ADALET BAKANI GÜL: YARGININ ’PARDON’U OLMAZ, HEDEFİMİZ SIFIR HATA - Eskişehir Haberler

ADALET BAKANI GÜL: YARGININ ’PARDON’U OLMAZ, HEDEFİMİZ SIFIR HATA

Anasayfa / Polis
ADALET BAKANI GÜL: YARGININ ’PARDON’U OLMAZ, HEDEFİMİZ SIFIR HATA

BAKAN GÜL, HABERTÜRK CANLI YAYININDA GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, adaleti tecelli ettirecek olan yargı mensuplarının faile bakmadan delillere bakarak karar verdiğini belirterek, “Yargının pardonu olmaz, hedefimiz sıfır hatadır” dedi. 

Habertürk televizyonu canlı yayınına konuk olan Adalet Bakanı Gül, Kübra Par moderatörlüğünde hazırlanan Açık ve Net programında gazeteciler Deniz Zeyrek, Nagehan Alçı, Nihal Bengisu Karaca ve Mehmet Akif Ersoy'un sorularını yanıtladı.

ORTAK DUYARLILIKLA MÜCADELE SÜRMELİ

Kadına yönelik her türlü şiddet eylemini kınayan Bakan Gül, şiddet eylemlerini insanlığa yönelik bir suç olduğunu belirterek, “Çok etkin bir şekilde kanunlarla müeyyidesi arttırılan bir konudur. İşin temelinde sivil toplum, medya, siyasi partilere, medyadaki duyarlılık, farkındalık, sivil toplum kuruluşlarının atacağı adımlar ve tüm kamu kurumları bu mücadeleyi sürdürmek zorundayız” dedi. Bakan Gül ilgili bakanlıklarla işbirliği yapıldığını belirterek, konuya İnsan Hakları Eylem Planı’nda geniş yer verildiğini kaydetti.

TEDBİR KARARI VERECEK HAKİMLERE EĞİTİM VERİLDİ

Kadına yönelik şiddet olaylarında tedbir kararı verecek hakimlerin ihtisaslaşması için 2019’da önemli adımlar atıldığını belirten Adalet Bakanı Gül şu ifadeleri kullandı:

 “Tedbir kararı verecek hakimlerin HSK kararları ile ona göre eğitimler verildi, ihtisaslaştırılma yapıldı. Kadının mağduriyetini çok daha iyi anlatması için hangi adımlar atılması gerekiyor? Şimdi her adliyede tedbire karar vereceksiniz. Tedbir telafisi zor konu. Kolluk tedbiri veriyor ve hakimlere geliyor. O konuda tedbiri ilgili kişi belki yeterli görüyor ya daha önce vakası yok. Olayların çoğunda böyle vakalar da var. Tüm bunlara bütüncül yaklaşımla çok etkin bir şekilde mücadele yapılıyor.”

YARGILAMA BİR SÜREÇTİR

Dava dosyalarının içeriğini ilgili yargı mensuplarının bildiğini belirten Bakan Gül, içeriği bilinmeyen dava dosyalarıyla ilgili yorum yapmanın doğru olmadığını belirterek, “Bir kişinin serbest kalması, o kişinin yaptığı fiilinin cezasız kalacağı anlamına gelmez. O kişi tutuksuz yargılanıyordur. Yargılama bir süreçtir. Bir kişi serbest kaldı, bu fiiller cezasız mı kaldı? Hayır. Tutuksuz devam ediyordur. Mahkeme mahkumiyet verirse tekrar o kişi cezaevine girer. Katalog suçlarda somut delile dayanma koşulunu öngörüyoruz.” diye konuştu.

Mahkemelerin delillere göre karar verdiğini belirten Bakan Gül verilen kararların eksik ya da yanlış olduğunu düşünen vatandaşlar içinde üst mahkemeye itiraz hakkının bulunduğunu dile getirdi.

ŞİMDİ YENİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ

Bakan Gül Cumhurbaşkanı Erdoğan öncülüğünde vesayete karşı çok önemli başarılar elde edildiğinin altını çizdi. Bakan Gül terörle etkin bir şekilde mücadele ettiklerini söyleyerek konuşmasına şöyle sürdürdü:

“Şimdi tam da özgürlükleri, güvenlik anlamında Türkiye'nin bağımsızlığını koruduk, şimdi özgürlükleri bu anlamda daha normalleşerek önemli bir imkana sahip olduğumuzu düşünüyoruz. Ekonomi adımları önümüzdeki günlerde atılacak. 2021 bunların adım adım uygulanacağı bir yıl olacaktır. Bu kabinemizin bir taahhüdüdür. Recep Tayyip Erdoğan'ın taahhüdüdür anlamında çok önemli bir belgedir. Şimdi yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye'nin mevcudiyetini ayakta tuttuk, şimdi özgürlük, adalette çok önemli adımları atıyoruz.”

YARGI MENSUPLARI DELİLE BAKARAK KARAR VERİR

Adaleti tecelli ettirecek olan yargı mensuplarının faile bakmadan delillere bakarak karar verdiğini belirten Bakan Gül konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Geçtiğimiz yıl 10 milyonun üzerinde yargının önünden geçen dosya var. Kimse şikayet etmemiş. Burada iyi bir işleyen sistem var demek. Eksikler yok mu? Yok deseydik bu reforma girmezdik. Elbette eksiklikler var. Mevzuattan da kaynaklanıyor. Şimdi tutuklama itirazlarıyla ilgili çok önemli bir devrim getiriyoruz. Yargının ‘pardon’u olmaz, hedefimiz sıfır hatadır. Savcının karırı, sulh ceza bir süreçtir. Yanlışlık varsa niye Yargıtay var? İstinafta kesinleşmiyor, Yargıtay’a gidiyor. Niye üst merciler var, çünkü o kararın yanlış olma ihtimali vardır” dedi.

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERİLİYOR

AİHM kararlarına yönelik bir soruya da cevap veren Bakan Gül şöyle konuştu:

“Elbette bu kararlara uyuyoruz. Ama AİHM'in asıl olan kendi ülkesinin verdiği kararlardır yaklaşımı vardır. Terör eylemlerine karşı sessiz kalmayı demokratik toplum için tehdit görürken bakıyorsunuz Türkiye ile ilgili çok yanlı kararlar verdiğini görüyorsunuz. Asla kabul edemeyeceğimiz kararlar da veriyor. Ama esas itibarıyla Türkiye hangi kararlara imza atmışsa elbette mükellefiyeti vardır. Biz AİHM'le ilgili süreçte karar verdik. Yeniden yargılama sebebi olarak düzenlemeyi yaptık. Egemenlik hakkı var. Türk milleti adına Türk yargısı karar veriyor. Kararı bu çerçevede verecek olan Türk mahkemesidir. AYM temyiz mercii değildir. Bir hak ihlali var mı, yok mu onu tespit eder. Sözleşme neyi gerektiriyorsa Türkiye'de işleyen hukuk sistemi vardır. Uygulamada aksaklıklar varsa giderilmesine yönelik her türlü adımları atıyoruz.”

Türkiye’nin işkence suçlarına karşı zaman aşımını kaldıran nadir ülkelerden birisi olduğunu anımsatan Bakan Gül, işkence ve kötü muameleye yönelik iddiaları kabul etmediklerini söyledi.

TÜRKİYE, DARBEYİ YARGILAYAN BİR YARGIYA KAVUŞTU

Türkiye ilk defa darbeyi yargılayan bir yargıya kavuştuğunu kaydeden Bakan Gül, “Bugün darbeciler yargılanıyor. Bir kişi şikayet etti, hemen tutuklansın değil. Bu savcılığın, mahkemelerin çok titiz bir şekilde çalıştığını gösteriyor. FETÖ neden mutlu olur? Herkesi bir çuvala koy, herkes FETÖ'cü olsun, aradan biz sıvışalım. FETÖ ile mücadeleyi FETÖ yöntemi ile yapamazsınız. Ergenekon'da olduğu gibi delil üreterek yapılan yargılamaları gördük. Bu mücadeleyi hukuk dediğimiz delillerden sanığa ulaşılır. Gerçek suçlu ile masumu ayırt etmek çok önemli. Bunu da mahkemeler yapıyor. 332 bin kişi hakkında, bu siz de ben de olabilirim. Muhalif, farklı düşünen birisi 'Bu FETÖ üyesi' diye suçlamalar yapabilir. Bizim yargıdan beklentimiz lekelenmeme hakkını koruyun. Biz insanlar lekelenmesin diye bu düzenlemeyi getirdik. 70 yaşında teyze pazardayken alınıp adeta terörist muamelesi yapmak bu işi sulandırmak anlamına geliyor. Adamın ömrü FETÖ'yle mücadele ile geçmiş, FETÖ'den suçlanıyor.” diye konuştu.

Bakan Gül özgürlüklerle ilgili büyük adımlar attıklarını belirterek bunu bir lütuf olarak görmediklerini, bunu bir hak olarak gördüklerini dile getirdi. İnsan Hakları Eylem Planı’nda özgürlüklere yönelik ne tür somut değişiklikler olacağına ilişkin bir soruya Bakan Gül şöyle cevap verdi:

“Tutuklamalarla ilgili Eylem Planı'nda hedefimiz var. Biz burada bir üst merciinin itiraza bakmasını öngören düzenleme getireceğiz. Sulh ceza karar vermiş ama bu doğru mu diye bir üst mahkeme bakacak. Özgürlükler anlamında çok önemli bir aşama. Eğitim, farkındalık, düşüncesinden ötürü özgürlüğü kısıtlanamaz. Hukuk güvenliği dediğimiz konuda Trabzon'da farklı İstanbul'da farklı karar insanların yargıya güvenini zedeliyor. Akademisyenler bir mahkeme cezalandırıyor, öbür mahkeme cezalandırmıyor. Ya suçtur, ya değildir. Burada ne yapabiliriz? İstinaf, yüksek yargı, uygulayıcılarıyla düzenli içtihat toplantıları öngördük.”

PİLOT DAVA UYGULAMASI

Mahkemeye gitmeden 1 milyon kişinin arabuluculukla dosyalarını çözüme kavuşturduğunu anlatan Bakan Gül, “Eylem Planı'nda vatandaş devleti mahkeme etmeden önce İdari Sulh'u devreye getireceğiz. Devlet vatandaşla bir araya gelecek. Devlet vatandaşıyla, vatandaş devletiyle mahkemelik olmayacak. İdarenin devleti dikkate alan yaklaşımla mekanizmayı kuracağız. Bu Eylem Planı'nın öznesi insan. 83 milyonun kendisi bizatihi öznedir. Eylem Planı'nda 30 gün geçmeden cevap verilecek vatandaşa. On binlerce dava açılıyor, aynı konuda, hepsi istinafa gidiyor. Bir pilot dava olacak, o dosya karara bağlanacak. Diyelim ki memur vatandaşımızın özlük haklarıyla ilgili dava. Bir kişinin davası üzerinden gidecek 9 bin 999 kişi o dava üzerinden gidecek. Kesinleşmiş bir karar, kurul işlem yapmış. Memurumuz da biliyor ki dava açınca kazanacak. Diyorsunuz ki dava aç, kazan ben bunu uygulayayım diyorsunuz. Burada biz diyoruz ki, kesinleşmiş emsal karar varsa, 'bu senin hakkındır, bunun için dava açmana gerek yok, bu hakkı veriyorum' diyeceğiz.” diye konuştu.

4.483 okunma

Yorum Yap

online ziyaretçi: 475
 
yukarı