Masum Türker Uyarıyor - Eskişehir Haber

Masum Türker Uyarıyor

Masum Türker Uyarıyor
Yayınlama: 22 Şubat 2007 Perşembe - 1.373
A+
A-

57. Hükümetin ekonomiden sorumlu son devlet bakanı.

Şimdi Demokratik Sol Partinin Genel Başkan Yardımcısı.

Amerika’nın Irak’ı işgal etme acelesi, birilerinin yaylalardan erken seçim tarihini ilanı olmasaydı eğer, Masum Türker’li, Ecevit Başbakanlığındaki 57. hükümet üretimle kalkınarak, refahı paylaşarak büyüyen bir ülke olacaktı.

Kim bilir belki de, Amerikan Başkanı Buş, Irak’a saldırı planından vazgeçecekti.

Olmadı… Olamadı…

RTE bir yerlerden bulunmuştu. AKP kurulmuştu…

57. Hükümet içine önce nifak sokulmak istendi, sonra DSP ikiye bölündü, Erken seçime gidildi. 

Devlet deneyimi, bilgi birikimi olmayan… Sadece ihale ve komisyonlardan anlayan bir belediye ekibi iktidar oldu.

Geldik bu güne…

Masum Türker televizyonlardan birindeydi.

Dört küsür yıllık AKP iktidarını, siyasi ve ekonomik gelişmeleri tarihsel bir bakışla anlattı. Ve sonunda halkına uyarısını yaptı…

Dedi ki;

“Lozan’dan hemen sonra Atatürk iki önemli kanun çıkardı. Birisi “Köy Kanunu” diğeri “Tapu Kanunu”

“Köy Kanunu’yla tarım arazilerinin yabancıya satışını yasakladı.”

“Tapu Kanunuyla Gayrimenkul edinmede ise mütekabiliyet esaslı ve 60 dönümü geçmemek şartı getirdi.”

“ABD, 1926’da Lozan antlaşmasını kabul etmeyişinin altında bu iki kanun vardır.”

Demek ki, Amerika için bu kadar önemli bir kanundu

AKP hükümeti, bu iki kanunu sonuçlarını tartmadan, tartışmadan kaşla göz arasında değiştirdi. Şimdi satılan topraklar, gayrimenkullerin ne kadar olduğunu bilen yok ama gelen parayla övünenler var.

Türker dedi ki, “Lozan öncesi, Yunanistan daha İzmir’e çıkmadan, yabancı aileler geldiler Ege kıyılarında büyük miktarlarda toprak satın aldılar. Yabancıların Yunan işgalini desteklemelerinin bir sebebi de sözleşmeli aldıkları toprakların tapu tescil işlerini yaptırmak istemeleridir. O nedenle bunlar Yunanlıların İzmir’i işgalini sevinçle karşıladılar. İngiliz’diler, Alman’dılar, Fransız’dılar, İtalyan’dılar. Yunan yenilince, bunlar da toprakları satıp gittiler.”

Bu gün yeniden alıyorlar…

Sanki Lozan öncesi, işgal öncesi bir durum var… Başta Damat Ferit, pardon Recep Tayip Erdoğan var.

Türker, “Morgage işte böyle bir sürece dayandırıldı” diyor. “57. hükümette Morgage’a meraklı olmadık. Morgage AKP hükümetiyle örtüştü. Bırakın Morgage’yı, krediyle gayri menkul satışlarında dahi, taksitlerini ödeyememek yüzünden bir çok konut bankaların eline geçmeye başladı. Dünya’da başı boş para gidecek yer arıyor. Morgage’ye iyi bir yatırım, vatan kurtaran olarak bakmamak lazım…”

Morgage’ın uygulandığı ülkelerde kredi taksitini ödeyememek yüzünden bankaların eline geçen konutlar, piyasa da çok ucuza gittiği için böylece Morgage mağdurları ve zenginleri yaratıldığından söz ediliyor.  Asıl kazanan ise banka oluyor.

AKP, Morgage’ye neden bu kadar hevesli?

Türker şöyle açıklıyor; “ Gayrimenkul stoku var. TOKİ elindekilerini satamıyor. Medya heyecanıyla bir pazar yaratılmaya çalışılıyor.” Ve ekliyor, “ Morgage’den bir ev alsan, artık ben borcumu kapatmak istiyorum desen, cezalandırılıyorsun. Evi değiştirmek isteseniz, zararlısınız. Alt yapısı yok. Morgage’yi kurtarıcı gibi göstermek yanlış.”

Faizlerin yüksekliğinden, Hazine’nin ihtiyaçtan fazla borçlandığından söz eden Türker, “AKP’nin, finansman sağlayan unsurlardan birisi olan emeğin hakkını vermediğini” belirtti. “Bu hükümet 57. hükümet zamanında çıkarılan iş güvencesi ve işsizlik sigortasının işlevini yok etti” dedi.

Merkez Bankası 2-8 Şubat 2007’de 2 milyar küsür dolar dövizin  azalmasıyla rezervin yaklaşık 62 milyar dolarlara indiğini açıklayan Türker, “bankalardan döviz çıkıyor demektir. Hangi bankalar dövizin fiyatını düşürdü? Bunun bilinmesi gerekir” dedi.

Dövizin gerçek değerinin 2 lira civarında olduğuna vurgu yapan Türker, “aslında bir panik var, panik havası yatıştırılmaya çalışılıyor. Kur üzerinde oynanarak, Türkiye’de ciddi bir soygun yapılıyor. Arbitraj karları yaratılıyor. Hazine enflasyona endeksli borçlanıyor” diyor.

Başbakanın fevkalade doğru söylemediğine vurgu yapan Türker, “İMF’ye borçları istediğimiz zaman bitiririz diyen başbakan, iki yıl daha anlaşmayı uzatıyor. Bu borç niye artıyor? Bu borç nereye gidiyor?”

Katlanarak artan cari açık var. Toplam 71 milyar dolar olmuş. AKP, 2002’de teslim alırlarken Türkiye’yi  cari açık 1.5 milyar dolarmış.

71 milyar dolar cari açıktan ayrı bir de gayri resmi cari açıktan, ithalat rakamlarının küçültüldüğünden, 71 milyar dolar cari açığın sıcak para ile karşılandığından söz eden…

Türkiye’deki döviz rezervi sıcak parayı karşılayacak durumda olmadığını belirten Türker, “Hazine wep sitesi IMF’ye 10.3 milyar dolar borç var, Başbakan 8.5 milyar diyor. İddia ediyorum, bütün rakamlar saptırılıyor. İstatistik rakamlar gerçeği yansıtmıyor. Toplam borç 352 milyar YTL, bir de kayda girmeyen borçlar var. Ulusal menfaatler göz ardı ediliyor, Türkiye fevkalade yanlış bir yapıya dönüşüyor. Gençlerin gelecekleri karartılıyor. Türkiye pamuk ipliğine bağlanıyor. Dışarıdan piyasaya dikkat edin ikazları geliyor. Bir sağdan bir soldan tokat yemesin yatırımcı…” diyor.

            Önceki ekonomiden sorumlu bakan Masum Türker uyarıyor.

            Bilgilerinize sunarım.

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024