Ortalık Karıştı
PKK Terörüne karşı askeri harekat bitti, ortalık karıştı.
Kanaat yayıcılar dediler ki, Amerika’nın isteği üzerine çekildiler!
Genelkurmay, Hayır, alakası yok dese de kimseleri inandıramadı. Çünkü dünya basını Amerikanın isteğiyle savaş bitti haberi yayıyordu ortaya. Büyükanıt Paşa, yok böyle bir şey, varlığını ispat etsinler üniformamı çıkarırım diyecek kadar kesin konuşuyordu.
Görüntü ise başka…
Ortalık karıştı!
Ortalığın karışması kimin işine gelir?
Ortalığın karışması için kim, hangi kurnazlıkla hareket etmiştir?
Tartışılan konuşulan bu değil.
Ordumuz teröriste karşı dünyaya örnek bir operasyon sergiledi, sivilleri, çocukları incitmedi bile. Filistin’de, Afganistan’da, Irak’ta çocuklar katledildi, katlediliyor.
Ordumuzun tek kabahati Irak’ın kuzeyinde bir köprüye zarar vermesi imiş. Bunu söyledi Kuzey Irak’ın şımartılmış, teröre göz kırpan sözcüleri. Ordu çekilsin yaygaraları.
İlginçtir yaygara, ordu çekilmeye başladığı sırada koparılmıştır.
Öyle anlaşılıyor ki operasyon, ABD’nin bilgisi dahilinde, kapsamı ve süresi sınırlı olarak planlanmış.
ABD, harekâtın ne zaman başlayıp ne zaman biteceğini bilmemesine imkân var mı? Nitekim Amerika’da kalan, Amerikalılarla iyi konuşan, ABD’nin temennilerini en iyi nakledenlerden Yasemin Çongar da aynı şeyi söylüyor.
Harekâtın en azından mart ayına sarkmayacağını bilen ABD’li bakanın daha Asya yolarlındayken “Türk askeri derhal çekilsin” mesajı, bunu ABD başkanının aynı kararlılıkla sürdürmesi nedir?
Ordunun yıpratılması.
Amerika’nın nabzı Yasemin Çongar’a göre, sadece askeri yöntemlerle değil siyasi yöntemlerle çözüm bulmak gerekirmiş. Türkiye PKK’yı dağdan indirecek mekanizmaları geliştirilmeliymiş. Bir de bu savaş bitmeliymiş.
Terörle uzlaşılabilir mi? Terörle mücadele ne zamandan beri “savaş” oldu?
Yasemin hanımefendi Amerikanın sesi…
Çünkü Mart ayı diplomasi ayı olacakmış.
Operasyon tamamlanmış, operasyon kısa sürmeli yaygarası koptu.
Kurnazlık!
Uluslar arası ahlaka uyar mı?
Siyasi olarak ne yazık ki buna cevap verilemedi
Dışişleri Bakanı tatilde mi?
Savunma Bakanı, Başbakan ne demişti, bilen duyan var mı?
Yaygın Basın meseleye hangi açıdan bakıyor? Hangi gözlük var gözlerinde?
Kanada’dan bir emekli asker, internet arkadaşım yazmış; “BBC ve CNN… Ve yabancı gazetelerde neler yazılmış onlara baktım. Maalesef hepsi, gerek Bakan Gates ve gerekse Bush'un isteği üzerine çekildiler diyorlar. Irak Kürt tarafı da ‘bu isin askerle aşılamayacağını anladılar’ diyorlar… Bu işin içinde bit yeniği havası var”
Bit yeniği, bilerek bilmeyerek içine düşülen durumdur.
Bir tuzaktı kuruldu, sazanlar atladı. Sazanlıktır bu.
İktidar tribünlere oynuyor; dışarıya verdikleri bir yanıt yok. Dünya kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik bir açıklama yok.
Muhalefet, “neden kısa sürdü” sorusunu soruyor. Israrla sürdürüyor sorusunu.
Yanıt Genelkurmaydan. Hükümet suskun.
Asker dışardan baskıyla mı, yoksa planlandığı şekilde mi geri çekildi?
Genelkurmay, baskıyla çekilmedik, zaten çekiliyorduk diyor.
İnanmak gerek.
Muhalefet, baskı olduğu muhakkak diyor.
Baskının, alameti farikası kurnazlık!
İşte buna cevap vermek gerekti. Ne iktidardan, ne muhalefetten buna cevap yok.
Ne demişti Genelkurmay Başkanı, “bir gün de olabilir, bir yılda”
Öğreniyoruz ki, o gün zaten birliklerin üçte biri çekilmişti.
Başbakan “siyasi sorumluluk bizdedir” diyor. Doğru siyasi sorumluluk, tamamen hükümettedir.
Hükümet tribünlere oynayacağı yerde, dışarıya karşı güçlü mesajlar verebilmelidir.
Burada muhalefetin de siyasi sorumluluğu vardır.
Genelkurmaya “Haksız ve seviyesiz saldırılar” dedirtecek kadar TSK’yı kızdıran, kontrolden kaçan, istikameti şaşıran açıklamalara fırsat da vermemek, son da vermek sağduyunun gereği olsa gerek.
Ortalığın karışmasına kim seviniyor ona bakmak gerek.
Mahir Öztürk



