiz bölgede, 4 milyon da Türkiye’de var idi. Türkiye’de ki bu 4 milyon da son zamanlarda alınan tedbirler çerçevesinde dönüş başlamış bulunmakta. Dolayısıyla bu dönüş nedeniyle şu anda Türkiye’deki rakamın 3 milyon 700’e kadar düştüğünü de söyleyebilirim. Bu da yapılan bir süreç bu süreç orada devam ediyor. Dolayısıyla biz insani durumu da düşünmek sureti ile Birleşmiş Milletler çerçevesinde uluslararası kurumların yaptığı çalışmalar var. Birleşmiş Milletler kriterleri var, anlaşmalarımız var, onlarla beraber paralel çalışmalarımız var. Bu manada Birleşmiş Milletler kriterlerine uygun olarak gönüllü bir şekilde, güvenli bir şekilde ve saygın bir şekilde bu insanların bir an önce yurtlarına, topraklarına dönmeleri için de Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak İçişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda oradaki dönüşlerin hazırlanması bakımından her türlü tedbiri almaya devam ediyoruz. Ve bunlar önümüzdeki günlerde dönüşlerin olması için gerekli şartlar olmasına gayret gösteriyoruz. Biz bunun bir insani yardım olduğunu, bir insani durum olduğunu, yaptığımız bu çalışmanın özellikle bu boyutunun unutulmaması gerektiğini, işin insani, vicdani ve hukuki boyutları olduğunu unutmamak gerekiyor. Bunu bir siyasi tartışma konusu yapmamak gerektiğine biz inanıyoruz. Bunu her zaman söylüyoruz ve bizim 3 kıtada barışı, huzuru, istikrarı taşıyan atalarımıza yakışır bir şekilde şu anda yaptığımız ve bizim atalarımıza yakışır bir çalışma, yaptığımız çalışma ve biz Türkiye’ye yakışanı yapıyoruz. Bu manada işi, hem insani hem hukuki boyutunda eksiksiz aksaksız yerine getirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bunu yaparken de gerekli uluslararası kurum ve kuruluşlarla da koordinasyon yapmak suretiyle bu faaliyetlerimizi tamamlıyoruz.

Şu anda bizim kontrol ettiğimiz bölgeler var. Dolayısıyla bu manada bunun, gelişen duruma göre bu sürecin, normalleşme sürecinin, başarılı bir şekilde erişmesi içinde bize düşen ne varsa bu güne kadar yaptık, bundan sonra yapmaya devam edeceğiz.

(Hudutla ilgili İran ile bir temas var mı, destek alıyor musunuz?) Şimdi tabii orada hudutla alakalı çalışmaları yapan mülki ve idari amirliklerimiz var, valilerimiz var, kaymakamlarımız var ve bununla alakalı huduttaki birlik komutanlarımız var. Bunlar çeşitli şekillerde kendi düzeylerinde devamlı toplantılar yapıyorlar, görüşmeler yapıyorlar ve dolayısıyla oradaki hudut emniyetinin sağlanması için alınması gereken, iki tarafta, ne varsa bunlar karşılıklı görüşüp konuşuyorlar ve şu anda da İran’da bu çalışmalar sürüyor ve orada hani bazı çalışmaların bazı bu duvar, hendek çalışmalarının tamamlanmamış olması orada yani büyük bir zafiyet doğurmuyor. Çünkü biz bunları İHA’lar dâhil, ordaki devriyeler dâhil, keşif/gözetleme faaliyetlerimiz dâhil, gece ve gündüz cihazlarımız dâhil bunların hepsini kullanmak suretiyle olabildiğince kapatıyoruz. Diğer taraftan da inşasını planladığımız faaliyetlerin bir an önce tamamlanması için ilgili bakanlıklarla koordineli bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Sözlerime son vermeden bu vesile ile başta şehitlerimizin anneleri olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyorum. Size de teşekkür ediyor ve hudutçularımızı da kolaylıklar diliyorum.

 

440 okunma

Yorum Yap

online ziyaretçi: 540
 
yukarı