Kaybedenler - Eskişehir Haber

Kaybedenler

Kaybedenler
Yayınlama: 24 Temmuz 2007 Salı - 1.231
A+
A-

 

Ülkenin bütünlüğü, bağımsızlığı, dış politik gelişmeler…

Dış borçlar. Cari açık…

Gelir dağılımındaki bozukluk, vergi adaletsizliği, asayişsizlik, daha bir yığın şey.

Birlik, beraberlik, bütünlük…

Küresel güçlerin Ortadoğu’da sahnelediği trajik oyun…

Orta direğin kavradığı, kaygılandığı konulardı.

Ya sokaktaki adam!

Sokaktaki adamın kaygısı, kavrayışı neydi?

Son seçimde kaybedenler, sokaktaki adamın sorunlarını,  kaygılarını kavramış mıydı?

Yüz yüze iletişim kurabilmiş miydi?

Kapısını çalıp, halini, hatırını sormuş muydu?

Sokaktaki adamı, partilerine çekebilmişler miydi?

Yoksa, kaybeden siyasiler, seçime çeyrek kala, köyleri dolaşmaya başlayıp, onun anlamadığı bir dil kullanarak nutuk mu attılar.

Yoksa sosyal demokrat siyasetçi, sokaktaki adama yabancılaşmış mıydı?

Sosyal demokratların, sokaktaki adamla iletişim kurmada bir kopukluğu mu vardı?

Onların sokaktaki adamla İletişim kurmada uzman propagandistleri var mıydı?

Sosyal demokrat partilerin propaganda çalışmalarını yönlendiren genel merkez birimleri var mıydı?

Genel merkezlerin parti tabanının genişlemesi hedefi… Köylere, çevre mahallere kadar uzanan parti birimleri…

Köylüyü aydınlatan, köylünün sorunlarına çözüm bulan o eski öğretmenler.

Var mı?

Sokaktaki adam tek yönlü bir siyasi etkinin altında mı kalmıştı?

Sosyal demokrat parti il ve ilçe örgüt binalarının seçime çeyrek kalana kadar kapısı kapalı mı kalmıştı?

Kaybedenler neden kaybettiler?

Açıklama;

Mantıksızlık, akıl tutulması!

Olabilir!

Ama mantıksızlığı, akıl tutulmasını ortadan kaldırmak siyasetçinin görevi değil mi?

Onun anladığı dilden konuşabilen, onun ufkunun kapsamı alanına girebilen, beklentilerine çözüm üretebilen, onun altından kalkamadığı sorunlara umut olabilen etkin propaganda yapabilen siyasi kadrolar oluşturulmuş muydu?

Kaybedenler, neden kaybetti?

Kaybedenler, varsam ben varım, başkası olmasın duygusu içinde dar kadroculuk hareketi içindemiydi?

İçine kapanık bir siyasal yapıya mı bürünmüştü?

Kaybedenler, sahiden sadece sosyal demokrat partiler miydi?

Huzur, güven, istikrar…

Önümüzde ülkeyi bekleyen büyük sorunlar var.

Hediye paketlerinin tükendiği, kömürün bittiği zaman geldiğinde…

Cumhurbaşkanı seçimleriyle ilgili dayatmanın sürdüğü bir durumda…

Sıcak paranın artık şu karları realize edelim dediği zaman geldiğinde…

ABD’nin İran seferine çıktığı bir sırada, ya da Iraktan çıkma bahanesiyle Doğu Anadolu’ya konuşlanmak istediğinde…

AB’nin federasyona geçin, Ermeni soykırımını artık kabul edin, Kıbrıs’ı çözün diye bastırdığında…

Ne olacak?

Piyasalar bozulduğunda…

Kaybeden kim olacak?

Yerli sanayi, esnaf, memur, köylü, işçi… Bir avuç mutlu azınlık dışında halkımız.

İşsizler!

Üniversitelerden mezun olan yüz binler, işsiz…

Köylü ürününü satamaz…

Zaten geçim sıkıntısı çeken emeklinin maaşına göz dikildiğinde…

Kaybeden kimdir?

Borçlular!

Borçlu olmayan mı var?

Dünyada serseri mayın gibi dolaşan bir trilyon dolar sıcak par, bunun doksan milyar doları burada.

Sıcak para girişi devam ederse ne ala. Tozpembe ekonomi devam…

Japonların bir sözü vardır, “balık yemesinden önce, tutmasını öğretiriz”

Tutmasını unuttuk, balık yiyoruz.

Bir başka söz de, “devletlerarası borç, balığın oltayı yutması gibidir, yumşak yumuşak girer, çıkarken parçalayıp çıkar.”

Sahi, ağzı parçalanmış, sofradaki balık kimdir?

Kaybeden kimdir?

Bir seçimdi ki, kaybedeni kazananı var?

Kazananlar, kazandıklarının farkında.

Kaybedenler, hala farkında değil!

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024