yeniden doğuşumun resmidir...
Bir gece bacaklarımda bir dokunuşla ansızın irkildim. Ne olduğunu anlayabilmek için döndüğümde üvey babamın leş gibi içki kokusuyla üstüme doğru eğildiğini gördüm. Tam çığlık atacakken ağzımı elleriyle kapattı. Çırpınıyordum, ne olur yapma diyordum gözlerimle… Ama O hiç durmadı. Çocuk yattığım o yataktan hayatta alınabilecek en büyük darbeyi alan bir kadın olarak kalkmıştım. Kan sadece bacaklarımdan değil kalbimden, gözlerimden de sızıyordu. Üzerimden kalktığında “ Annene yada başkalarına bir şey anlatırsan öldürürüm seni” dedi parmağını sallayarak. Sonra dünyamı parçaladığı o yerden sırtını dönerek hiç bir şey olamamış gibi çekip gitti… Ne kadar kaldım o şekilde yatakta hiç bilmiyorum. Tırnaklarım çarşafa batmıştı. Elimi öyle bir sıkmışım ki tırnaklarım batmış elime, kanatmışım. Yavaşça kalktım yataktan… Bacaklarım titriyordu, gözlerim kararıyordu. Tutuna tutuna çıktım odamdan, mutfağa girdim. Birkaç saat önce elma doğradığım bıçağı alıp annemle o adamın yattığı odaya girdim. Hiç bir şey olmamış gibi yatıyordu annemin yanında. Bir an bile tereddüt etmeden kalbine batırdım bıçağı. İnce bir haykırış çıktı ağzından. Birkaç dakika çırpındı ve öldü gözleri gözlerimde.. Annem uyanmıştı ve beni sarsıyordu ne yaptın diye…
Sonra sırasıyla kendimi hastane ve ıslah evinde buldum. Ağzımdan tek kelime bile çıkmadı. Hastane raporları ve doktorlar konuştu zaten benim yerime… Hiç konuşmuyordum sürekli ataklar geçiriyordum. Beni en sonunda hastaneye yatırdılar. Kapı aralıktı…. Duydum… doktor anneme yaşadığı olay onda kalıcı psikolojik bozukluklara neden olmuş olabilir. Travma halinde…. Sabır….! Size tek önerebileceğim şey bu. Kızınızı yalnız bırakmayın eğer tamamen kaybolursa bir daha geri dönmez karanlığından…
Kendimde değilken çok zaman geçmişti sanırım. Çünkü bir gün gözlerimi açtığımda her yerin bembeyaz olduğunu gördüm. Tıpkı o gün o yatağa yattığım gibi…. Gözlerimi kapadığımda bahardı açtığımda kış…. Dışarıya öyle dalmışken “günaydın” diyen bir sesle irkildim. Sesi o kadar neşeli geliyordu ki.. Dönüp baktığımda otuz kırk yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir kadınla karşılaştım. Geldi oturdu yanıma. Gözlerinin içi gülüyordu. “sonunda uyandın güzelim. Kaç zamandır uyanmanı bekliyorum. Ben Handan. Senin için buradayım. Biliyorum bu yaşına rağmen berbat şeyler yaşadın ama korkma ben yanındayım. Senin için buradayım.. kendini hazır hissettiğinde seni harika bir yere götüreceğim ve yaralarını sarmak için elimden geleni yapacağım. Bütün bunlar geride kalacak…!” anlamsız gözlerle batlım. “annem” dedim sadece. O kadar yabancı geldi ki sesim bana. “hadi uyu biraz daha. Daha konuşacağımız çok zaman olacak senle”
İki ay kadar gidip geldi yanıma Handan hanım. Bu süre içinde annemin gidip bir daha dönmediğini öğrendim. Ama hiç üzülmedim. Doktorlar artık çıkabileceğimi söylediğinde Handan hanım “hadi bakalım gidiyoruz” dedi. 16 yaşında ellerimde tanımadığım birinin elleriyle çıktım hastane kapısından… Bahardı tekrar, her şey yeniden doğuyordu…. Benim içimde o kadar büyük bir boşluk vardı ki…. Ne acı ne sevinç…. Hiç bir şey hissedemiyordum. Handan hanım beni iki katlı bahçeli bir eve götürdü. Kapıda “Önce Sevgi” yazıyordu. Bu yazıya bir anlam veremeden girdim içeri…
Lafımı bitirdiğimde yanımda ağzı bir karış açık halde beni dinleyen adama çevirdim gözlerimi…
İşte bu tablom beni anlatıyor, yeniden doğuşumu… yeteri kadar açıklayıcı oldum mu dedim gülümseyerek….
Sokak Çocukları Rehabilitasyon Derneği,
çocuklara yönelik cinsel istismarın önlenmesi amacıyla 24 saat hizmet verecek
"alo destek ve ihbar hattını" hayata geçirdi.
Türkiye genelinde yedi gün 24 saat hizmet verecek olan destek ve ihbar hattının numarası
0 216 450 54 54



