Sözde Değil Özde! - Eskişehir Haber

Sözde Değil Özde!

Sözde Değil Özde!
Yayınlama: 13 Nisan 2007 Cuma - 1.319
A+
A-

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt önemli bir konuşma yaptı.

Konuşmayı her kesim kendi açısından değerlendirerek olumlu buldu.

Erdoğan yanlısı basın, bakanlar, AKP milletvekilleri konuşmadan memnun olduklarını ifade ettiler.

Erdoğan yanlısı basın, “Erdoğan'a karşı olanların istediği gibi bir konuşma bekleyenleri üzdü” türünden açıklamalarla geçiştirdiler.

Erdoğan’ın uyguladığı politikayı çok yanlış bulanlardanım.

Sayın Büyükanıt’ın konuşmasını ise üzüntü veren değil aksine bilgilendiren bir konuşmaydı. İçine sürüklendiğimiz durumun tehlikesini en yetkili ağızdan öğrendik. Tehlikenin daha da büyüme riski taşıdığını anladık.

Büyükanıt, terör belasını anlatırken, terör sözcüğünü herkesin anlayacağı dilden anlattı. Etnik yapıyı tarif etti. Etnik yapıya siyasal bir söylem yükleyerek etnik milliyetçiliğin yaratıldığını, siyasal milliyetçiliğin üzerine şiddet eklendiğinde ırkçı terörün doğduğunu söyledi. PKK teröründen söz etti. Bu gün karşılaştığımız durum budur.

Buraya dikkat!

“Türkiye’de milliyetçilik yükseliyor!”

Kimi ağızlarca böyle deniyor.

Büyükanıt, “bizim milliyetçiliğimiz Atatürk milliyetçiliğidir. Etnik temele dayanmamaktadır. Bizim milliyetçiliğimiz vatanseverliktir. Bizim anayasamız soydaşlık esasına değil, vatandaşlık temeline dayalıdır” dedi. “Bir çok ülkede siyahi futbolcular sahaya çıkamıyor, işte ırkçılık budur. Türkiye böyle bir şey yaşanmadı, yaşanmaz.”

“Terörle mücadelede askeri ve siyasi kararlılık gerekir.”

“Terörle tüm boyutlarıyla mücadele etmek gerekir.”

“Terörle işbirliği yapanlarla mücadele askeri alanın dışındadır.”

“Dış desteğin kesilmesi gerekir. Terör Irak’ta lojistik destek, Avrupa’dan siyasi destek alıyor, Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Maalesef ülke içinde ve dışında terör örgütünü ümitlendiren gelişmeler var. Ümit kuvvetlendikçe PKK pervasızlaşıyor.”

Yasalar; terörle mücadele edenleri hukuken korumak gerekir.

Kuzey Irak; I. Körfez savaşında Türkiye koalisyon kuvvetlerine destek olmuştu, zarar gördü. 36. paralel PKK’ya korunma sahası oldu. II. Körfez savaşında da yine Türkiye zararlıdır. Türkiye coğrafyasına hapsedilmiş, PKK çok geniş serbesti kazanmıştır.

Bakanlar beğenmiş Büyükanıt’ın konuşmasını, siz hiç başbakanın ağzından benzer konuşmaları duydunuz mu? RTE, hamaset nutuklarında…

“Irak’ın kuzeyinde Kürt bayrağı, milli marşı, para bastıkları müstakil bir Merkez Bankası var.”

“Artan bir azimle mücadele edeceğiz, bu belayı defetmek mecburiyetindeyiz.”

“Türkiye tarihin hiçbir döneminde böylesi risk ve tehdit altında kalmamıştır. Tehdidin unsurları, devletin kurum ve kuruluşlarını bir birine düşürmek, Türk Silahlı Kuvvetlerine zarar vermek için bıkmadan çalışmaktadırlar. Atatürk ve değerlerini yıpratmak için çalışmaktadırlar. Yurt içi ve dışı raporlar hazırlanmakta, Atatürk devrinin geçtiğini söylemektedirler. Türkiye’nin devlet düzeni tehdit edilmektedir.”

“Atatürkçü düşünce sistemini savunan TSK’ya karşı yoğun bir kampanya yürütülüyor. TSK’nın kendini savunmak istemesi, askerin siyasete karışması olarak yansıtılıyor. Atatürk ve cumhuriyet düşmanları bir hukuk cinayeti işledi, faili meçhul olarak kaldı. Genelkurmayın önünde sahte belgeler dağıtıldı. Gazetelerde manşetti. Ne oldu?”

Sızdırılan andıç, akreditasyon ve darbe günlüğü meselesi… Bana göre bunlarda ordumuzu yıpratma çalışması. Kökü dışarılarda

“Türkiye sosyal bir bölünme ve parçalanma içine çekilmek istenmektedir. AB komisyonu ve parlamentosunun raporlarında durmadan yeni azınlıklar üretilmektedir. AB kararlarında bunlar var. AB kararlarının bağlayıcılığı yok deniyor. Baktığımızda bırakın kararlarıi sözlkü beyanlar bile bağlayıcı hale getirilmiş. Müktesebatta bunlar var.”

Londra’da Uluslararası Azınlık Hakları Grubu; Türkiye’de, etnik olarak; Kürtler, Lazlar, Romanlar, Çerkesler, Bulgarlar, Boşnaklar… Dini azınlık olarak; Ermeni, Rum, Reformcu Hıristiyan, Yezidi, Alevi… say sayabildiğin kadar.

Projeye çok büyük paralar konuyor. Türkiye’de vatandaşlığı yeniden tanımlayın diyor.

Anayasamız laik cumhuriyeti tanımlıyor.

“Seçilecek Cumhurbaşkanı aynı zamanda TSK’nın Başkomutanıdır.”

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, “Cumhurbaşkanımızın sözde değil özde Cumhuriyetin temel değerlerine bağlı olmasını umut ediyoruz ”dedi.

Sayın Büyükanıt’ın konuşmasından benim anladığım budur.

Birileri demokrasi bir tramvaydır, istediğimiz yerde ineriz demişlerdi.

Türkiye’yi bu duruma getiren siyasi irade bu konuşmadan memnun kalır mı? Yandaş basın olumlu bulabilir mi? Takıya…

Daha ne desin Büyükanıt söylenmesi gerekenleri söyledi ne bir eksik ne bir fazla.

Cumhurbaşkanı sözde değil, özde olmalı.

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024