Gitti Gider
Gitti Gider…
Pektim, petrokimya ürünlerinde tek ve en gözde sanayi kuruluşumuz.
İleri teknoloji sanayiye ham madde sağlayan tekel konumunda bir kamu kuruluşu…
Stratejik önemi var!
Çok uluslu şirketlerin iştahını kabartıyor.
Pektim, birileri yabancılara peşkeş çeksin diye kurulmamıştı.
Bir peşkeştir gidiyor.
Kazak-Rus ortaklığı kıran kırana bir rekabetle beklentilerin üzerinde bir fiyat vererek almış.
Özelleştirmeler hep bu şekilde topluma kabul ettirilmeye çalışılıyor. Karlı bir iş yaptık! Sanki Petkim’i pazarlamakla, Kazaklara kazık attık!
Kim bu Kazak-Rus grubu?
Ermeni olduğu söyleniyor. Girişim grubunda Rum, Yahudi ortaklardan da söz ediliyor.
Tamam, paranın dini imanı, cinsi cibilliyeti yoktur ama…
Bu sefer maskeli!
Ermeni, soykırım yalanını dünyaya kabul ettiriyoruz diye sevinmiyor mu?
Bile bile bir yalanı, nasıl da siyasi amaçlar için kullanıyorlar.
Siyasi amaca ulaşmak için ekonomiyi kullanmayacaklar mı?
Ekonominin can damarı tekel konumunda olan sanayi kuruluşları, ve bankalar…
Pervasızca satılıyor. Ege de Yunanın megali idea hayali var. Doğuda Sivas’a kadar, Ermenilerin büyük Ermenistan hayali. Bu hayaller, onlar için birer siyasi hedef.
Gözler perdeleniyor. Görülmesin diye.
Satmakla böbürlenen bir iktidar var.
Öyle bir ihale kanunudur ki, teröriste bile satabilirsin.
Doğuda Barzani’nin satın aldığı toprakların varlığından söz ediliyor.
Hatay, Suriye’ye satılıyor.
Demirel’in GAP’ı gaptırmam dediği yerlerde şimdi İsrail’in gözü var.
Üç maymunu oynayan; gözlerini kapatan, kulaklarını tıkayan bu konularda susanlar var.
Osmanlıda, topraklar sultanların babasının malıydı. Onlar dahi toprakları bu kadar pervasız satmadı.
Bunlar, Osmanlının son dönem sultanlarından da sakıncalı.
Pektim satılır mı?
Bir Ermeni’ye satılır mı?
İki milyar elli milyona, yüzde elli bir hissesi satılmış. Neden bu yabancı sermaye mevcut tekelleri satın alıyor da yenisini yapmıyor? Onca teşvik varken, istedikleri araziyi bedava vereceklerken.
Bu iktidar döneminde hazırı sata sata, hazır yemeye alışanlar, bunlar, neden bu milletin dişinden tırnağından artırarak yaptıklarının bir benzerini yapmadı?
Yol yaptık, boya badana, çocukların anasına para, söylemleri sadece bu. Mağdur edebiyatı, muhalefete sataşmalar. Oysa mağdur ettikleri milletin kendisi
Yaptıkları doğru dürüst bir tek eser yok.
Sata sava ilerliyorlar.
Buna bir dur denmeyecek mi?
Danıştay’a dava açılmış.
Bu peşkeş artık durmalı!
Seçim yakın, halk bunlara artık yol vermeli.
Yol yaptık diyorlar, yolsuzluklar yol oldu.
“Durmak yok! Yola devam!” diyorlar.
Yolsuzluklar, yol oldu.
Yollar, yolsuzluk.
Yolsuzlukların Üstü örtüldü.
Örtü kaldırılsın mı?
Örtüyü kaldıracak olan 22 Temmuz seçimleridir.
Bunu vaat eden parti veya partilerin iktidarı, Türkiye’ye bir nefes aldırabilir.
Beklenen ve özlenen Pektim’in, Telekom’un, Tüpraş’ın, Oyakbank’ın… geri alınmasıdır.
22 Temmuz işte bu nedenle önemlidir.
Yeniden 2002’deki sıfır terör noktasına gelmek, halkın elindedir.
Süpürülmemek için emirle, talimatla hareket edenler değil, milli çıkarlarımıza aykırı taleplere olmaz diyebilecekleri iktidara getirmek zamanıdır.
Vicdanımızın sesiyle, kandırılmamış, satılmamış oylarla artık bunlara bir yol verilmesidir.
İktidara değil, bunların siyasi partiler çöplüğüne yollanması zamanıdır…
Aksi durumda ise, değil Pektim, memleket elden gitti gider.
Mahir Öztürk



