HATALAR...
'Eşek bile düştüğü yere iki kere düşmez' diyen insanoğlu neden aynı hataları tekrar ve tekrar yapıyor?
Anneannemin anlattığına göre onlar zamanında kapıları açıkken rahatlıkla evde oturabiliyorlarmış ve hatta dışarı bile çıkıyorlarmış. Eşyaları dışarda olmasına rağmen kimse birşeylerine dokunmazmış. Peki ne oldu da birkaç yılda bu kadar devasa bir güvensizlik oluştu? Güvensiz olmak mı acaba tekrar tekrar yaptığımız o hataların nedeni? Yani hep güvenecek birilerinin arayışındayken mi o hataları yapıyoruz?Dost, sevgili, eş yada başbakan... Hiç farketmiyor amaç hep aynı. Doğar doğmaz hep seçimlerle karşı karşıya kalıyoruz. Öss, Lys, kpss'deki (isimleri ve içerikleri yüzlerce kez değişmiş ama saçmalıklarından hiç birşey kaybetmeyen adaletsiz sınavlar) gibi beş seçenekle karşılaşmasak bile yine de en az iki seçeneğimiz oluyor. Ve bir çoğumuz X sonuçlanan seçeneği işaretliyoruz. Bir süre sonra arkaya baktığımızda da çığ gibi büyüyen keşke'lerimiz görüyoruz. Şöyle bir baktığımda bu denklem çıkıyor karşıma. Güven=hatalar+keşkeler. Güvenmek istediğimiz için hata yapıyoruz, hata yaptığımız içinde keşkelerimiz artıyor. Keşkelerin ve hataların toplamıda güvensizliğe neden oluyor. Bu kısır döngüde sıkışıp kaldık sanırım.
Kendimce hatalarımın listesini çıkardım ve yanımda taşımaya başladım. En azından yeni seçeneklerde direk aklıma o liste geliyor. Ve daha temkinli davranıyorum. Bir gün onların yükünden kurtulursam o zaman yok edeceğim. Ama şu anda o hatalarımı, güvensizliklerimi ve keşkelerimi görmeye, kalbimde taşıdığım gibi yanımda da taşımaya ihtiyacım var. Aynısını yapın demiyorum ama gerçekten rahatlatıyor. Adım atarken iki kere düşünmemi sağlıyor en azından. Tabi bunda bunların listesini çıkararak yüzleşmek ve yanında taşıyacak kadar cesaretli olmak gerek.



