Porsuk çayında balık ölümleri…
Uyarılar fayda etmedi. Korkulan oldu. Her yıl 20 Eylül -1 Ekim tarihleri arasındaki bir günde yaşanan porsuk çayında ki balık ölümleri bu yıl 29 Eylülde oluştu.
Gece saat 22.30 da Beylikova Süleymaniye köyünden yapılan ihbar üzerine kamu kuruluşları hemen harekete geçti.00.30 civarında balıklardan numune alındı. Büyükşehir Belediyesi atık su arıtma tesisleri, Organize sanayi bölgesi arıtma tesisleri ve Şeker fabrikası arıtma tesislerinin deşarj noktalarından da su numunesi alınarak balıklar ile birlikte referans laboratuarına gönderildi. Aynı saatlerde porsuk çayının su sıcaklığı da ölçüldü. Su sıcaklığı 32 derece olarak tespit edildi.
Porsuk çayına deşarj yapan yukarda ismini saydığımız kuruluşlarımızın son derece modern, yüksek kapasiteli arıtma tesisleri var.
Uzun yıllardır yok olma tehdidi altında olan; porsuk çayındaki flora, fauna ve bu bağlı eko sistem arıtma tesisleri faaliyete geçtikten sonra tekrar canlandı. Havza çevresindeki hemşerilerimiz bu durumdan övgüyle bahsetmeye başladılar. Olta balıkçılığı yaygınlaştı. Bu tatlı rüyanın kâbusla bitmemesi için sürekli ilgilileri, siyasetçileri ikaz ettiler. Ve porsuk çayına sahip çıktıklarını gösterdiler.
Porsuk havzası çevresinde yaşayan hemşerilerimizin yüksek çevre duyarlılığı sayesinde her yıl bir hafta devam eden balık ölümleri bu yıl yarım gün sürdü.
Kamu otoritesi olaya anında müdahale etti. Yanlış yapanlar deşarjlarını anında kesti.
Halkta oluşan infial İl Genel Meclisini de hareket geçirdi. Porsuk havzasında ki balık ölümlerini araştırmak için meclise verilen önerge; Çevre ve sağlık komisyonuna havale edildi. Komisyonun raporunu bu ay tamamlaması bekleniyor.
Şimdi herkes zehirli atığını porsuk çayına akıtanın bulunup cezalandırılmasını bekliyor.
Ceza porsuk çayında bozulan çevreyle ilgili sistemi geri getirmeyecek ancak caydırıcı bir işlev icra edecek.
Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için konunun havza bazında ele alınması mutlaka hayata geçirilmelidir.
Nehirlerimiz, çaylarımız havzanın başından denize döküldüğü yere kadar havza yönetiminin kontrolünde olmalı havzada alınacak tüm tedbirlerde havza yönetiminin görüş ve önerlerine itibar edilmelidir.
Tüketiciler sağlıklı bir çevrede yaşama haklarına sahip çıkmalı biz yoksak kimse yoktur düşüncesi ile kamu otoritesi, siyasetçiler üzerinde baskı oluşturmalıdır.
Bazıları fark etmese de değişim başladı. Nehir aktığı yerden iki defa akmaz. Porsuk çayını, çevremizi kirletmeye düşünenler bundan sonra daha fazla riski göze almak zorundalar. Bizden hatırlatması…



