YENİ ÇEK YASASI - Eskişehir Haber

YENİ ÇEK YASASI

YENİ ÇEK YASASI
Yayınlama: 26 Mart 2010 Cuma - 6.267
A+
A-

14 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda Türk Ticaret hayatını ilgilendiren yeni bir düzenleme ile  5941 numaralı yeni çek kanunu kabul edildi. Yeni kanunun içeriklerine baktığımızda yeni yasanın amacının , özellikle kriz döneminde 711. Maddeye dayanarak  sıkça kullanılmaya başlanan , “rızam hilafım dışında”  talimatı ile çek ödemeleri yapmayanların yaratmış olduğu mağduriyetlerin bir daha yaşanmaması ve adalet sistemindeki  iş yükünü  bu tür yasal boşluklardan doğacak sorunlardan kurtarmak olduğu görülmekte.

Yasanın bir diğer amacının da kayıt dışı işlemleri kontrol altına almak ve tacir olan ve olmayan kişileri ayırabilmek olduğu görülmekte. Öyleki yeni yasaya göre tacir olan ve tacir olmayan şahıslar için ayrı çek karneleri düzenleneceği gibi, hamiline düzenlecek çekler de açıkça ayırt edilecek şekilde düzenlenecek.

Çek yasaklıları ve geçmişte protestolu çek senetleri olanlar Merkez Bankası kayıtlarında zaten belli dönemlerde güncellenerek finans kurumlarının takibindeydi. Yeni  yasaya göre ise, bir bankada ilk defa çek hesabı açtırmak isteyenler adli sicil kayıtlarını beyan etmek durumundayken, mevcut çek hesapları olanlar ise her çek karnesi alışlarında adli bir sicil kayıtları olmadığını beyan etmek yükümlülüğü altına giriyolar.

Yine çek kanunundaki  düzenlemeler ile bankalara da yeni sorumluluklar verilmiş oluyor. Önceden ödenmeyen her çek yaprağı başına bankaların sorumluluğu 500 TL iken, yeni yasa ile 600 TL oluyor.  Yani ;

Çek bedelinin karşılığının hiç bulunmaması hâlinde,

·         Çek bedeli altı yüz Türk Lirası veya üzerinde ise altıyüz Türk Lirası,

·         Çek bedeli altı yüz Türk Lirasının altında ise çek bedelini,

Çek bedelinin karşılığının kısmen bulunması hâlinde,

·         Çek bedeli altı yüz Türk Lirası veya altında ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığı altı yüz Türk Lirasına tamamlayacak bir miktarı,

·         Çek bedeli altı yüz Türk Lirasının üzerinde ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığa ilave olarak altı yüz Türk Lirasını ödemekle yükümlü haline geliyorlar.

Diğer taraftan, bankalar çekin karşılığı hesapta bulunuyorsa hamiline ödenmesinde geciktiği takdirde, çek hamiline her geçen gün için binde üç gecikme cezası ödemekle yükümlü olmuş oluyorlar. Bu cezai madde , çekin bedelinin olmaması halinde ödemekle yükümlü olduğu altı yüz Türk Lirası’nın ödemesinin geciktirilmesi halinde de geçerli oluyor.

Önceki uygulamalarda çeklerin karşılıksız çıkması durumunda bankalar devreye girerken, yeni yasa ile bu tamamen çek hamilinin insiyatifine ve takibine bırakılıyor. Ancak çek hamilinin şikayeti üzerine ve Cumhuriyet savcısının tetkik ve kararları doğrultusunda keşideci üzerine çek yasaklısı durumuna düşürülmesi gibi cezai yaptırımlar uygulanabiliyor.

Öyle görülüyorki, yeni yasa hem keşideciye, hem çek hamiline hem de bankalara ayrı ayrı sorumluluklar yüklerken, ciddi cezai uylamaları da beraberinde getiriyor. Bunlar elbette, geçmiş dönemlerde yaşanan acı tecrübeler ve mağduriyetlerin bir karşılığı. Sadece 711. Maddenin kullanım şekli bile ülkemizde ticari ahlakın krizde de olsa yozlaştığını gösteriyor. Yeni yasa ile tüccarların ve finans kuruluşlarının daha kontrollü olacağı açık.

Ertürk Demirel





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2024