Uçurdular!
Uçurduk, uçurduk, Türkiye’yi uçurduk diyorlar.
Uçurdular! Nasıl mı?
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, merkezi ABD’de, Türkiye’de de şubeleri olan
Citibank’ın 2 milyar dolar tutarındaki vergi borcunu bir olurla sildi mi?
Borç silmeyi onaylamış!
Böyle bir yetkisi var mı?
Ne gerek var ki?
Çıkartır, kendi adına beşinci yasayı da, olur biter. Daha önce dört tane Unakutan yasası çıkmadı mı?
O, RTE’nin Kemal abisi.
Vergi, kamunun, milletin parası değil mi?
Citibank’ın milyar, milyar dolar, vergi borcunu silen niyet, halktan vergiyi toplarken bu kadar iyi niyetli mi?
Para piyasalarında yabancılara “sıfır” stopaj, Bu memleketin vatandaşına yüzde on vergi. Kendi memleketinde vatandaşına yabancı muamelesi yapan bir Maliye Bakanı var.
Bu memleketin her şeyini satacam diyor.
RTE boşuna köylüye “ananı al git” demiyor
Mobil telefonlardan alınan vergi, dünyanın en yükseği… Bizden sonra en yüksek vergi uygulayan Uganda; bizim yarısı kadar.
Kazanca göre değil, tüketime göre herkesten eşit alınan “dolaylı vergiler” % 70’leri geçti. Gelir dağılımı daha da bozuldu.
En pahalı mazot, en pahalı elektrik bizde…
Dünyanın en yüksek faizi Türkiye’de...
Bankaların % 42’si yabancılarda…
Borçlar almış başını gidiyor; devlette, özel sektörde, kişilerde…
Ödenemeyen senetler, karşılıksız çekler, kredi kartı borçları.
Bir eli yağda, bir eli balda, bir eli yumurtada Unakıtan’ın umurunda mı?
IMF’den gelen talimatları uygulayan bakan…
Yokluk, yoksulluk, yolsuzluk aldı başını yürüdü.
Terör hortladı!
Türkiye’yi uçurdular.
Uçurduk diyorlar ya…
Nereden nereye diyorlar ya…
Türkiye’deki seçimleri Avrupa Parlamenterler Meclisinden 32 kişilik heyet izleyecek.
Türkiye demokratik bir ülke... Hiçbir zaman böyle bir izlemeye tabi tutulmadı.
Sanki Türkiye, muz cumhuriyeti…
Kim davet etti bunları?
2002 seçimlerinde de gelmek istemişlerdi.
2002’de siyasi iktidar, bu Avrupalı izlemecileri kabul etmemişti.
Avrupalı bu izlemeciler, hangi Avrupa ülkesinde seçimleri izler. Hangi Avrupa ülkesi bunu içine sindirir?
AKP hükümeti içine sindirmiş görünüyor.
AKP, dökülüyor…
AKP’yi olduğundan yüksek göstermeye çalışan, olup bitenlere bir perde gerip milleti habersiz bırakan bir garip medya var.
Onda, bunda, şunda anket şirketleri, sipariş anketler…
AKP’yi % 42-48 göstermekteler.
Hürriyet’te Milliyet’te yer alıyor.
Tepki taa Kanada’dan geliyor.
Kanada’da bir okur, Hürriyet gazetesi yazarlarından Oktay Ekşi, Emin Çölaşan, Bekir Coşkun, Rahmi Turan’na elektronik ileti göndermiş. Bir uzantısı da bana geldi.
Aynen şöyle diyor;
“AKP’nin gayretleriyle (!) Time mecmuasına bile kapak olduğumuzu ve “Time’nin kabağı” başlıklı yazınızda AKP’nin 4.5 sene içindeki şahane (!) faaliyetlerinden bahsediyorsunuz.
Bu gün yine aynı Hürriyet’te Ertuğrul Özkök, “AKP’ye oy verilir mi” diye yazısına başlayarak RTE’yi neredeyse göklere çıkarıyor ve yine yağını çekiyor. Bu kadar güzel seçim reklamı yapılmaz. Acaba gazeteniz mi yoksa kendisi mi reklam ücreti alıyor? Merak ediyorum.
Ben anlamıyorum, neden E.Özkök ve Ahmet Hakan gidip de Vakit gibi bir gazetede yazmıyorlar. Arkadaşlarım çok kereler söylediler, “artık Hürriyet okunmaz” diye. Sizin gibi birkaç yazar nedeniyle hala Hürriyet okuyoruz. Belki bırakmamız lazım!”
Hürriyet gibi gazeteler AKP’yi % 40’ların üzerinde gösteriyorlar
İnsaf!
AKP milletvekillerinden birisi, bir zamanlar “tuz koktu” diye feryat ediyordu.
AKP’nin “tuz” olduğu dönemde aldığı oy %34.
Kokmuş tuza bu kadar itibar nasıl olur?
RTE gergin, RTE sinirli!
Gerginliğin, sinirliliğin nedeni Amerikalıların yaptırdığı anketmiş.
Bu araştırmaya göre; AKP, üçüncü partiymiş.
O sinirle RTE, “tek başına iktidar olmazsam, siyasetten çekilirim” dedi.
Kantara çekilecek, kaç okka geldiği görülecek.
Hem de iki kantar tartacak.
Birincisi; seçimler, barajı aşacak mı aşamayacak mı?
İkincisi: Yüksek yargı, meclisteki dosyalar.
AKP taraftarları şimdi uçurtma uçuruyorlar.
Seçime bir iki gün kaldı.
Mahir Öztürk



