Gül Cumhurbaşkanı! (?) - Eskişehir Haber

Gül Cumhurbaşkanı! (?)

Gül Cumhurbaşkanı! (?)
Yayınlama: 26 Temmuz 2007 Perşembe - 1.401
A+
A-

 

Başbakan RTE, Gül’ün Cumhurbaşkanı olmayabileceği anlamı da çıkarılabilecek konuşması ardından, Gül ekranlara çıktı ve masajını verdi.

“Meydanların sesini yok sayamazsınız!”

Açık açık “ben hala adayım” demedi ama demeye getirdi.

Gül, AKP’de ikinci adam. Öyle değil midir; birinci adama rakiptir ikinci adam.

Gül, Başbakanlığı RTE’ye bırakan adam.

Burukluk yaşamamış mıydı, o zaman?

Gül, meydanların sesinden söz ederken, yüzünde güller açıyordu.

Belli ki, Cumhurbaşkanlığı makamına yakın hissediyordu kendini.

Meydanlarda mağduriyetten söz ederken, makam; “hakkımdır” mesajı vermemiş miydi?

Oysa Cumhurbaşkanlığı kimseye “hak” değildir. Padişahlık dönemi çok gerilerde kaldı. Şehzademidir ki Gül, “hakkımdır” deme durumunda olsun. Makam, bir görev yeridir, gül olur, bülbül olur…

Yüzde 47 ile gelen AKP iktidarı, önceki beceriksizliğinden çıkardığı dersle, bu sefer cumhurbaşkanı seçiminde daha tutarlı davranacaktır.

Kim bilir belki de, taktik icabıydı Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı. Önce gerilim yaratıp, sonra mağduriyet politikasını kullanarak seçmenin karşısına çıkmaktı amaçlaerı. Öyle düşündülerse, başardılar, kutlamak gerekir.

Hitlerin, birahane darbesi ardından bir aylık hapis cezasına çarptırılması sonrası onun mağdur edildiği halka inandırılmıştı. Sonrası Nazi yönetimi işbaşına gelmemiş miydi?

RTE’nin, “minareler süngü” şiiri nedeniyle hapsedildiği söylenerek, mağdur edildiği anlatıla anlatıla Başbakanlığa yürümemiş miydi?

Mağduriyet edebiyatı her toplumda geçerli akçe demek ki…

Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunu milletvekili seçimlerinde malzeme yaparak, mağduriyeti de kullanarak yüzde kırk yediyi tutturanlar, şimdi Gül’ün cumhurbaşkanlığına ne diyecek?

Tarikatlar, cemaatler koalisyonu AKP, şimdi yeniden “Gül”mü diyecek.

CHP, Gül’e itirazı var, sürüyor.

MHP’de itiraz edecek gibi görünüyor.

Aday benim, destekler misiniz demek, uzlaşma arayışı olarak değil, dayatma olarak kabul ediliyor.

Her ne kadar da olsa MHP’ye, “mecliste oylamaya katılmamak, CHP’yle birlikte hareket etmektir” diye medyatik baskı yapılsa da…

Tersi durum, MHP’nin, AKP’yle birlikte hareket etme anlamına gelebilecek davranış göstermesi zor görünüyor.

367 meselesi orada duruyor.

Daha da önemlisi RTE, Gül’ün cumhurbaşkanlığını sahiden ister mi?

RTE’nin en çok aradığı husus, Cumhurbaşkanıyla uyumlu olmak istencidir.

Gül, vücut dilinden anlar da, Cumhurbaşkanı olursa sürdürmek ister mi?

Menderes- Bayar ilişkisinde bile uyum, sonuna kadar sürmemişti.

Hele hele, Akbulut - Özal, Çiller –Demirel ilişkileri hiç uyumlu gitmedi.

Demirel- Ecevit ilişkisi ise mükemmel denebilecek seviyedeydi.

Cumhurbaşkanı başbakan ilişkilerinde uyumdan söz ediyorum.

Aynı siyasi çatıdan gelen kişilerin, Başbakan – Cumhurbaşkanı ilişkileri sanıldığı gibi uyumlu gitmemiş.

Nedir buradaki sihir?

Aynı siyasi partiden gelen başbakanla, cumhurbaşkanları neden uyum gösteremezler?

Yönetim iki başlı hale gelir de her halde onun için.

Bence sihir budur.

Cumhurbaşkanı, yürütmenin işine karışır mı?

Aynı siyasi görüşten olursa, doğal olarak karışmak ister.

Tarafsız kalmak gibi de bir sorumluluğu var.

Hele hele Gül gibi bir ikinci adam…

Durum biraz karışık gibi…

AKP bunu nasıl çözer, bilinmez ama…

Kendi içinde baya baya ölçülüp, tartılıp, AKP’nin değişik katmanlarda tartışılıp sonuçlanacak bir durum. Basına yansıyan kadarıyla bileceğiz.

Sessiz bekleyiş, aday ismi ortaya çıkıncaya kadar sürecek.

Gül aday olursa, başa dönmüş sayılırız.

Bir yanda  27 Nisan açıklaması var. Duruyor orada.

Öte yanda, aday olmazsa Gül, “yandı gülüm keten helva!”

Mahir Öztürk







Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024