Babalar Günü
Yılda bir sevdiklerimizi hatırlamamız gerektiğini hatırlatan günler.
Anneler günü, sevgililer günü, babalar günü…
Haziranın son haftası da Babalar günüymüş.
Hatırlatılıyoruz; en çok reklâm kuşaklarından, haftalar öncesinden.
Aman haaa, unutmayalım sevdiklerimize bir hediye alalım.
Koca koca alışveriş merkezleri güne özel, büyük düzenlemelere, organizasyonlara giriyorlar.
Babalara özel kurabiyelerden tutun, zarf açacağı, kol düğmesi, çeşitli maketler, resim çerçeveleri, sigara tablası, kartvizit kabı… Bir sürü ıvır zıvır. Kredi kartı, on iki ay taksit imkânı…
Özel hazırlanmış reklâm kuşakları…
Küçük Amerika olduk ya… Her şey dolar hesabı.
Babalara hediye seçeneklerini artırmak, hediye almayı yaygınlaştırmak için yoğun kampanyalar…
Maliyet milyonlarca dolar…
Tüketime yönelmek, tüketmek en değerli insan demek…
Sevdiğimiz, saydığımız babamızı, babalar gününde hatırlayıp, elde ıvır zıvırla babalar gününü kutlamak hem kendimizi hem babamızı kandırmak demek.
Sürdürülen kampanyaların amacı babaya sevgiyi, saygıyı pekiştirmek değil.
Tek amaçları kar olan çok uluslu şirketlerin kasalarına alın terini, emeği aktarmak demek.
Belki o baba, hediye edilen o kol düğmesinde, kurabiye azmanında, sigara tablasında, belki biricik evladının hatırasını görecektir.
Evlat, aldığı hediye ile babasına sevgisini göstermiş olmanın huzurunu yaşayacaktır.
Şimdi, şirketlerin duygu istismarının etkisindedir babalar ve evlatlar.
Şirket temsilcileri, babaların ihtiyaç fazlası hediyelerin sağladığı ciro rakamlarıyla ellerini ovuşturacaktır.
Oysa üç yüz altmış beş gün evlatlarının sevinçlerini, mutluluklarını, başarılarını paylaşan baba için, her gün babalar günüdür. Evlatlarının zor anlarında, kendi yaşamdan edindiği tecrübeyi evladıyla paylaşabilmektir.
Batı’dan gelen kültür, babalar gününü kutlamak.
Tüketim toplumlarının, tüketen makbul insan tezinin bir ürünü…
Tarihçesi nedir diye şöyle kısa bir araştırma yaptım;
Doksan küsür yıllık bir tarihçesi var imiş. Kimileri de Antik Roma da bile vardı diye sallamış.
1910 yılında Washington’da anneleri ölen altı kardeşe babasının bakması öyküsüne dayandırılan bir özel gün armağan etme fikri ile başlamış…
Devreye Katolik papazlar girmiş, Hz. İsa’nın babasının anısına, Mart ayının 19. St. Joseph günü adı altında armağan edilmiş. Aklıma şu geldi; Hz. İsa’nın babası var mıydı? Hz. Meryem’in bakire olduğunu bilirdik te… Her neyse. Konuyu dağıtmayalım.
1966 yılında ABD başkanı Lyndon Johnson, her yıl haziran ayının üçüncü pazar günü babalar günü olarak kutlanacak buyurmuş. O gün bu gün dünyada kutlanır olmuş. Bize de ise 1980 sonrası Özallı yılların mirası. Yerli malı haftalarının kutlamasının kaldırıldığı yıllar.
Batı kültüründe babalık, evladın 18 yaşına gelemsine kadardır. Öyle anlatılır ki; Marifetmiş gibi, evlat 18 yaşına geldiğinde ana baba, evladı kapı dışarı bırakır.
Bizim kültürümüzde babalık kutsaldır korumacılığın, sosyal dayanışmanın omurgasıdır.
En büyük baba, “devlet babadır.”
Batı kültürünün körü körüne tutsağı olmuş bir kısım teleproflar, “devlet baba mı kaldı, öldü” diyorlar. Devlet babayı öldürdüler. Ailedeki babalık müessesesini, yılda bir güne indirgeyerek, ondanda kar sağlayan piyasa ekonomisi; sineğin yağını çıkarıyor, bu ekonomi; sinek gibi görüyor aileleri.
Batı taklidi kültürel yozlaşma, aile içindeki sevgiyi, saygıyı rendeliyor. Toz toz dökülüyor. Aileler parçalanıyor.
Goethe, “İnsanın babasına borçlu olduğu saygıyı, ancak baba olunca anlar” diyor. “Babanın erdemleri, çocukların servetidir” diyor Anatole France.
Hz. Muhammed ise; “Bir baba, kendi mutluluğundan çok, çocukların mutluluğu ile mutlu olur” demişti.
Evlatları, mevcut eğitim sistemi anaya, babaya asi yetiştiriyor. Batının dayatması.
Babalar gününde, bir baba olarak en büyük hediye, milli, eğitim sistemindeki şu saçmalıkların tümünden kurtulmaktır.
Mankurtlaştırılan bir yeni nesil var.
Bir baba olarak korkuyorum.
Onlar adına, geleceğimiz adına.
Bir baba olarak beni mutlu edecek ıvır zıvır hediye almak değildir, benim için en büyük mutluluk, Batı taklitçisi, RTE’den kurtulmaktır.
Seçimlerde kararsızsanız, hiç değilse sizin için ehvenişere oy veriniz.



