Aykırı Sesler... - Eskişehir Haber

Aykırı Sesler...

Aykırı Sesler...
Yayınlama: 3 Haziran 2007 Pazar - 1.438
A+
A-

“Aykırı sesler kimseyi yanıltmasın!”

RTE son ulusa sesleniş konuşmasında böyle dedi

Kimseyi yanıltmamasını istediği sesler, hangi aykırı sesler?

Ulusal onura, ulusal çıkara, bağımsızlığa, vurguna, talana, hortuma karşı sesler mi?

Belli değil!

Lafı yuvarlayıveriyor RTE.

Ulus devlet mi kaldı? Her şey küreselleşti. ABD demokrasi dağıtıyor, AB reforme ediyor. Biz adam olmazdık ama bizi adam ediyor diyen koce koca, ceplerinde proje desteği yüz binlerce dolar, profesörler.

Yoksa aykırı sesler bunlar mı?

Ekranlarda bu aykırı seslerin sürekli gösterileri var.

İş, aş, üretim, geleceğe güven, hortuma, talana, vurguna dur diyen bağımsızlık ulusal çıkar, onur; haykırışlarına gizli bir sansür var.

RTE kimden şikâyetçi?

Küresel sömürü güçlerinin uşakları farklılıklar yaratma peşinde.

Demokrasi, insan hakları ambalajı içinde takdim ediyorlar.

Sadece teröristin hakkını, insan hakkı sayanlar var.

RTE diyor ki, “Farklılıklarımız, ortak değerlerimizde birleşmeye mani değildir.”

Farkımız mı var? Biz kardeşiz, hepimiz biriz.

Daha dünkü devlet, Amerika’da 99.5 millet var. Amerikan rüyasında birleşmiş. Orada farklılık mı tartışılıyor? Binlerce yıllık birliktelik, aynı gelenek, aynı kültür, aynı dil, aynı kader uzaktan gelen dayatmalarla kardeşi kardeşten ayırmaya çalışıyor.

Böl, parçala, yut!

RTE konuşmasında,“Atatürk, aziz milletimizin her bir ferdini,Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı temelinde birleştirmeyi başarmıştır” diyor.

Atatürk, “Ne mutlu Türküm diyene” demedi mi?

RTE kalkıp, “ne mutlu Türküm dersen, başkası da…” ifadelerini kullanmadı mı?

Perhiz, lahana turşusu ilişkisi…

Ulusa seslenişinde RTE, “Dün Cumhuriyetimizi kurarken nasıl ortak değerlerimiz ve hedeflerimiz etrafında birleşmeyi başardıysak bugün de bir ve beraber olmak durumundayız.”

İlahi RTE, Cumhuriyetimizi kurarken ortak korkumuz vardı; cana, mala, namusa saldırı vardı. Ege’de Rum, doğuda Ermenilerin yaptıkları katliamlar… Hala su kuyularında Müslüman-Türk insan cesetleri var.

O zaman ortak değer; canı, malı namusu, yurdu kurtarmak kaygısıydı.

Amasya tamimiyle Atatürk, mevut durumu 3 maddede özetlemişti.

1-     Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikededir.

2-     Hükümeti merkeziye deruhte ettiği mesuliyetin icaplarını ifa edememektedir.

3-     Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

Ve Erzurum Kongresi ve hedef; Misakı Milli…

Kıssadan hisse çıkarma zamanı değil mi?

11 Nisan 1920 Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi, asilerin öldürülmesinin dini bir görev olduğunu bildiren bir fetva çıkarmadı mı?

İngiliz, Fransız, İtalyan işgali Yunan ve Ermeni saldırıları yetmiyormuş gibi bir de hilafet ordusu, İngilizlerin Kürt aşiretleri kışkırtma girişimleri.

O günlerden bu günlere ders alınacak çok şey var da…

Traji komik çarpıtmalar en tepelerden gelmese.

RTE, “Türkiye’nin içinden geçtiği tarihi süreci yanlış analiz edenler zaman zaman içe kapanmacı sloganlar atıyorlar” diyor.

“İçe kapanmak”dan ne anlamamız gerekiyor?

Dünya’da içe kapalı ülke var mı? Türkiye tarihinde hiç içe kapandı mı? Ne demek içe kapanmak?

Türkiye’nin sorunu sömürge olup olmama tercihidir.

Osmanlı çökerken, Sadrazam Ferit sömürgeleşmeye doğru doludizgin koşuyordu.

Daha 1919’da, Erzurum’da, Amerikan madası, İngiliz mandası diyenlere Atatürk’ün yanıtı; “tam bağımsızlık” sözü olmuştu. Kongreden ekseriyetle “tam bağımsızlık” kararı çıkmıştı.

Günümüzde sömürgeleştirme yöntemi milyar dolarlardır.

Sömürgeleştirilecek ülkenin öz varlıklarını kağıt parçasıyla değiştirmektir.

Sömürge Afrika ülkeleri insanlarına bir bakınız.

O insanlar geri zekâlı olduklarından değil, sömürge ülkenin vatandaşı oldukları için açlıktan ölüyor.

Aykırı sesler, ayrık otu gibi sarmış her yanı.

Sömürge olalım sömürge olalım diye ses veriyor her yandan.

RTE, “Ve enflasyon tek haneli oranlara indi” diye böbürleniyor. Sözde düşürülmüş enflasyonun bedeli satılan topraklar devredilen tesisler, bankalar, madenlerdir. .

Enflasyonun tek haneliye düştüğü de doğru değil!

Manipülasyon!

Siz, 22 Temmuz’dan sonra görün enflasyonu!

Hangisi, kimin çıkarına sesler.

Hangisi aykırı sesler?

Doğru tespit yapmalı!

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024