TOBB - Eskişehir Haber

TOBB

TOBB
Yayınlama: 28 Mayıs 2007 Pazartesi - 1.352
A+
A-

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği.

Ekonominin yüzde 90’larını teşkil eden, üretimden pazarlamaya, hizmetler sektöründe yer alan geniş bir kesimin en üst temsil örgütü.

62. Genel Kurulunu yaptı.

Başbakan, ana muhalefet lideri, ve yeni DP’nin Genel Başkanı Genel Kurulda birer konuşma yaptılar.

Başbakanın konuşması bildik tanıdık, sanki ezber konuşması tekrar tekrar ekranlardan. Hamaset nutukları; Başbakan’ın bazı cümlelerini cımbızladık, dikkat çekelim istedik.

“Hükümet Ankara’ya devlet dairelerine hapsolmamış!” Ne demekse?

RTE,“Ekonominin dünyaya açılması için yoğun çaba harcıyoruz” diyor. Küçük armatör Erdoğan’ın gemisi her halde liman liman dolaşıyordur.

“Siyasetimizin ana ekseni 'Millet olacaktır.''  1950 model DP’de “yeter söz milletindir” demişti, Amerika’ya kolunu kaptırmıştı. Şimdi RTE böyle diye diye göbeğimizden bağladı.

Diyor ki RTE, “Dünyada güçlü bir ülke olmanın yolu; üretimdir, rekabettir, dünyaya açık olmaktır.” Doğru! O zaman, örneğin; Çin, Hindistan, Japonya; örnek alsana!

Sağ gösterip sol vuruyor RTE.

Beceriksiz başbakanların giderayak yaptıkları gibi erkenden son zarfı açıyor.

“Hükümet olarak öncelikle yaralı alanları sarmaya ve sorunların temeline inmeye çalışıyoruz. Mevzuat kirliliği ve hantal bir bürokrasi, yorgun bir siyaset anlayışıyla birleşince Türkiye kötürüm hale gelmiştir.” Beş yıldır iktidardın ne yaptın?

Diyor ki, “Dış politika iç politikadan bağımsız değildir.” İç politika dış politikadan bağımsız olması gerekmez mi? Dışarıdan yönlendirilen iç politikaların adı sömürge politikaları değil mi?

TOBB’u uyarıyor, “Dikkat edin- faaliyet dışı geliri yüzde 95'i buluyor.” Diyor. Hokus pokus ekonomisini teşvik ederek ve bunu istikrar varsayarak sürdürülen ortamda özel sektör elbette üretmeyecek. Çünkü amaç kar. Üretimi teşvik nerede? Bu sözünde de samimi değil  RTE. Çünkü, kurumlar vergisini düşürürken, yatırımı teşviki kaldırmaya çalışıyor, istihdamın üzerindeki ağır vergi yükünü ağzına bile almıyor.

İşte bir samimiyetsiz lafı daha, “Ülkemizin temel meselesi; geçim sıkıntısını aşmaktır. Üretimdir, istihdam sorununu çözmektir. Büyümedir, kalkınmadır.” Laf kolayda icraat nerede?  Hani nerede bunu sağlayacak ekonomi politikalar?

“Ekonomideki ağır kış mevsimini geride bıraktık… Sabah ayrı, akşam ayrı bir krizin çıktığı o günler geride kaldı... Bugün, devlet hâlâ büyük bir borç yükü ve yüksek faiz baskısı altındadır. Bu borcun çevrilmesi gerekiyor… Gereken bu yılki faiz -toplam olarak söylüyorum- 73,5 milyar dolardır. Biz bu yıla bu rakamla girdik. Bunu biz üretmedik.” Doğru değil! Baştan sona yanlış, bilerek söyleniyorsa, başka bir şey… 

Diyor ki, “Enflasyondaki düşme eğilimi devam ediyor.” Bu da doğru değil, milletin cebindeki enflasyon yakıyor. Milletin enflasyonu başka, Başbakanınki başka.

RTE, 1500 km yol temeli atmış; 1 km kara yolu ile 5 km demiryolu yapılır. Yapsana. Dış politika izin vermiyor. Niye? Süpürme, kullanma meselesi var tabii. Ama gelişmiş ülkeler demiryolu yapıyor. Toplu taşıma hızlı trenle. Bizimki treni hızlandırıp kaza yapıyor!

Başbakanın aklı karayolunda; “Bunu yapmaya mecburuz, çünkü yıllık trafik kazalarında kaybettiğimiz insanlar…” sözü ediyor.  Karayolu yaptıkça, demiryolunu ihmal ettikçe trafik terörü katlanarak artıyor.

RTE, “Elektrik borçlarını yeniden yapılandırdık.” Diyor. Elektrik üretimi için ne yaptın?

İstanbul’da Tarım Bakanlığı arazisini Dünya Ticaret Merkezine satmış! Hemen oracıkta yerine getirivermiş. İstanbul’da 38 dönüm araziymiş.

Diyor ki, “Bu iç borç stokunun erimesi lâzım.” İlahi başbakan, o zaman borcu neden ikiye katladın?

Yeniden üçüncü zarfa dönüyor RTE ve; “Bizden önceki iktidarlar halka kemer sıktırarak sonuç elde etmeyi marifet sayıyorlardı” diyor. İnsaf Başbakan! O hükümet kendinden önce şişirilmiş balonun bedelini ödemişti.  Ona rağmen kendinden öncekileri bahane etmedi. Çalışanına enflasyon üzerinde zam, ürüne destek verdi. Bugün balon yine şişti. Teslimiyetçi ve de popülist politikalarınızla balonu şişirirken, üreten, çalışan mağdur! Çalışan kredi kart borçlusu! Çiftçi buğday ekemedi! Dört senelik politikalarınızın ürünü bu sene buğday, pirinç, bitkisel yağ sıkıntısı yaşayacak Türkiye. Terör sıfırdı Başbakan!

RTE, “Devlet, halkın refahı ve huzuru için vardır. Bizler, halkımızın yükünü hafifletirken, popülizme de sapmıyoruz.”diyor. Bu da doğru değil!

Farklı bir şey yaptım; TOBB’un 2003’de 58. Genel Kurulunda Başbakanın yaptığı konuşmanın satır aralarını cımbızladım. Farkına vardınız mı? O günden bu güne ne değişmiş?

Cumhuriyet tarihinin en fazla takıya ya başvuran başbakanı…

Kürsüye Baykal davet ediliyor.

Başbakana Baykal, “AKP'nin kalkınan bir ülkeyi devraldığını, Türkiye’nin 2002 sonu % 7.8 büyüdüğünü” hatırlatıyor.

“Türkiye, her yıl yüzde 6.5 fazla veren bir ekonomik durumla karşı karşıya. Türkiye borç batağına sürükleniyor. Türkiye olağanüstü fedakârlıkların içinden geçiyor.” Oysa fedakârlığı yapan sadece çalışan, üreten… TOBB dahi şikâyetçi… Kazanan ise TÜSİAD ve çokuluslu şirketler.

Baykal, “Eğer demokrasiyi, cumhuriyeti tahrip etmek için, cumhuriyetin kazanımlarını yok etmek için bir usul olarak kullanmaya kalkarsanız… Ülkeyi bugünlere getiren dengeyi bozarsınız” diyor.

Başbakanın “sanki bir demokrasi krizi varmış gibi ortaya çıktığını” belirten Baykal, “demokrasinin hiç kimsenin babasının malı olmadığını” söylüyor.

“Hiç kimse demokrasi hamaseti yapmasın. Kimse milli irade hamaseti yapmaya kalkmasın” diyen Baykal, Başbakan Erdoğan'a, “Laiklik tartışmasını açan senin Meclis Başkan'ın değil mi? Onun açtığı tartışmaya destek veren sen değil misin?” diye sesleniyor. “Devletin organlarına, kurumlarına savaş ilan edeceksin… Sen bozma istikrarı”

İstikrar tartışılıyor.

 TOBB Genel Kurulu’nda Başbakan ve ana muhalefet lideri bir birine zıt gerçekler ifade ediyor. Hangisi doğru söylüyor? Sizin gerçeklerinize hangisi uyuyor?

Ekonominin şişen balonu patladığında olağan üstü borçlandırılmış olan TOBB üyelerinin önünde büyük bir risk bulunuyor.

TOBB sıkıntılı!

Mahir Öztürk

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024