Kredi kartı aidatı yasallaştı mı? - Eskişehir Haber

Kredi kartı aidatı yasallaştı mı?

Kredi kartı aidatı yasallaştı mı?
Yayınlama: 24 Ağustos 2011 Çarşamba - 5.400
A+
A-

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2008 yılında, bankacı ile tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinde hüküm bulunmasına rağmen, sözleşme matbu sözleşme olduğu, 12 punto harflerle yazılmadığı, taraflar arasında müzakere edilmediği bu nedenle hükmün tek taraflı düzenlendiği, tüketici aleyhine “haksız şart” niteliği bulunduğu gerekçesiyle bankanın tüketiciden kredi kartı üyelik aidatı talep edemeyeceği düzenlemesini getiriyor.

Yıl 2011 ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi bu sefer kredi kartı üyelik aidatının “hizmet karşılığı bedel” olduğu, “haksız şart”a girmediği gerekçesiyle tüketici aleyhine karar verdi. Üstelik sözleşmede bu düzenleme olsun veya olmasın fark etmez dedi.

 
İlk Yargıtay kararı ile son Yargıtay kararı nitelik olarak birbirinden farklıdır.
Birinci karar, cumhuriyet savcılığının "kanun yararına bozma" yoluyla yaptığı başvuru sonucu alınan bir karar olduğu için tüm adli mercileri bağlayan bir niteliğe sahiptir.
İkinci karar ise  bir uyuşmazlığı sonuca bağlayan ve sadece o uyuşmazlık için geçerli olan bir karardır. Kaldı ki son Yargıtay kararı kredi kartı aidatı ile ilgili uyuşmazlığı çözen bir karar da değil. Bilindiği gibi, olay İzmir’de yaşayan bir tüketicinin üyelik aidatının iadesi için giriştiği hukuk mücadelesi ile başlıyor.  Tüketici tahsil edilen kart aidatını mahkeme kararıyla geri alıyor, banka buna karşın kartı iptal ediyor. İşte, son Yargıtay kararı, kart iptalinin mümkün olduğunu söylüyor.
  
Kafaları karıştıran, gerekçede geçen "verilen hizmetin bir karşılığı olmalı" ilkesine atıfta bulunulmasıdır.
 
 Ancak taraflardan biri tüketici olunca devreye 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun giriyor. Kanunun 6ncı maddesinin açık hükmüne göre, matbu sözleşmelerde bulunan 'Haksız Şart' niteliğindeki şartlar tüketiciyi bağlamaz.
Her ne kadar haksız şartların bağlayıcı olmadığı hükme bağlanmışsa de maddenin devamında bazı durumlara cevaz vermiştir: Bir şartın tüketici ile müzakere edilerek sözleşmeye konduğu konusunda bir uyuşmazlık var ise bu şartın tüketici ile müzakere edildiği ispatlanmalıdır. Aksi takdirde, tüketici bu şartla bağlı kılınamaz. Dolayısıyla yasa, verilen bir hizmetin karşılığı olamayacağını söylemiyor. Zaten tüketici de böyle bir şey isteyemez.  Yasa ne diyor? Sözleşme düzenlenirken konuşulmayan bir konuda tüketiciye yükümlülük yükleyemezsin; aidat talebin varsa bunu en başında tüketici ile tartışmalısın, diyor.
 
 Yasaya göre, verdiği hizmetin karşılığında aidat almak isteyen banka sözleşme düzenlenirken, örneğin tüketiciye el yazısı ile “her yıl 30,00 lira aidat ödemeyi kabul ediyorum” şeklinde bir şerh düşürmeli, ya da  aidat konusunun tartışılıp kabul edildiğini ispat edebilmelidir.
Kredi kartı aidatı ile ilgili bir düzenleme yapmaya ya da yeni bir Yargıtay kararı almaya gerek yoktur. Yasanın 6. maddesi çok açıktır, mahkemeler buna aykırı karar veremezler.

 Yargıtay kararlarına bakarak bir karar vermek isteyenler, 2008 yılında alınan Yargıtay kararına bakmalıdırlar. Çünkü bu karar ‘kanun yararına bozma’ iddiasıyla açılmış olduğundan tüm adli makamları bağlayan bir karardır. Unutmamak gerekir ki, son Yargıtay kararı sadece verildiği uyuşmazlığı bağlayan bir karardır, yani sıradandır. Dava konusu “kredi kartı aidatı” değildir.  Dava konusu, kredi kartının banka tarafından tek taraflı olarak iptal edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
 
Son kararda; Yargıtay, kredi kartı aidatının yasal olup olmadığı konusunu görüşmemiştir.  Alınan kararın aidat ile bir ilgisi yoktur. 


 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024