DSP Kurultayı - Eskişehir Haber

DSP Kurultayı

DSP Kurultayı
Yayınlama: 21 Ağustos 2007 Salı - 1.128
A+
A-

 

Atatürk Kapalı Spor Salonundayız

            Salon tıklım tıklım dolu, bir o kadar da dışarında insanlar.

            Salonda, Zeki Sezer Bayrakları.

            Güvercin Bayrakları.

            Türk Bayrakları

Bir gelincik tarlasını andırıyor sanki.

Birden herkes ayakta, salonun ağırlaşan havasında uçuşan konfetiler, salon çığlık çığlığa, ıslık ıslığa…

Salona Rahşan Hanım geldi.

Tavandan aşağıya yavaş yavaş süzülen inen bir büyük Ecevit resmi, Ecevit üzerine düşen bir ışık yuvarlağı resmi daha da belirginleştiriyor. Kameralar çalışıyor. Ecevit’in portresi altında bir yazı “Ben de buradayım”

Salonda ikinci büyük coşku yaşanıyor, Genel Başkan Zeki Sezer geliyor salona.

Sezer kürsüde;

DSP’nin Yedinci, Ecevit’siz yaşadığı ilk kurultay.

Diyorki Sezer; “İktidar olmak zorundayız!”

“…DSP, ben, ilkem için ne yaptım diyenlerin partisidir.”

“…Sadece eleştiren değil, projeler ortaya koyan vizyon sahibi bir çalışma yürüteceğiz.”

“…Atatürk nasıl davrandıysa, Ecevit’te o şekilde davranıyordu, Ecevit gibi, Atatürk gibi düşünmek zorundayız.”

“…Toplumun tamamını kucaklayacağız.”

“…Türkiye’nin her yarine dağılacağız, milletle buluşacağız.”

Sezer’in konuşması sırasında salonda yer yer boşalmalar göze çarpıyordu.

Salonun ağırlığı mı, Sezer’in mitinglerde yaptığı konuşmaların bir benzerini yapması mı bilinmez, salondaki heyecanda sanki bir eksilme göze çarpıyor. Gayretli, çalışkan bir Genel Başkan Sezer.

Genel Sekreter Masum Türkel konuşmasında, “Devrimciliği”, “ulusalcılığı” öne çıkarıyordu.

Genel Sayman Hasan Suna, uzun uzun parti harcamaları ve bilanço hakkında bilgi verdi. Kamuoyunda çok konuşulan DSP parası, dört yılda otuz milyon eksilerek 51 milyon YTL kalmış. Demirbaşa, saray gibi genel merkez binalarına değil, örgütlere, mitinglere, propagandaya harcanmış

Osman Pazarcı, parti politikalarını açıklıyor.

“…Temel politika insan ve insanın mutluluğu!”

“… Gerçek ve katılımcı demokrasi!”

“… Yerel yönetimlerin mali güvenceleri artırılmalı, yerel daha etkin hale getirilmeli!”

“… Küresel gelişmelere göre…”

Rapor kitap halinde basılacakmış. Dikkatle okumak gerekli. DSP nereye yönelecek?

Kongrede başarılı divan başkanı Bu raporun okunmasına zaman darlığı nedeni ile müdahale etti. Rapor başlıklar halinde geçti. Su ve enerji, orman, madencilik, çalışma yaşamı, sosyal güvenlik, kültür sanat, eğitim, sağlık, çevre, Doğu-Güneydoğu, dış politika…

İnsan merkezli söylemi, katılımcı demokrasi tezi, ademimerkeziyet fikri; küresel gelişmelere göre değerlendirme, neo-liberal akımın ana çizgisi değil mi?

Bunlarla Atatürk’ün yolu, Ecevit’in ışığı… Devrimcilik… Nasıl buluşturulacak?

Kavramlardan ne anlaşıldığını da açıklamalı DSP.

Örneğin Atatürk’ün yolundan ne anlayacağız; 1919-22 dönemi mi? 22-28 dönemini mi? 28den sonraki dönemini mi?

Ecevit’in ışığı; 1967 dönemi mi? Yetmişli yılları mı? 57. hükümet uygulamaları mı?

Masum Türkel’in, demokratik sol’un, “ulusalcı ve devrimci” nitelemesini önemsiyorum.

“Atatürk’ün yolu ve Ecevit’in ışığı” söyleminin günümüz sorunlarını karşılayacak nitelikte anlaşılır kılınması gerekir düşünüyorum

Politika programını açıklayan Pazarcı’nın yukarıda belirttiğim kavramları ayrıca açıklanmaya muhtaçtır.

Temsili demokrasinin suyu mu çıktı? Demokrasinin gerçeği, katılımcısı nasıldır?

Temsili demokrasinin yerine getirilmek istenen “katılımcı demokrasinin” içerdiği tehlikeler nelerdir? Biliniyor mu?

Temsili demokrasiyi iyileştirmek dururken, yerine, katılımcı demokrasi neden. Katılımcı demokrasinin öngörülerinden sayılan ulus devletin yumuşatılması teziyle ulusalcılık nasıl örtüşecektir?

Katılımcı demokrasinin arkasından gelecek olan nedir? Biliniyor mu?

Katılımcı demokrasiden ne anlamalıyız?

Bunları da açıklamak gerekir.

Yerele mali özerklik verilmesi söylemi, idari etkinlik artırımı neyi ifade eder?

Gökçek örneği ortada durmuyor mu?

Kongre sırasında Atatürk’ün kurduğu “Gençlik Parkı” nı dolaştık.

Gençlik Parkı tam bir virane! Pejmürde, mezbelelik olmuş. Gençlik Parkı yok olmuş.

Oysa Gençlik Parkı bir simgeydi.

Gökçek, Gençlik Parkını satacak!

            Belediyelerdeki yolsuzluklar… Hovardaca harcanan paralar, göz boyama yatırımları. Cahil ve çılgın bir gözü karalık…

            Yerele daha ne kadar yetki verilecek?

            Kafam karıştı doğrusu!

            Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024