Lüks Yaşıyoruz - Eskişehir Haber

Lüks Yaşıyoruz

Lüks Yaşıyoruz
Yayınlama: 2 Ağustos 2007 Perşembe - 1.229
A+
A-

 

İnsan hayatına ampul, Edison’un buluşuyla girdi.

Ondan önce, insan hayatında lüks vardı.

Titrek ışıklı gaz lambaları, mum…

Ampulle hayatımıza bir lüks; bir konfor geldi, aydınlık.

Ampulün bu lüksünden, şaşırtıcı parlaklığından etkilenenler, bu nuru simge yaptılar kendi siyasi ideolojilerine.

Turuncu, mavi bayraklarında ampul resimleri…

Aslına bakarsanız turuncu da, mavi de bir simge…

Mavili, turunculu bayraklardaki ampulün temsil edildiği siyasi örgüt, bu gün yeniden tek başına iktidara geldi. Hem de çoğumuzu şaşırtan % 47’lerle.

Aman ha, ötekine vermeyin kriz çıkar!

Lüks yaşamaya devam.

Ampul sönüyor, yerini lüks alıyor.

Enerji Bakanı Hilmi Güler, “elektrik kesintisi yok” diyor.

Elektrik kesintisi var! Haberlerde var! Benim yaşadığım kentte de var!

Turist bölgelerinde var! Zavallı bir turist, elektrik kesilince otelin yolunu kaybetmiş.

Elektrikler kesilince, turizm bölgeleri lükse geçmiş.

Turizmciler, Enerji Bakanı’nı yalanlıyor; on altı saate varan kesintiler, günde yirmi kereyi bulan.

Ampulün yerini lüks alıyor. Lüksü olmayanlar da mum arıyor…

Elektrik kesintisi yok!

Bir yetkili bürokrat da böyle diyor ekranlardan.

Elektrik kesintileriyle ilgili bir TV programı izliyordum, programın başında gitti elektrik,  elektriğin geldiğini anladığım anda televizyonu açtım. İşte o anda sözünü ettiğim bürokratın, “şu anda Türkiye’nin hiçbir yerinde elektrik kesintisi yoktur” sözleriyle karşılaştım. Trajikomik bir durum…

Bürokrat, “Elektrik üretim – iletim – dağıtımda bir sıkıntı yok!” diyordu.

Ve devam ediyordu;

Olağan üstü koşullar yaşıyoruz, ateşe körükle gitmeyelim.

Üretim, iletim, dağıtım şirketlerinin kabahati yok.

Sorumlusu ben değilim!

Tüketiciler, klimalar; klimaların kalitesizliği.

Bizi eleştirmeyin, teşvik edin, bize yardımcı olun! Sıcaklar fazla, yüzyılın en fazla sıcağını yaşıyoruz, asfaltlar eriyor.

Hatlarda trafolarda sorun yok.

Oysa yerel yöneticiler, hatlarda sorun olduğundan söz ediyordu.

Elektrik Mühendisleri, bu yangının çıkacağını daha önce söylemişti. Üretim, iletim, dağıtım hatları yenilenmemiş. Nitelikli elemanlar devre dışı kalmış.

Geliyorum diyen kesintilere tedbir alınmamış.

Geçen yıl yaşanan kesintilerde yayınlanan bir yönetmelikle, 10-11 kuruş olan elektriğe, 15 kuruş karaborsa fiyatı verilmiş. Bu da çare olmamış.

Mühendisler böyle diyor.

Kar amaçlı şirketler, yatırıma hiç ihtiyaç duymamışlar.

Barajlar devre dışı veya elektrik üretmede en düşük devrede. Çünkü barajlarda doluluk oranları hiç olmadığı kadar düşük seviyede. Örneğin Ankara’da % 4.8’lerde.

Bu güne kadar kamuoyu uyarılmaz mıydı?

Yumurta, kapı hikayesi.

Zamanında Gerede’den Ankara’ya su taşıma projesi takdim edilmiş, Ankara yerel yönetimine. Kabul edilmemiş.

Tedbir zamanında düşünülmemiş. Jeoloji Mühendisleri odasına göre bunun sorumlusu büyük şehir belediyeleri. “Sınıfta kaldı belediyeler” diyor mühendisler.

Okulların açılmasının ertelenmesi tedbir olarak isteniyor.

Bir tedbir de suya zam; zamla tasarruf sağlama peşindeler.

Elektriğe de zam, suya da zam, medeniyetin nimetlerinden bütçen kadar istifade edeceksin anlayışı. Ne güzel tedbir değil mi?

Zamla daha çok kazanacak olan şirketler.

Geçenlerde Bakan açıkladı, “Akarsu ve göletlerin de özel sektöre devri” yapılacak.

Boşa akan suların kullanılması!

Özel sektör boşa akan sular için yatırım yapar mı? Hiç vaki mi? Mevcut suya zam yapar olur biter. Aynı elektrikte olduğu, olacağı gibi…

Tarım arazilerine verilecek su da özel marifetiyle olacak.

Yakında havayı da özel sektöre devrederlerse şaşmam.

Bunun adı serbest piyasa ekonomisi.

Devir, lüksle, lüks yaşamaya hazırlanma devri.

Mahir Öztürk

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024