MÜEZZİN Hz. İBRAHİM (AS) - Eskişehir Haber

MÜEZZİN Hz. İBRAHİM (AS)

MÜEZZİN Hz. İBRAHİM (AS)
Yayınlama: 27 Ekim 2011 Perşembe - 5.420
A+
A-

MÜEZZİN, Hz.İBRAHİM(as)

  Sehl İbni Sad (ra) rivayet ediyor:  Rasulullah (aleyhissalatu ve selam) buyurdular ki: “Telbiyede bulunan hiçbir Müslüman yoktur ki, onun sağında ve solunda bulunan taş, ağaç, sert toprak onunla birlikte telbiyede bulunmasın, bu iştirak (sağ ve solunu) göstererek şu ve şu istikamette arzın son hududuna kadar devam eder.” Tirmizi Hacc14(828)

  Hz. İbrahim’in davetini anlamak adına bu “Hadis-i Şerif-in” yeri bir başkadır diye düşünüyorum. Yüce Rabbimiz,  Haccı ifa eden kullarının kendilerine ait bir takım menfaatlere şahit olmaları için Hz. İbrahim’i müezzin yapıyor. Hz. İbrahim telbiye getirerek biz kulları,  inşa ettiği Allah’ın evine davet ediyor.

  Ey Allah’ın Kulları!

 “ Yürüyerek veya incelmiş binekler üstünde, uzak yollardan, derin vadilerden aşarak Allah’ın Beytini tavaf etmeye geliniz. Beyti Muazzam’da bir takım alametler, nişaneler ve Makamı İbrahim vardır. Buraya girenler emniyettedirler ve kirlerinden arınmışlardır.”

  Hz. İbrahim’in nidasına kulak verdiğimde şahit olduğum menfaatleri şöyle sıralamam mümkündür.

 1-Dünyaya ait menfaatler 

 2- Ahirete ait menfaatler

1-Dünyaya ait menfaatler:  İhrama girmekle başlayan yolculuğum bana ahreti (yani mahşeri) hatırlatıyor.  Mahşer; hem yaptıklarımla hem de Rabbimle yüzleşeceğim mekân; dolayısıyla kendimi bilmenin ve bulmanın arayışına düşüyorum ihramlı iken. Arafat’ta gözyaşları içinde ellerimi semaya kaldırışım, yüce mevlaya yakarışım ilahi rahmetin sağnak, sağnak yağıyor olmasından ve benimde buna muhtaç oluşumdan dolayıdır. Adeta sırattan bir köprüyle ahrete bağlanan bu yolun başlangıcı dünya olduğu için dünyaya ait bir menfaat sayıyorum.       

   Aynı şekilde Allah’ın rızasını umarak yöneldiğim  Beyti Haram” bana saygınlık kazandırıyor. Maide Suresinin ikinci ayeti bunu en iyi bir şekilde ifade etmektedir. 

   Bir diğeri, “hükmi sahabi”oluşumdur. Nasıl diye soracak olursanız?

 Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu ve selam)’ın; “Kabrimi ziyaret eden beni hayatımda görmüş gibidir.” İşte buyurun Efendimizin nur sofrasına…

  Başlarken okuduğum Hadisi Şeriften hareketle yerdeki varlıkların benimle telbiye getirerek Hz. İbrahim’in davetine icabet etmeleridir ki; bu varlıkların benimle haccın heyecanını yaşamaları, zikirlerini buna bina ederek yapmaları benim için şahitlikte bulunmalarına da vesile olacaktır. Hele varlık âleminin tesbihatına ortak olup, Yüce Rabbimizin davetine icabet etmenin insanda oluşturacağı iç huzuru varın siz düşünün.

  Bir kongre mahiyetinde olan haccın birbirimizi anlamada ve birbirimize sevgi beslemede en önemli mekân ve zamanı barındırmasıdır.

  Belki de en önemlisi günahlardan arınmış olmamdır. Bu arınma yeniden oluşun ve başlangıcın da yolunu acıyor. Artık bana düşen bu yolda her an ihramlı olmamdır.

  Son olarak “cidal” ve “füsuktan” uzaklaşarak edep dairesinde hareket etmeyi öğrenmemdir. Bütün bu anlatılanları sabır harmanında takva ile yoğurduktan sonra hacı olmayı hak etmiş olmamdır. “Ahirete ait menfaatleri” bir dahaki yazımda anlatacağımdan dolayı affınızı istirham ediyor, diğer yazımda buluşuncaya dek Allah’a emanet olun…





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2024