ÜÇÜNCÜ SEKTÖRÜN SIRTINDAKİ YÜKLER…
Sivil Toplum Kuruluşları (STK’lar)hayallerindeki dünyaları kurmak için bir araya gelmiş gerçek kişilerden oluşur. STK aktivistleri çekeceği çileye âşık olmuş kara sevdalılardır. Sevdalarının gereği hiçbir olumsuzluk onları yılgınlığa düşüremez. Hedefe kilitlenmişlerdir ısrarla kendi dünyalarında yaşarlar /ipek böceği gibi kendi dünyalarını örerler.
Her eylemde olduğu gibi STK’ların faaliyette bulunmasının bir maliyeti vardır. Giderler üyeler tarafından karşılanır. Bunun içinde hiç yüksünmezler. Ceplerinden verdikleri paraya karşılık dışarıdan bakanların “Size kaç lira veriyorlar” tarizlerine aldırış etmezler.
Sivil Toplum Kuruluşları’nın,Yaşanabilir bir dünyaya, sosyal, kültürel hayata, demokrasiye, insan haklarının korunmasına ve gelişmesine, toplumsal sorumluluk bilincinin artmasına, paylaşıma, insanlar arasındaki kaynaşma ve dayanışmaya sağladığı katkılar, herkes tarafından kabul edilmektedir.
Tam üyelik müzakerelerini sürdürmekte olduğumuz AB açısından, demokrasinin ve gelişmişlik düzeyinin ölçülmesinde, STK dinamizmi çok önemli bir kriterdir.
Toplum hayatında bu derece önemli ve etkili olan STK’ların maddi
Kaynaklarının yetersiz olması ve devlet tarafından da yapılan maddi desteklerin yetersizliği üçüncü sektörde verimliliği düşürmektedir.
STK’ların faaliyetlerinin etkin bir şekilde sürdürülebilmesi için;
*Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinde belirtilen, stopajdan muaf tutulması,
*Kullanılan şebeke suyunun ücretlendirilmesinde, belediyelerin uyguladığı “işyeri tarifesi” yerine, “mesken tarifesi” uygulanması,
*Elektrik dağıtım şirketleri tarafından uygulanan, “işyeri tarifesi” yerine, “mesken tarifesi” uygulanması, konularında gerekli düzenlemelerin yapılmalıdır.
Medeniyetimizin önemli mihenk taşlarında ” Eğer iyilik edersem bana yardım ediniz. Ve eğer doğru yoldan, çıkarsam beni doğru yola çağırınız." Prensibi vardır.
Ecdadın “Mağrur olma padişahım senden büyük ALLAH var “diye arkasından tellal bağırttığı herkesin malumudur.
Bu işler şimdi STK’lar eliyle yapılmaktadır.
STK’lar toplumun vicdanıdır.
Yaşanabilir bir dünya için kamu, özel sektör ve toplumun tüm katmanları tarafından üçüncü sektör desteklenmelidir.



