Eli Kanlı!
Bir toplantı salonuna girdiği sırada…
Amerika’da bir kadın, elleri kan kırmızı boyanmış vaziyette, Dışişleri Bakanı Rice’ye bir adım kadar yaklaşıp, Bakanın yüzünü kırmızıya boyamadı.
Boyamadı ama, “kanlı ellerini masum insanlar üzerinden çek” dedi.
Boyayabilirdi de… Düşünebiliyor musunuz bir zenci çirkini Rice’nin fotoğrafını.
Barış kadınları!
Amerika’da kadınlar da artık barış istiyor.
Oysa savaş, Amerikan ekonomisinin dişlileri, dişliler kolay dönmüyor, dişliler arasına çakıl taşları, dişlinin yağı, pası artık çarkın dönmesini kolaylaştırmıyor.
Amerika’yı yönetenler, dünyayı yönettiğini sananlar, küreselciler…
Zorluyor dişlileri… Dişliler dönmeli!
Amerika yakıyor!
Amerika yanıyor!
Kanlı eller, kan rengi boyayı Dışişleri Bakanının suratına sürecek kadar yakın. Sürmüyor!
Amerika yanıyor!
Yangın bir eyaletini mahvediyor. Koskoca Amerika, hala yangını söndürememiş. Karizmatik vali, sanal dünyanın olağanüstü gücü, çaresiz...
Ellerinde kan rengi boyalı kadının, elleri kanlı dediği Dışişleri Bakanı konuştu;
"Son 72 saat çok zor geçti. Pazar günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile konuştum, aynı zamanda Iraklı Kürtlerle de konuştum. Daha önce de söylediğimiz gibi, Irak, PKK terörizminin Türkiye'ye zarar vereceği bir yer olmamalı. Iraklılar ve Türkler, olağanüstü çaba göstermeli" dedi
72 saat zaman kazandı Rice.
Konuşmuş; Iraklı Kürtlerle ve RTE’yle…
PKK, Türkiye’ye zarar vermemeli temennisinde bulunmuş.
Türkler ve Iraklılar olağanüstü çaba göstermeli.
Dağ fare doğurdu. Zaten hep öyle değil midir? Dağ fare doğurur.
Ötesi de var; “Türkler, Irak’a sınır ötesi müdahale gerçekleştirmemeli”
Sınır ötesi, sadece Rice’nin tekelinde!
RTE,
“Kararı biz veririz, kimse bunun önüne geçemez”
“bedel öderiz, ödetiriz” diyor
Arkasından ekliyor, “ABD, bizimle hareket etmek zorunda”
Neden zorunda?
RTE’nin yanıtı, “Stratejik ortak değil miyiz?”
Öyle ya, Amerika kontlarının, düklerinin stratejik hedefi Büyük Ortadoğu Projesiydi ve bu projenin de eş başkanı RTE.
Bu proje, PKK terörünü kullanma ihtiyacındaysa, stratejik ortaklık ne kadar gerçekçidir?
Stratejik ortaklık kavramı acaba Amerika’da nasıl algılanmaktadır?
Yani bir sömürge devletle bir emperyalist devlet arasındaki stratejik ortaklık ilişkisi gibi mi değerlendirilmektedir?
Buyruk veren devlet, buyrukları yerine getiren devlet; bu mudur?
Bu mudur, değil midir?
Sınır ötesi harekat yararlı mıdır, zararlı mıdır tartışmalarından öte, birinci derecede PKK terörünü desteklediği artık anlaşılan, Barzani’nin canını yakmak, yaptırım uygulamak gerektiği ortadadır.
Bu mudur, değil midir?
Milli Güvenlik Kurulu, ekonomik tedbirlere ilişkin olarak Bakanlar Kuruluna tavsiyede bulundu.
Barzani’nin canını yakacağa benziyor.
Hemen malum yorumcular devreye girdi; ekonomik yaptırım çözüm değildir.
Nereden belli?
Dışişleri Bakanı Babacan, Irak seyahatinde Irak’ın kulağını çektiğini, PKK liderlerinin derhal teslim edilmesi gerektiğini filan söyledi.
Talabani, terör Kandil dağında, yakalamamız ve teslim etmemiz mümkün değil cevabını verdi.
İyi de Kandil hangi sınırlar içinde?
Kandil’ine sahip değil Talabani ve de Barzani.
Ama terörü barındıran Kandil’e müdahaleye karşılık veririz havası içinde. Teröre gücü yetmeyen, Türkiye’ye kafa tutan bu aşiret reislerinin gücü nereden?
Kandil’e süpergüçün gücü yetmiyor! Neden?
İkiyüzlü demeçler.
İngiliz Financial Times’de, “'Türkiye Irak'a yönelik işgalin kötü bir fikir olduğunun farkına varmalı” diye yazmış. Ve daha önce yapılan sınır ötesi başarı sağlamamış diye de yorumlamış.
Başarı sağlamamıştı da 2003’de sıfır teröre nasıl ulaşmıştı Türkiye?
Şimdi ise orada Amerika var!
Amerika, PKK terörüyle baş edemiyor. Ya da işine gelmiyor. Veya destekliyor. Terörle mücadele diye yola çıkan zavallı Amerika…
İki yüzlü demeçler.
Amerika’da Barış kadınlarından, eli kan kırmızı kadın, ne demişti? Bir kere daha hatırlayalım; Eli kanlı!
Mahir Öztürk



