Yalandan Kim Ölmüş? - Eskişehir Haber

Yalandan Kim Ölmüş?

Yalandan Kim Ölmüş?
Yayınlama: 27 Kasım 2007 Salı - 1.325
A+
A-

 

AKP’nin 11. Kızılcıhamam toplantısının açılışında bir, bir de kapanışında bir konuşma yaptı RTE.

Konuşma metnini inceledim; hamaset nutuklarına devam; çelişkilerle dolu.

Paylaşmak isterim.

AKP, Türkiye’nin mutlu ve müreffeh yarınlarına açılan kapısının yegâne anahtarıymış.

Coşkuyla akan ırmak yatağına geri dönüyor, Türkiye yeniden büyüklüğünün farkına varıyormuş.

Millet, bir daha eğilmemek üzere dimdik ayağa kalkıyormuş.

Yalandan kim ölmüş?

Şehitler, terör, yokluk, yoksulluk, asayişsizlik, hırsızlık, dolandırıcılık, ödenemeyen çek ve senetler, kredi kartları, tüketici kredileri, daha da bozulan gelir adaletsizliği, borçla yaşayan bir millet; cicim ayları.

Türkiye’nin mevcut sanal büyüklüğü, Amerikanın endekslerine tabi…

Amerika’da haciz olayları % 30 artmış, şimdilik şirket zararları beş yüz milyar dolar. General Motor bile tarihinin en büyük zararıyla karşı karşıya.

Amerikan gösterge rakamlarına bakıp duruyor, Türkiye’deki büyüklüğün göstergesi borsa.

RTE’ye göre ise, onlar hiç bir zaman popülist olmamışlar. Popülizmden asla siyasi menfaat devşirmek ucuzluğuna başvurmamışlar.

Yalandan kim ölmüş?

Oysa son seçimlerde hediye, sadaka dağıtarak oy avcılığı yapmamışlar mıydı?

Popülizm, halk yardakçılığı demek…

Demiş ki RTE, “Demokrasi derken, ülke yönetiminde kayıtsız ve şartsız millet iradesinin söz sahibi olmasını kastediyoruz… Özgürlük derken, insan onuruna yakışan bir hayat zeminini kastediyoruz. Kalkınma derken, temiz kazançtan, hakça paylaşmaktan söz ediyoruz. Bizim tariflerimiz açıktır, nettir, berraktır. Bizim hassasiyetlerimiz, milletimizin hassasiyetleridir… Aşı olmayana aşımızdan, gücü olmayana gücümüzden, neşesi olmayana neşemizden vereceğiz. Bu milletin büyük serveti olan gönül bereketinden besleneceğiz.”

Yalandan kim ölmüş?

İnsan onuruna yakışan 2+2 maaş zammı mıdır?

Sosyal hakların törpülenmesi midir?

Kara parayla kalkınanlara ne demelidir? Yüzde oranı yarıyı geçmiş midir?

Yetkilisi, sorumlusu millet midir?

İş, istihdam gerçek rakamlarla nedir?

Devlet sırtından sadaka vermeye devam etmek popülizm değil de nedir?

Memleket toprakları, limanları, fabrikaları, madenleri, barajları, suları… Satıldı satılıyor.

Gelecek satılıyor, gün kurtarılıyor, kimin umurunda.

Hamaset nutuklarına devam…

Bu ülkeyi kendi malı zannedenlere asla pabuç bırakmayacaklarmış.

Bu memlekette toplumun sinir uçlarıyla oynayarak siyaset yapanlar varmış.

Kimmiş onlar?

DTP’mi, CHP’mi, DSP’mi, MHP’mi belli değil.

Oysa RTE, açık ve net konuşmaktan söz ediyor.

Terörden, menfi milliyetçilikten, anayasayı değiştirmekten söz ediyor.

Terörle ilgili çok kritik noktaya gelmişiz. 

            Terörü izole etmeyi, sosyal, lojistik, finansal, psikolojik bütün desteklerini kesmeyi başarmak durumundaymışız.

            Nereden nereye?

            Geldiklerinde terör mü vardı?

            Lafta terörle mücadeleyi destekliyormuş AB-D

            Kim inanır?

            Oyalama!

            Meğer RTE’nin diplomatik çabalarıymış.

            Terör örgütü her taraftan kuşatılmış durumdaymış.

            Yalandan kim ölmüş?

            Terör örgütü daha dün Diyarbakır’da eylemdeydi…

            Uluslararası itibar ve saygınlık ise en üst dereceye çıkmış.

            Siyasetlerinin özü makam, mevki, menfaat ve gösteriş değilmiş.

            Kendilerini sırça köşklere, sağır duvarların arkasına kapatmamışlar.

            Yalandan kim ölmüş?

            Kapalı kapılar ardında tayin edilmiş akademisyenler ve hukukçularla anayasa çalışması başlatmışlar. Yakında kamuoyuna da açıklayacaklarmış.

Daha fazla demokrasi için!

RTE,  sadece açış konuşmasında yirmi yedi kere “demokrasi” demiş..

Türkiye'ye yapılacak en büyük kötülük ise menfi milliyetçilikmiş.

Milliyetçilik menfi bir şeymiş gibi.

            Irkçılığa, faşizme vurgu yapılmaz da neden milliyetçilik?

            Emperyalizmin sevmediği kavram milliyetçilik, sevdiği kavram ise “demokrasi”

Demokrasinin aşırısı zararlı mı değil mi?

Çoğulcu demokrasi, farklı düşüncelerin bir ortak akla kavuştuğu düzenin adıymış.

Yalandan kim ölmüş, çoğulcu demokrasi küresel şirketlerin “bırakın yapsınlar, bırakın geçsinler” felsefesinin ürünü. Demokrasilerde milletin temsilcilerinin karar vermesini değil de artık karar mercilerinde bizzat kendilerinin olmasını istedikleri yeni ideoloji, dayatılan.

RTE’nin icadı değil çoğulcu demokrasi, Bilderberglerde kararlaştırılan…

Türkiye için elbise dar geliyormuş.

Elbise, Türkiye’ye değil zarar eden Amerikan şirketlerinin bedenlerine göre biçiliyor.

            Sahi, yalandan kim ölmüş?

            Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024