Eğitim İş´in Bildirisi
Eğitim İş’in il ve ilçe başkanlarından oluşan 60 kişi geçenlerde başkanlar kurulu olarak Ankara’da toplanmış, sonuç bildirisi açıklamışlar.
Bildiri benim de elime geçti.
Tüm basınımızın ilgilendiği tek konu Kurtlar Vadisi, günlerdir manşetlerde Kurtlar var, sofraya ne konuyorsa o yeniyor. Yayınlansın mı, yayınlanmasın mı? Tartışma giderek büyüyor. Ama ne yazık ki söz konusu bildiri basında hiç yer almadı. Ya da ben göremedim.
Eğitim, temel konu.
Gençlerimizi nasıl yetiştireceğimizle ilgili.
Gençlerin beyinleri yıkanıyor…. Kurtlar Vadisi… Gençleri şiddete yönlendiriyor… Böyle deniyor. Aklı başında veliler kaygılı.
Eğitimin esas unsurları öğretmenlerimizin başkanlar kurulu bildirisi malum medyamızda hiç ilgi çekmiyor. Haber değeri taşıdığı düşünülmüyor. Maalesef basınımız böyle…
Bildiri şöyle başlıyor; “ Küreselleşmenin tek parçalı sermaye, çok parçalı dünya hedeflendiği emperyalist politikaların ülkemiz ve bölgemiz üzerindeki oyunlarını açıkça sergilediği bir dönemde, EĞİTİM-İŞ, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, Cumhuriyet kazanımlarından yana, tam bağımsız bir Türkiye için sorunlara çözüm üreten yaklaşımla ve anti-emperyalist bir duruşla varlığını koruyarak yükselecektir.”
ABD’nin Ortadoğudaki yeni işgal planları ve saldırılardan duydukları kaygı dile getiriliyor bildiride.
Türkiye’nin bölünme tehlikesine işaret ediliyor.
Büyük Ortadoğu Projesinden söz ediliyor. Hani şu eş başkanı RTE’nin de içinde bulunduğu..
ABD ve AB’nin emperyalist planlarının parçası olmamak gerektiğini vurguluyor.
AB’nin taleplerinin artık ulusal bütünlüğü, cumhuriyetin temel değerlerini tehlikeye sokar hale geldiğine dikkat çekerek AB ilişkilerinin askıya alınması gerekliliğini açıklıyor.
Eğitim İş’in eğitimcileri, seçim sisteminin azizliği sonucu AKP’nin mecliste elde ettiği adaletsiz gücüne ve dış desteklere güvenerek Cumhuriyet Devrimleri kazanımlarının adım adım yok edilmesinde mesafe kaydettiğini, Türkiye Cumhuriyetinin tarihin en ağır bunalımı ve en beceriksiz, en acemi hükümetiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
Sayısal güce dayalı olarak Cumhurbaşkanının belirlenemeyeceğine vurgu yapıyor.
Eğitim ve eğitimcilerin sorunlarına çözüm talep ediliyor; Eğitimde fırsat eşitliği, yeniden devlet okullarına dönülmesi, eğitime bütçeden daha fazla pay, gençlerin şiddetten korunmasına dönük eğitim politikaları; bilimsel, laik, ulusal…
Eğitimde sözleşmeli, ücretli gibi ilkesiz çalıştırma yöntemlerinin terk edilmesi… Farklı kaynaklardan öğretmen alınmaması… Öğretmenlerimizin özlük haklarının nasıl zedelendiğini gösteren bir çok örnek sıralanıyor bildiride.
Bilimsel verilerden uzak, konuşma ve yazım dilini olumsuz etkileyen ders kitaplarından kurtulmanın gereğine işaret ediyor.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in antidemokratik olarak, yönetmeliklere de aykırı bir şekilde oluşturduğu 17. Milli Eğitim Şurasında alınan kararların iptal edilmesiyle ilgili dava açtıklarını bildiriyor.
Özel ve vakıf okullarına kaynak ve öğrenci aktarmayı amaçlayan şura kararları yerine ulusal eğitim kurultayının toplanmasını istiyor.
MEB’deki kadrolaşmaya işaret ediliyor.
Eğitim İş Başkanlar Kurulu bildirisi ardından 17 Şubat’ta bir açıklama daha yapıyor.
Türkiye, istikrarlı bir biçimde fakirleşmektedir.
AKP, sürekli istikrar diyor ya…
Eğitim İş’e göre işte AKP’nin istikrarı:
AKP iktidarında toplam kamu borcu % 63 artmış.
Faize ödenen paranın sadece onda biri eğitime ayrılmaktaymış.
İstikrarlı bir şekilde yoksullaşarak dörtte bir nüfusu da aşar hale gelmişiz.
2007 bütçesinde yatırıma, üretime, istihdama ödenek ayrılmamış.
Yatırım yapmadan, üretmeden, istihdam sağlamadan 2008’de İMF borç faizlerini nasıl ödeyeceğiz. Üstelik satacak bir şeyimiz kalmadığında…
Bir de okumuş okumamış gençler sokakta… İş, güç yok dolaşıyorlar…
Eğitim İş’e başarılar dilerim.
Mahir Öztürk



