YAŞANANLARI ÜYELERİMİZE ANLATMAKTA ZORLANIYORUZ - Eskişehir Haberler

YAŞANANLARI ÜYELERİMİZE ANLATMAKTA ZORLANIYORUZ

Anasayfa / Güncel
YAŞANANLARI ÜYELERİMİZE ANLATMAKTA ZORLANIYORUZ

2017 yılında 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile taşerondan kadroya geçen il özel idareleri ve belediyeler ile bağlı kuruluşlarında işçi olarak çalışanlar,iki buçuk yıldır % 4 lük mahkumiyetin son bulacağı umuduyla 1 temmuzu beklediler.

6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa eklenen geçici 7. Madde ile bu kapsamda yeni tescil edilen iş yerlerinde bildirilen işçilerin Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan Toplu iş sözleşmesi 30 Haziran 2020 tarihinde son bulmuş.

Toplu iş sözleşmesine dahil olma. O işyerinde çalışanların 696 Sayılı kanun hükmünde kararname kapsamında taşerondan kadroya geçenlerin mevcut toplu iş sözleşmesinden. 01 Temmuz 2020 tarihinden itibaren yararlanması kanunlar gereği ve bakanlık bu konuda olumlu görüşünü yazılı olarak ortaya koymuştur ve süreci başlatmıştır.

Ancak Eskişehir'de büyükşehir belediyesi otobüs işletmeleri müdürlüğüne bağlı Otobüs şöförü, temizlikçi ve güvenlikçilerden oluşan yüzlerce işçi çalışan 2,5 yıldır bekledikleri sürenin 1 Temmuz'da sona ermesine rağmen kanun ve toplu iş sözleşmesi gereği Demiryol iş sendikası ile Büyükşehir Belediyesi Estram A.Ş Genel Müdürlüğü arasındaki bağıtlanan sözleşme hükümlerinden doğan haklarına kavuşamamıştır.

Pandemi sürecinin tüm olumsuzluklarına rağmen Tunceli, İzmir, Aydın, Bursa, İzmit, Gaziantep, Adana ve Ankara belediyesi gibi tüm belediyelerde bulundukları kurumlardaki varsa toplu iş sözleşmesine intibakları yapıldı çözüme kavuştu, olmayanlarda sözleşmelerini veya protokollerini gerçekleştirmiş durumdadırlar.

Belediye ve İl özel idarelerden 4 ay sonra 1 Kasım'da toplu iş sözleşme hakkına kavuşan Valilik, Milli Eğitim, Sağlık çalışanları, üniversite, Çevre Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Meclis gibi vs. tüm kurumlarda ki kişilerin bulundukları kurumlarda toplu iş sözleşmesi yapılmış ise ilgili sözleşme intibakları yapılmış durumdadır.

Malum taşımacılık (ulaşım) sektöründe özellikle şehir içi taşımacılığı çok yüksek risk içeren zor ve zahmetli olduğu malumdur, yük değil insan taşımacılığı yapılmaktadır. Sabah saat 05.00'te başladıkları mesaiye gece 01.15'e kadar yaklaşık 20 saat sürdürerek vatandaşı işine, evine, hastaneye, okula, pazara yetiştirmeye çalışan şoförler yoğun şehir içi trafiğinde günlük 8 saatten fazla çalışmak zorunda kaldıklarından dolayı stres, yorgunluk ve yoğun trafikten kazalar kaçınılmaz olmaktadır. Kazalardan dolayı araçlarında oluşan hasarları da şoför kendileri maaşlarından karşıladıklarından dolayı zaten tam maaş alamamaktadırlar.

Tüm özel günlerde Pazar, Bayram tatillerinde vatandaşın tatil yaptığı derdinin telaşının olduğu günlerde şoförlerin en yoğun olduğu günler, tüm bunlar olurken bir de bazı yolcuların ağır hakaret küfür ve saldırılarına maruz kalmaktadırlar. O kadar ki hatta balta ile silahla saldırılara rağmen canı pahasına bu görevlerini yürütmektedirler.

1 Temmuz'dan itibaren iş yerinde toplu iş sözleşmesi olmayan Çalışma Bakanlığı'ndan yetki alarak toplu iş sözleşmesi yapacak. İş yerinde önceden toplu iş sözleşmesi olanlar ise bulundukları işyerindeki sözleşmeye dâhil edilmesi gerekliliğine rağmen, uygulamaya geçilmeyip, asgari ücrete % 4 ilave ile yemek yol gibi sosyal haklar dahil aylık hak edişleri 2830.00 tl açlık sınırındaki maaşları olan şoförler daha fazla kazana bilmek için günlük 12 saat çalışma yapmaktadırlar. Günlük fazla çalışmanın yanında hafta sonu dinlenme tatili, Pazar, Bayram demeden çalışmak zorunda kalıyorlar.

Kışın kapıya dayandığı kışlık masraflarının arttığı, yaşam şartlarının ağırlaştığı bu ortamda, ev kirası, yakacak parsının yanına okul masraflarını da ilave olmasıyla hayat pahalılığı ile mücadelede baş edememektedirler. Malumunuz kamu hizmeti olmasına rağmen ulaşım biletlere de zam yapılmak zorunda kalındı, insanlar belediyenin gücü yetmiyorsa biz ne yapalım demektedirler, pazardan eli boş dönen anneler, okula kabansız, ayakkabısız, kalemsiz, silgisiz giden çocuklar 3 yıldır süren çilenin, eziyetin ve mağduriyetin Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yılmaz BÜYÜKERŞEN'in vicdanının sesiyle hareket ederek. Yaşananları çalışanlara ve ailelerine anlatmakta zorlandığımız bu dönemde yüzlerce emekçinin ve onların binlerce ailelerinin hak ettikleri koşullarda ücretlerini ve haklarına kavuşmalarını ve ailelerinin insani koşullarda bir nebze yaşamını sağlamak, ızdırabı bitirerek adaletin yerine getireceği umudunu çalışanlar ve sendika olarak beklentisindeyiz.

Tüm kamuoyuna saygılarımla,

 

Ramazan UYSAL
Demiryol-İş Sendikası
Eskişehir Şube Başkanı

14.030 okunma

Yorum Yap

14 Eylül 2020 Pazartesi

SABIR TAŞIMIZI ÇATLATMAYIN

7 Eylül 2020 Pazartesi

ÖLÜYORUZ

7 Eylül 2020 Pazartesi

ARTIK DIŞ MUHALEFETLE UĞRAŞIYORUZ

30 Ağustos 2020 Pazar

SİZ NEYİ SAVUNUYORSUNUZ?

22 Ağustos 2020 Cumartesi

KÜÇÜK ESNAF VE MAHALLE AVM SAVAŞI!

3 Ağustos 2020 Pazartesi

SAHTE SOLUN DİKTATÖR LİDERİ

16 Mayıs 2020 Cumartesi

HEPİMİZ ENGELLİYİZ… YA SİZ?

7 Mayıs 2020 Perşembe

ABİ CANDIR...

19 Nisan 2020 Pazar

‘…ve AŞK’ (Yunusemre)

14 Nisan 2020 Salı

KORONA VİRÜS

6 Ocak 2020 Pazartesi

KUZEY VE GÜNEY…

24 Aralık 2019 Salı

ABDULLAH BUĞRA KOÇLAR...

24 Aralık 2019 Salı

Mayamız mı ekşidi?

online ziyaretçi: 257
 
yukarı