Süper Güç - Eskişehir Haber

Süper Güç

Süper Güç
Yayınlama: 6 Ağustos 2007 Pazartesi - 1.103
A+
A-

 

             Son dünya savaşında sınırlar cetvelle çizildikten sonra…

            Dünyanın üzerinde güneş batmayan ülkesi olarak tanınan İngiltere’nin yerini ABD’ye bıraktığı görüldü.

            Savaş, “güneş batmayan ülke” unvanını İngiltere’nin elinden alıverdi.

            Şimdi ABD, süper güç!

            Süper güç, cetvelle çizilmiş sınırlara itiraz ediyor. Cetveli, gönyeyi eline almış dünyada binlerce devletçik olmalı; demokrasi, insan hakları, terörle mücadele vesaire diyor.

            Kuzey Batı Afrika’dan  Orta Asya’ya uzanan, 22 devleti içine alan “Genişletilmiş Ortadoğu Projesi”ni dayattı. Ortakları var, kullanılanları var, kurbanları var.

            ABD’nin cetveli gönyesi elinde!

            Yer altı, yer üstü kaynaklarının vanasının başına oturmak istiyor.

            Nihai hedef dünya egemenliği…

            Türkiye de GOP’un kapsamı alanı içinde görünüyor.

            Hedef tahtasının 12’yi gösterdiği noktada…

            Bölgesel, kültürel, etnik farklılıklar kaşınıyor, kanatılıyor.

            Anayasa değiştirilmelidir!

            Atatürk ilke ve inkılapları yerle bir edilmelidir!

            Türkiye yeni AKP hükümetine hazırlanıyor. Yeni dönem vekilleri yeminlerini ettiler.

            Yeni Meclis Başkanını seçecek, Yeni Cumhurbaşkanı.

            Doludizgin reformlara devam!

            Reformlara alerji oldu Türkiye.

            301, soykırım yalanını kabul, Kıbrıs’ı ver kurtul, suların yönetimi özelleştir, teröristi affet… Reformdur diye gelebilecek şeylerdir önümüzdeki dönem.

            Allergen sürekli vücuda pompalanıyor.

            Gövde bu alerjiye nasıl tepki verecek?

            La Monde ve Stern dergisinde yayınlanmış bir yorum var; “Üçüncü Dünya Savaşı Türkiye’den çıkabilir”

            Yorumcu, Türkiye’deki büyük kültürel bölünmeden söz ediyor. Hayat tarzı yaşam biçimi, değer yargıları farklı iki grup.

            Köy Enstitülerinin kapatılması sürecin başlangıcı, eğitim birliğinin ortadan kaldırılması ise gelinen nokta. Sorumluları kartpostaldaki üç resim; Menderes, Özal ve RTE.

            Yorumcu, Yaşam tarzı olarak Batı’ya düşman olan grup, iktidarı ele geçirebilmek için batıyla ilişkileri geliştirmek ve demokrasiyi kabullenmek istiyor. İkinci grup, daha batılı olup Batının demokratik değerlerine düşman gibi bir ifade kullanmış. Bir de, “Bu noktada tarihi bir paradoks ortaya çıkıyor demiş.

            Paradoksu yaratan Amerikancı politikalar değil mi?

            Yorumcu soruyor; “Peki darbe olursa ne olur?”

            Ona göre, Avrupa kesinlikle karşı çıkar, Amerika’da karşı çıkmak zorunda kalır.

            Yorumun bundan sonraki kısmı daha da ilginç, aynen aktarıyorum; “ Türkiye’de darbe olursa, tarihte bugüne kadar hiç gerçekleşmemiş yeni bir oluşumla karşılaşacak dünya. Türkiye, olası bir darbeden sonra, Rusya ve İran’la ortaklık kurmak isteyecek. Silahı ve parayı bu iki ülkeden alacak. Rusya’yla İran’ın elindeki doğal gazi petrol ve nükleer güç, Türkiye’yi bir süreliğine de olsa ayakta tutmaya yeter. Ama Rusya, Türkiye, İran bloku dünyanın bütün dengelerini değiştirir. Ortadoğu’nun kontrolünü tümüyle ele geçirir. Avrupa’yı küçük kıtasına hapseder. Kafkasları, Afganistan’ı, Pakistan’ı kendi gücüne katar. Müslüman dünyayla yakın bir ilişki kurar. Petrol kaynaklarına egemen olur. Çin’le işbirliği yapabilir… Batı’nın dünyadaki etkinliği inanılmaz bir biçimde azalır. Yeni blok asker, enerji ve para açısından çok güçlenir. Böylece, Türkiye’deki çatlama, dünyada büyük bir çatlamaya yol açar. Eğer Üçüncü Dünya Savaşı çıkacaksa, sanırım, bu çatlamadan çıkar…”

Yorumun sonunda uyarı var; yorumcu, Türkiye’ye küstahça davranan Avrupa’ya, ikili oynayıp kurnazlık yaptığını sanan Amerika’ya bu senaryoyu düşünmelerini istiyor.

Dünya savaşının ilki, “bir tabancanın patlamasıyla” çıkmıştı diyor.
Bazı noktalarına katılmasam da bu yorumu önemsiyorum. İktidardaki AKP’nin

ve de meclistekilerin La Monde ve Stern dergisindeki bu yorumu önemsemesini dilerim.

Dışarıdan yapılan pejmürde taleplere artık boyun eğmekten vazgeçildiğini

gösteren politikaların uygulanması zamanıdır.

            Çünkü dünyanın çivisi çıktı.

            Çıkacaksa dünya savaşı, bu Amerikan politikalarına tabi olmaktan çıkar.

            Bu politikalara karşı direnişin, askeri yoldan ziyade birlik beraberlik içinde demokratik yolları kullanarak yapılması beklenir. Arzulanan iktidarın bu iradeyi ortaya koyabilmesidir. .

            RTE ve iktidarının yeniden büyük bir değişime ihtiyacı vardır.

            Bir laf vardır, demokrasilerde çare tükenmez.

Süper güç, Türkiye sayesinde süperliğine artık devam edemez.
Mahir Öztürk






Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024