Depremler olmaya devam edecek, önemli olan önlem almak - Eskişehir Haberler

Depremler olmaya devam edecek, önemli olan önlem almak

Anasayfa / Güncel
Depremler olmaya devam edecek, önemli olan önlem almak

ESOGÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Altunel: “Depremler olmaya devam edecek, önemli olan önlem almak”

14 Haziran 2020’de Bingöl’de 5.7 büyüklüğünde meydana gelen deprem, Türkiye’nin risk altında olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlattı. ESOGÜ Haber’e konu ile açıklama yapan Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Altunel, bu ve buna benzer sarsıntıların olmaya devam edeceğini, önemli olanın önlem almak olduğunu söyledi.

“Depremler gelecekte de olacaktır”

Dünyanın kendi iç dinamiklerine bağlı olarak gerilen kabukların kırılması sırasında sarsıntı oluştuğunu belirten Prof. Dr. Altunel şu açıklamada bulundu: “Depremler kabuktaki hareketlere bağlı olarak oluştukları için; geçmişte olmuşlardır, günümüzde olmaktadır ve gelecekte de olacaktır. Bu nedenle, jeolojik durumda değişiklik olmadığı sürece (ki bu değişiklikler milyonlarca yıl içinde gerçekleşir) ülkemizde depremler olacaktır.  Dünyanın kendi iç dengesini sağlayabilmesi için deprem, volkanik patlama gibi doğal olayların olması gerekmektedir (örneğin bu tür olaylar olmasa bugün kullandığımız birçok maden yatağı olmazdı).  Deprem oluşumunu, teknolojik gelişmelerle veya başka herhangi bir araçla/yöntemle önlemek (şimdilik) mümkün değildir. Ancak, depremlerin felakete dönüşmesini önlemek mümkündür.  Hiçbir üst yapının bulunmadığı boş bir arazide büyük bir deprem meydana geldiğinde yıkım, can ve mal kaybı meydana gelmeyeceği için felaket olmayacaktır. Ne zaman ki bu tür doğal tehlikelerin olduğu yerleri insanoğlu bilinçsizce kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya başlar, doğal olay gerçekleştiğinde durum felakete dönüşür.”

 Üst yapı alt yapıya göre belirlenmeli   

Gerekli önlemlerin alınmadığını belirten Prof. Dr. Altunel, “Ülkemizde depremlerin oluşumunu engellemek mümkün değildir ancak depremlerin neden olduğu can kaybı ve maddi hasarı önlemek mümkündür. Günümüz teknolojisi ve bilgi birikimi ile depremlerin ne zaman olacağı (şimdilik) dünyanın hiçbir ülkesinde önceden bilinmemektedir.  Ancak, depremlerin nerede olacağı ve ne büyüklükte olacağı bilinmektedir. Bu nedenle, bilgi birikiminin uygulamaya aktarılması ile ülkemizde meydana gelen depremlerin neden olduğu can ve mal kaybını minimum seviyeye indirmek mümkündür.” açıklamasında bulunarak yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

1- “Deprem üretme potansiyeli olan faylar üzerinde gerekli araştırmaları yaparak fayların davranışlarını anlamak ve onlara özgü parametreleri (üretebileceği maksimum deprem büyüklüğü, büyük deprem üretme sıklığı, deprem sırasında meydana gelebilecek yer değiştirme miktarı vb.) belirlemek. 

2- Yüzey kırığı oluşturma potansiyeli olan deprem kaynaklarını (aktif fayları) belirleyerek deprem sırasında oluşacak yüzey kırığının kesin yerini özellikle yerleşim yerlerinde belirlemek ve bu zon üzerinde bulunan yapıları bir an önce mümkünse kaldırmak.  Bu zon üzerinde yeni yapılaşmaya müsaade etmemek.

3- Deprem üreten kaynakların (fayların) yakınında oluşturulacak yeni yerleşim yerlerinde herhangi bir deprem sırasında yüzey kırığı oluşturacak fayın olup olmadığını araştırmak ve varsa bu zon üzerine herhangi bir yapı yapmamak (yerleşim yerleri içinde fayın geçtiği yerler yeşil alan, yol vb. şeklinde kullanılabilir).

4- Büyük deprem potansiyeli olan yerlerde, depremin etki alanı içindeki yerleşim yerlerinin jeolojik durumunu belirlemek.

5-  Bu jeolojik çalışmalar sonucunda elde edilecek bilgiler doğrultusunda planlama yapmak ve üst yapı oluşturmak.”

“Yerel yönetimlerin sorumluluğu büyük”

ESOGÜ Haber’e konuşan Prof. Dr. Altunel, her yerleşim yerinin kendine özgü jeolojik durumunun belirlenmesi ve planlamanın buna göre yapılması gerektiğini kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Düşünebiliyor musunuz? ömrünüzün önemli bir kısmında çalışıp kendinizin kalan ömründe rahat etmek için veya çocuklarınızın gelecekte rahat etmesini sağlamak amacıyla birikimler yapıyorsunuz, ev sahibi oluyorsunuz ama ansızın oluşan bir doğa olayı yaşamınıza ve bütün birikiminize saniyeler içinde son veriyor!  Bu, günümüz teknolojisi ve bilgi birikimi içinde kabul edilecek bir durum değildir. Bu konuda yerel yönetimlere büyük sorumluluk düşmektedir. Her yerel yönetici sorumlu olduğu alanın deprem açısından jeolojik durumunu belirlemeli ve ona göre planlama yaparak yerleşim yerinin geleceğini şekillendirmelidir. Bu, bir yerel yöneticinin halkına yapabileceği en önemli hizmetlerden biridir çünkü doğrudan vatandaşın canını ve malını ilgilendiren bir konudur. Bu tür çalışmalarda amaç ‘vatandaşa minimum zarar vererek onu maksimum güvene almak’ olmalıdır.” 

 

3.938 okunma

Yorum Yap

20 Mayıs 2020 Çarşamba

KÖYE DÖNÜŞ

16 Mayıs 2020 Cumartesi

HEPİMİZ ENGELLİYİZ… YA SİZ?

3 Şubat 2020 Pazartesi

Bioenerji, Esma-ül Hüsna ve Dua

6 Ocak 2020 Pazartesi

KUZEY VE GÜNEY…

24 Aralık 2019 Salı

ABDULLAH BUĞRA KOÇLAR...

24 Aralık 2019 Salı

Mayamız mı ekşidi?

3 Ağustos 2019 Cumartesi

BEN ELİMDEN GELENİ YAPACAĞIM...

online ziyaretçi: 10645
 
yukarı