Masa toplatma…
Son haftalarda Ülkemizin yoğun gündemi içerisine bir de masa toplatma kavramı girdi. Beyoğlu’nda işyerlerinin önüne masa atarak satış yapan/servis veren işletmelerin masaları toplatılmaktadır. Olaya siyasi olarak yaklaşan basınımız yine konuyu olmadık mecralara çekme gayreti içindedir. Konuyu rejim sorununa dönüştürmek şapkadan tavşan çıkarmak için olayları sürekli tahrik ediyorlar. Ajite edici başlıklar kullanıyorlar. Sorunlar çözülmediği için zabıta ile esnaf arasında sürtüşmeler devam ediyor. İş hızla istenmeyen noktaya geliyor. Hatta gözü dönmüş zanlı bir esnaf içinde çok sayıda zabıtanın yer aldığı zabıta kulübesine tabanca ile ateş etti. Olayın işlem maliyeti gittikçe artıyor. Doğrusu enerjimizi birbirimize karşı kullanmakta üstümüze yok. Kentimizde de esnaf kamuya ait kaldırımları sere serpe işyeri olarak kullanmakta son derece mahir. İş yerleri adeta boşaltılmakta servisin tamamı caddelerde yapılmaktadır. Şehrimizin artan turizm potansiyeli belediyeleri eli kolu bağlı hale getirmektedir. Aman turist gelsin rahat etsin uygulamaları yaparken caddeler işgal edilmektedir. Yalnızca hizmet üretenler değil alım satım yapanlarda iş yerlerinin önüne çıkardıkları mallarla şehri yürünmez hale getirmektedir. Kaldırımların işgali tüketicileri mağdur etmektedir. Kentin sokaklarında akrobasi yapmadan yürümek mümkün değildir. Peki, hem esnafın kazanacağı hem de kaldırımların işgal edilmediği çözümler yok mu? Belediyeler esnaflar bu konuda hiç kafa yordular mı? Hiç sanmıyorum. Sorun yalnızca yayaların sorunu değildir. Kamuya ait olan kaldırımların iş yeri olarak kullanılması esnaflar arasında da haksız rekabete yol açmaktadır. İşgal edilmiş kaldırımlarda sağlıklı insanlar yürürken akrobasi yaparsa engelli tüketicilerin kaldırımları kullanırken/kullanamazken nasıl sıkıntılar çektiğini hiç düşündünüz mü? Kaldırımların işgal edilmesine aldırmayanları kentin sokaklarında yaya dolaşmaya davet ediyoruz. Yetkililer isterlerse şehir de engelli olarak da dolaşabilirler. Bakalım ne gibi deneyimler elde edecekler. Şehrimizde kaldırımları işgal etmeden hizmet veren örnek iş yerleri var. Kazan kazan prensibi ile kentin, esnafın, turistin, tüketicinin kazançlı çıkacağı tedbirleri bir an evvel yürürlüğe koymalıyız. Konunun taraflarını ortak bir zeminde toplanarak yaya dostu kent uygulamaları için önlem almalıdır. Kentte ulaşım stratejisi olarak Ulaşım Koordinasyon Merkezi(UKOME) kararları ile yayalaştırılmış alanlar oluşturmak ne kadar önemliyse; yayaların güvenli dolaşımı için kaldırımların kullanılabilir olması o kadar önemlidir.



