Sana Söylüyorum.... - Eskişehir Haber

Sana Söylüyorum....

Sana Söylüyorum....
Yayınlama: 4 Ağustos 2007 Cumartesi - 1.204
A+
A-

 

Lagendik; sanki Avrupa’nın Anadolu’dan Sorumlu Genel Valisi, demiş ki, “Kimseye bir tavsiyede bulunmak istemem, ancak tansiyonun yükselmesine izin vermeyin. Şu anda her şey daha istikrarlı. Herkes AK Parti'nin ne yapacağını izliyor. AK Parti ne kadar büyük bir sorumluluk aldığının farkında.”

Sana söylüyorum kızım misali; Gül diye ısrar edersen, gerersin. Buna izin vermemelisin. Daha yapacak çok iş, alınacak çok mesafe var kabilinden.

Bu adamın resmi sıfatı; Türkiye-Avrupa Birliği  Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı. Öteki eşbaşkan, hani Türk olanın hiç benzer türden açıklamasını duydunuz mu?

AB’nin herhangi bir ülkesinde, şu partiyi destekliyoruz, cumhurbaşkanı seçimlerinde “tansiyonu yükseltmeyin” türünden bir açıklama, görüş belirtme.

Ya da Lagendik kardeşim, sana ne, seni ne ilgilendiriyor? Bu bizim iç işimiz neden denmez?

            Denmez! Çünkü, AKP’ye giden oyları AB’ye verilmiş kabul ediliyor, lagendik hazretleri tarafından.

Hazret, içimize o kadar karışıyor ki; “ Türkiye'de hükümet ve ordu arasında bir fikir ayrılığı olduğu herkes tarafından biliniyor. Avrupa Birliği'nin talep edeceği tek şey ordunun siyasete daha az müdahalesidir. Anayasa tartışmalarının da yapıldığı şu günlerde, Türkiye için, tüm devlet kurumlarının işlevlerini yeniden tanımlama zamanıdır. Avrupa'da kimse hükümetten içinde ordunun rol aldığı bir mesaj beklemiyor. Kısaca, Sayın Büyükanıt, lütfen politika dışında kalın” diyebiliyor.

Bağımsızlık savaşını kazanmış, cumhuriyeti kurmuş orduya Logendik efendi “sus” diyor.

Mersinli köylüye başbakan “ananı al git!” demişti. Konuşturmamıştı.

Türkiye demokratik ülke, ordusu da konuşacak, köylüsü de.

Demokrasilerde kurumlara ya da şahıslara “sus” denir mi?

Güvenlik söz konusuysa asker elbet konuşur!

Çiftçinin hakkı ortadan kaldırılıyorsa konuşur!

Sus!

Senin elinde silah var!

Türkiye’yi tek sesli hale getirdi Çok Uluslu Şirketler.

Sen sus, ÇUŞ!

Çok Uluslu Şirket temsilcileri, senin elinde de para var. Paranın gücü silahtan beter. Paranın gücü tüm evrensel değerleri yerle yeksan ediyor. Hakkı, adaleti, sosyal dengeleri tahrip ediyor.

ÇUŞ temsilcileri; Buşlar, Sarkoziler, Logendikler, hibe, destek yardımı alan sivil toplum örgütleri, üniversiteler, profesörler, yerel yönetimler, medya… durmadan konuşuyor.

Yapacakları çok iş var; Anayasanın değiştirilemez maddeleri, 301’in kaldırılması, suların idaresinin AB’ye devri, soykırım yalanının kabul edilmesi, Kıbrıs’ın devir teslimi… Bu böyle uzayıp gider. ÇUŞ’lerin istekleri, hırsları bitmez ki.

Öncelikli konu Cumhurbaşkanının seçimi!

Genel seçimde, meydanlarda “mağdur edildim” diye acıklı konuşmalar yapan Gül Cumhurbaşkanlığına yeniden aday olacak mı?

Belli ki AKP içinde derin tartışmalar var.

Gül sen aday olma mesajları yükseliyor.

AB’li umum vali de demeye getirmedi mi? Olma!

Artık Olacam, olacam diyemiyor Gül.

O acıklı serzenişler yok artık.

Gül’ün solduğu akşamı da göreceğiz çocuklar.
İyi de, kim aday?

Geçenlerde, yazılarını saygıyla okuduğum değerli bir internet arkadaşım, “ Hikmet Çetin’i hazırlıyorlar “ demişti. Ankara kulislerinden.

Neden olmasın?

Hem Kürt kökenli hem sosyal demokrat hem de küreselleşmeci. Afganistan Genel Valiliğinden emekli. Üstelik de kendini kanıtlamış bir değerli zat.

Belli ki, Gül gibi tepki de çekmeyecek biri.

Öte yandan park sohbetlerimizin değişmezlerinden bir arkadaşım, Hilmi Özkök Paşa’nın ismini dile getirdi.

Paşa’da, itiraz edilmeyecek isimlerden biri gibi görünüyor.

O da reformist.

O da küreselleşmeci.

Uyumlu, uzlaşmacı.

Üstelik emekli asker!

Neden olmasın?

Hem askerin susmasında da etkili olur, kim bilir?  Logendik’in dediği gibi.

“Sana söylüyorum kızım, şen işit gelinim”

Verilmek istenen mesaj sanki budur. Değil mi?

Mahir Öztürk

 

 

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024