Burdur´un Köyleri (3)
Daha önce Burdur’un köyleri başlıklı iki yazı yazmıştım. O yazım internet sitelerinde en çok okunan yazılar arasında yer aldı. Demek ki okuyucumuz köyle ilgili yazılara daha ilgili. Köylerde ne oluyor, köylünün derdi ne, ne yiyor, ne içiyor, nasıl yaşıyor?…
Bu seferki Burdur Köyleri yazım biraz farklı. Burdur Köylerinde siyaset nasıl yapılıyor?
Biraz trajik komik, biraz öz eleştiri niteliğinde…
Köye ve köylüye en yakın gördüğüm parti DSP’nin yereldeki çalışmalarıyla ilgili.
10 Şubat günü DSP Burdur Merkez İlçe kongresi yapıldı. Belediye Düğün Salonunda yapılan kongrede İlçe Başkanı Fevzi Konak, “birliktelikle halkımıza politikalarımızı anlatmamız lazım. 57. Hükümet zamanında yaşadıklarımızı biliyorsunuz. Haksız ve dayanaksız saldırılarla karşı karşıya kalan partimiz, bugün aranan özlenen partidir.” Dedikten sonra “Çalışmalarımızla halkımıza biz buradayız mesajı vermemiz gerekmektedir. Atatürk’ün yolunda, Ecevit’in ışığında Sezer’in önderliğinde yolumuza hep birlikte devam edeceğiz.” Mesajı verdi.
Çok güzel bir konuşmaydı.
Arkasından İl Başkanı konuştu. Konuşmanın bir yerinde, “Partimiz şimdiye kadar 25.000 köyü ziyaret etti. Biz de ettik” dedi.
Aklımdan, sayın başkan siz son üç yılda kaç köyü ziyaret ettiniz demek geçti…
O anda soramadım ama sonra öğrendim ki yarısını filan ziyaret etmişler.
Kongre sonrası il binasına gelmiş olan partililere bizim başkanı Özen, “Ben, yarın Gölhisar tarafına gitmeyi düşünüyorum, gelen var mı?” sorusunu sorması üzerine, izin isteyip tam kalkmak üzereydim ki, başkan, “Mahir Bey gel seni de götüreyim Gölhisar’a” dedi.
Belli ki plan, program, haber verme yok, o anda akla geliveren bir başkan kararı.
Köylere gitmeyi, köylüyle halleşmeyi severim.
Üsluba takıldım, ne evet dedim, ne de hayır diyebildim.
Sürekli ‘ben’le başlayan cümlelerden oldum olası rahatsız olmuşumdur
Ama yine de o gün köylere gitmeye karar verdim.
Yarın 10.00 – 11.00 gibi gel dedi, 10.00’dan önce gitmişler!
Sonrası başkanla aramızda şöyle bir diyalog geçti;
- Nasıldı köyler? Çok iyiydi…
- Neden erkenden gidecektiniz de haber vermediniz?
- Kusura bakma, çok özür dilerim! Unuttum!
Hatırlarım, bizim başkan çokça özür diler ama bildiğini işler..
10 Mart’ta il kongresi yapılacak. Bizim başkan yine aday.
DSP Burdur örgütünde nice değerli arkadaş var.
Süleyman başkan da değerli, arkadaşlık bağları, dostça yaklaşımları, ahbap ilişkileri ama bir eksiği var siyaseti sevmez, siyaset konuşmak pek istemez.
Düne kadar bizim başkandan şikayet edenler, karşısına bir aday çıkaracak mı bilinmez ama, çıkarsa, kendi adıma destekleyeceğim açıktır.
Çünkü katılımcılık esaslı, parti içi demokrasiyi çalıştıracak, iş bölümüne önem veren, yönetim kurulunda kararlar alabilen, keyfilikten uzak, harcamaları yönetimde alınan kararlarla sayman vasıtasıyla yaptıran bir il yönetimine ihtiyaç var.
Genel Merkez açıklamalarını haftalık yönetim toplantılarında okutup üzerinde görüş alışverişi yapan, genel merkez politikalarını propagandanın temeline oturtan…
Propagandanın en yoğun en etkili yapılmasını sağlayan, yerel ve genel siyaseti günü gününe takip eden…
Köyleri, kenar semtleri, sanayi esnafını, çırakları, üniversite gençliğini… ihmal etmeyen.
Raporlarıyla yerel gelişmeleri genel merkeze iletirken, görüşlerde sunabilen…
Böyle bir tempoya hazırlıklı başkan ve yönetime ihtiyaç var Burdur DSP örgütünde.
Görüşüm budur. Paylaşılır mı, paylaşılmaz mı bilemem.
Genel Merkez’in yarattığı rüzgarı artıracak veya söndürecek olan örgütlerdir.
Öncede dedim ya, DSP Burdur örgütünde yukarıda saydıklarımı yapabilecek çok arkadaş var.
DSP Burdur delegesi bunun farkında. Ne var ki son zamanların bir saplantısı da güçten yana olmak hevesidir. Güç kimdeyse ona yönelmek.
Doğrudan yana mı, haklıdan yana mı, çalışmadan yana mı olmak gerçek, güçlüden yana mı olmak gerçek. Güçlüye, gücü veren bu yanlış düşünce değil mi?
AKP, anketlerde, medyada, sifil toplum örgütlerinde birinci gösterilecek. Halkımız güçlüden yana eğilim gösterirse, anketler haklı çıkmayacak mı?
Parti içi güç hesapları yarın halka nasıl anlatılacak?
DSP Burdur il kongresine hazırlanırken delegeler, seçim sürecinde en iyi propaganda çalışmasını sürdürecek başkan kim araştırması yapacak mı?
Delegeler, etkili başkan kim olur sorusuna mı yanıt arayacak? Yoksa güçlü kim hesabı mı yapacak?
Merakım budur.
DSP’nin Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, bizim başkanın hem arkadaşı hem meslektaşı hem köylüsüdür.
Demokrasi ne güzel şeydir…
Mahir Öztürk



