Uyuşuk Muhalefet
İktidar alternatifi olması lazım gelen merkez sol veya sosyal demokrat partilerden söz ediyorum.
Görüntü var ses yok!
Örgütleri var propaganda yok!
Haksızlık, yolsuzluk, kayırmacılık, körü körüne küreselleşme, batıcılık… Üretimden çekilme, artan borçlar… Göz göre göre sömürgeleşen bir ülke.
Seçimlerde % 47’ye yakın oyla tek başına iktidara geldiler.
Nasıl olur?
Akıl tutulmasıdır! Halk kandırılmıştır!
Bal gibi oldu!
Çok kanallı, tek sesli bir medyatik propagandanın tesirinde; aman kriz çıkmasın diye, hediye paketleriyle, bire bir propagandayla; güler yüz, tatlı dille vatandaşı etkilediler.
Geçtiğimiz milletvekili seçimlerinde merkez sol, sosyal demokrat partilerin örgütleri yüzyüze propaganda zahmetine girmediler. Adayların sağda solda dolaştığı, üst perdeden nutuklar attığı kampanyaları gördük.
Masaya yumruklar vurarak konuşan, zaman zaman seçmeni azarlayan kahve toplantılarına tanık olduk.
Propaganda çalışmalarına katılmak isteyen sempatizanlara, “programımızda böyle bir çalışma tarzımız yok” diyen örgütlerin varlığını duyduk.
Seçimlerde CHP ile miadını doldurmuş DSP, birleşmiş, DSP ise müzede yerini almıştır, DSP’nin CHP’ye hiç katkısı olmamıştır gibi tartışmalar başlatılmıştır.
CHP içinde Baykal gitsin kampanyaları…
Tek sesli propagandanın etkisi altında bırakılan vatandaş kabahatli midir?
CHP ve DSP’nin seçimde güç birliğine gitmesi yanlış mıdır?
Baykal’ın istenmemesinde temel sebep nedir?
Bunlarda tartışılmalı elbet, ama…
Seçim kaybı; doğru ve sürekli propaganda yapmaktan aciz teşkilatlar yüzünden olmasın sakın.
En güzeli, en doğruyu bildiğini sanan, vatandaşa tepeden bakan, sağda solda hava atan örgütler oy toplayabilirler mi?
Delege hesabı yapan parti genel merkezleri ise bu gerçeği kabul edebilirler mi?
Muhalefet uyuşmuş, kurumuş, müzelik olmuş…
Olmamalı!
Hiç olmadığı kadar Atatürkçü politikalara ihtiyaç var.
Uyuşuk muhalefet, uyanmalı!
Muhalefetin esnafla konuşacak, köylüyle, aydınla, işçiyle, işsizle, gençle, yaşlıyla her sınıf ve katmana ayrı ayrı söylemi olan, uzman propaganda kadrolarına ihtiyaç var.
Yüz yüze propagandayı yerelde göstererek öğreten bu genel merkez kadroları örgütlerde de propaganda ekiplerinin kurulmasını sağlayabilir.
Nerede, ne zaman, ne konuşacağını bilen inanmış partililer…
Vatandaşı aydınlatabilirler.
Sinerji yaratır. Parti üyesi olmayan, mitinglerde milyonlar olan insanları ateşleyebilir.
Zordur; zahmetlidir; çilelidir; fedakarlık; özveri ister.
O nedenledir ki, partilerde nemalanmak arzusuyla yer tutanların ayıklanmasını da beraberinde getirir.
Yerelde propaganda yapmakta aciz kalan partiler, tüm propaganda imkanlarıyla halkı etkileyen partinin başarısı karşısında söz söyleme hakkı elde edemez.
Önümüzde yerel seçimler var!
Yerel seçimler, özellikle yerel yönetimle ilgili yasal düzenlemelerden sonra çok daha önemli hale gelmiştir.
Yerel yönetimlerde ağırlık, iktidar partisinin temsilcilerindedir.
İktidar avantajlarını kullanmanın yanı sıra, propagandanın tüm imkanlarından da belli ki yararlanacaklardır.
Benim yaşadığım şehirde, sadece üç yüz farkla başkanlığa gelmiş olan sessiz, alçak gönüllü, yatırım yapan, borçsuz aldığı belediyeyi büyük borca sokan, insanlarla sempatik ilişkiler kuran, kimseyi kırmamış, incitmemiş bir başkan var.
İyi adamdır diyorlar.
CHP’lilere soruyorum; Bu başkan, bu gün seçim olsa yüzde altmış alır mı? Daha fazlasını bile alır diyorlar. Bu başkana oy verecek sosyal demokratlar var.
Tek sesli propagandanın etkisinde herkes, yapılan her şeyi, iyidir diye algılıyor vatandaş, algılatılıyor. Karşı görüş, alternatif konuşulmuyor.
Karşı propaganda yok!
Şimdiden daha iyi bir adayımız var diyebilecek parti, bu başkana alternatif çıkarabilir.
Merkez sol, sosyal demokrat partilere önerim; lütfen, genel merkez uzman propaganda kadrolarınızı oluşturunuz. Bunlar, göstererek yerel örgütlerinizde kadrolar oluştursun. Gölge belediye, il genel meclisi temsilcilerinizi belirleyiniz. Bu gölge kadrolar, başarıları ölçüsünde aday olsunlar. Hem vatandaş aydınlansın hem tanıdığı adaya oyunu kullanmış olsun.
Aksi durum; seçime iki ay kala aday adayları kavgasıdır, seçime bir ay kala belirlenmiş adaya küs olanların takındığı tavırdır. İşte o zaman, bizim şehirde başkan, % 90 oyla yeniden başkan.
Uyuşuk muhalefet, uyuşukluğu atmak zorunda!
Atmasa eğer, DSP’si de, CHP’si de müzelik.
Benden söylemesi…
Mahir Öztürk



