Durmak Yok! - Eskişehir Haber

Durmak Yok!

Durmak Yok!
Yayınlama: 14 Temmuz 2007 Cumartesi - 1.198
A+
A-

 

AKP’nin seçim broşürleri elime geçti geçen gün.

Bir tomar renkli kağıt.

Demişler ki; “Durmak yok, yola devam”, “Bereketli topraklar, bereketli yarınlar”

Bu yol, nasıl bir yol?

Bu yolun sonunda ne var?

Afrikalılaşmak mı?

İzlenen yolda, genetiği değiştirilmiş tohumlarla, kısırlaştırılmış topraklar.

Ülke toprakları pazarlanmış, bir bir elden çıkarılmakta.

Madenler…

Stratejik önemi olan kuruluşlar, hiçbir gelişmiş memlekette olmayan peşkeş…

Bereketten nasıl söz edilebilir?

AKP’nin renkli kağıtlarından birini alıyor, sayfayı çeviriyorum; “tarımsal kredi miktarı 4.2 milyara ulaştı”, “sıfır traktör sarışı beş kat arttı” diyor.

İyi bir şey mi?

Traktör mezarlığı oldu Türkiye, fert başı traktör sayısında dünya rekoru kırmışızdır her halde.

Yabancı şirketlerin traktörüne pazar olduk olmasına ama tarımsal üretim beş kat artmadı ki.

Ürün fiyatları ne alemde?

Mazotun fiyatı ne?

Tarımla ilgili köylünün lehine bir tek uygulama yok.

Çok uluslu şirketler ellerindeki parayı çiftçiye kredi olarak verip hem çiftçiyi borçlandırdı hem traktörünü sattı.

Traktörün mazotu pahalı.

Yatıyla denizde sefa sürenler, özel uçağı ile seyahat edenler için mazot vergisiz.

Çiftçinin, mazotu gübresi, tohumu Ka De Ve’li

Elmas, pırlanta, yakut, zümrüt de vergi ne kadar?

Başbakan RTE’nin ifadesiyle, “alavere, dalavere!”

Bir başka “yola devam” broşürünü açıyorum; Türkiye kesintisiz büyüyor”, “milli gelirimiz 400 milyar”, “kişi başı 5 bin 477 dolar”

            Bunun adı hormonlu ekonomi. Aynı buzdolabında büyüyen hıyar gibi...

Bu dolar, neden çiftçinin, esnafın, işçinin, memurun, emeklinin cebine dolmaz.

Hükümetlerin yetmiş yılda yaptıkları borcu dört buçuk yılda ikiye katlama başarısını gösterdik demiyorlar.

Bu borçlar kimin kasasında?

Broşürde, “işsizlikle mücadele diyorlar”

İşsizlik patladı! Umurlarında değil! En büyük mücadeleleri kadrolaşmada…

“IMF borçları eridi” diyorlar. IMF boyunduruğu hiç olmadığı kadar üzerlerinde… Emeklinin maaşına göz diktiler.

“İhracat rekordan rekora koşuyor” demişler, ithalattan ne haber.

Ondan bir haber yok.

İthalat patladı!

İthalat patlaması, koskoca Osmanlı İmparatorluğunu batırmıştı.

İthalat patlaması ardından Osmanlı borçlanmıştı. Borçları, Genç Türkiye Cumhuriyeti üreterek, alnının teriyle ödemişti.

Bu milletin seksen üç yıldır alnının teriyle biriktirdikleri, pazarlandı.

Tüccar zihniyetli, pazarlama becerisiyle övünen bir başbakan var.

Bir başka broşürde ise; “Türkiye’nin yolunu açtık”, “4 yılda 6 bin 616 km duble yol yaptık” diyor.

Duble yollar trafik terörünün ocağı oldu.

Yollar, yolsuzluk kapıları.

Sayıştay denetiminden kaçırmak için bulunan ihale yöntemleri…

Durmak yok

Yola devam!

R.Tayyip Erdoğan diyor ki; “alavere dalavere!”

Diyeceksiniz ki; RTE o sözü başka bir şey için demişti.

Ne fark eder, ha o, ha bu.

            Mahir Öztürk

 

 

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024