AB Zirvesi - Eskişehir Haber

AB Zirvesi

AB Zirvesi
Yayınlama: 27 Haziran 2007 Çarşamba - 1.183
A+
A-

Zirve toplandı, tartıştılar tartıştılar, mutabık kalındığı söylenen bir metinle ortaya çıktılar, aile fotoğrafı çekildi.

AB adeta bir mutabakatlar, anlaşmalar, kararlar çöplüğü…

Avrupa, birliğini bir türlü sağlayamıyor.

Bir federatif birlik oluşturacak anayasa metni üzerinde anlaşamıyorlar.

Birliğin üç şövalye ülkesi, en küçük bir tavize yanaşmıyor. Her birinin farklı kırmızı çizgileri var.

            İtalya Başbakanı Romano Prodi, İngiltere ve Polonya gibi ülkeleri, ulusal çıkarlarını Avrupai hedeflerin önüne koymakla suçluyor.

Birlik içinde ulusal çıkarlarını gözetmeyen bir tek ülke yok ki.

İki zıt düşünce; “bir tarafta Fransa, Almanya, diğer tarafta İngiltere”, çarpışıyor.

Bir ucundan biri, karşı uçtan diğeri çekiyor. Ötekiler figüran, konu mankeni.

İngiltere, şirket ekonomileri merkezli, gevşek bir birliktelikten yana ABD’nin stratejik ortağı, Fransa ve Almanya’nın başı çektiği yani, yaşlı Avrupa dedikleri, ekonomik ve sosyal yapısıyla kuvvetli bir birliktelikten yana, ABD’yle rekabet edebilir.

 Böyle iki zıt kutuptan birliktelik doğar mı?

            Uzlaştıkları tek nokta; bundan sonra birliğe dahil edilecek ülkelerle ilgili daha katı koşullar ileri sürülmesi.

Türkiye kastediliyor.

Nedir şartlar?

Bilinen şeyler; kabul edilmesi imkansız; Ermeni, Rum soykırımını kabul et, Kıbrıs’ı, Ege’deki sorunu çöz,  301’i kaldır, federatif sisteme geç, etnik kimlikleri ön plana çıkar, küçük küçük parçalara ayrıl, bu küçük parçalara yönetim özerkliği ver, Ermenistan’la sınır anlaşmazlığın var, onu da hallediver, Fırat ve Dicle’nin yönetimini bize ver…

Verilenler bir yana, istekleri hiç bitmiyor ki…

Televizyonlar haberlerde, “Avrupa Komisyonu Türkiye ile iki başlık da daha müzakereleri başlatma kararı verdi” diye duyuruyor.

Mali kontrol ve istatistik

Hani üç başlıktı?

Fransa karşı çıktı.
Hep iyi polis, kötü polis muamelesi; biri olmazsa bir başkası çıkıyor; verilen ise

Her zaman taviz…

Türkiye’ye, Fransa, Almanya, Avusturya, Hollanda… Kıbrıs Rum karşı!

35 başlık açılacak, kapanacak, Başlık kapatma şimdi askıda!

Avrupa, Aralık toplantısında iç sorunlarıyla birlikte sindirim sistemini tartışacak.

Beyaz halkalar, gri halkalar, kara halkalar… Halkalanacak Avrupa.
Fransa’nın AB İşlerinden Sorumlu Bakanı diyor ki; “Türkiye’nin Birliğe girme

yeteneği yok”

Diplomatik terbiyeyi zorlayan bir suçlama.
Tony Blair ise, “Türkiye AB kararlılığını ve direncini sürdürmeli” diyor.

Böyle bir şey olabilir mi?
AB kararsız! Anayasasını yapmakta da kararsız, birbirlerine güvenmekte kararsız…

Karar verdikleri tek konu; ülkemizin dünyayı şaşırtan modernleşme süreci.

Çılgın gibi tüketiyor Türkiye!

Böyle böyle…

Blair’e göre, Türk halkının refah ve güvenliği artacakmış.

Oysa bu AB sürecinde Türkiye, refahından da oldu, güvenliğinden de.

Asayiş olayları, terör, borçlar, satılan madenler, topraklar…

Geleceğini satıyor, AB’nin ıvır zıvır mallarına para harcıyor Türkiye.
Blair, “2050 yılı itibariyle ise mevcut büyüme oranlarıyla dünyanın en büyük on

ekonomisi arasında yer alacaksınız” diyor.

Kim kimden kopya çekiyor; RTE’mi Plair’den, Blair mi RTE’den.

Aynı dilden konuşuyorlar çünkü.

2010’da milli gelir on bin dolar!

Blair diyor ki; “Eğer Türkiye demokraside geriye gider, siyasi ve ekonomik

açıdan daha içe dönük bir ülke haline gelirse, bundan hepimiz zararlı çıkarız.”
            RTE’de aynı şeyi söylüyor.

İngiliz diplomasisinin önemli bir özelliği, kandırma esaslı olmasından ileri gelir.

Çünkü Blair, tüketimi modernleşme olarak takdim ederken kendi ülkesinde, kamu harcamalarını artırmış, eğitim ve sağlığa önemli paylar ayırarak kamu hizmetlerini iyleştirmiş, işsizliği düşürmüş bir başbakandı.

Neden Türkiye’ye tavsiye ettikleri, kendilerinin yaptıklarının tersidir?

Türkiye’ye kazık atan atana…

Bu AB ülkeleri belli ki birbirlerini de kazıklamaya çalışıyor.

Nitekim İtalyan Başbakanı Prodi: “Avrupa, ortak ruhunu kaybetti”ğini söylüyor.
Prodi, “İki Avrupa oluştuğunu onca yıldır bu kadar acı dolu bir açıklıkla

görmemiştim; … artık ileriye gitmeye yönelik paylaşılan ortak bir ruhu yok” diyor.

AB zirvesi, zırvalıyor, ne işimiz var bizim orada?





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024