8 Nisan - Eskişehir Haber

8 Nisan

8 Nisan
Yayınlama: 31 Mart 2007 Cumartesi - 1.139
A+
A-

Ankara Sıhhiye Meydanı’nda 8 Nisan’da bir miting var!

DSP’nin düzenlediği.

DSP’nin illere verdiği talimatla iller sınırsız sayıda otobüs tutabilecekler, Ankara’daki mitinge gelecekler herhangi bir bedel ödemeyecekler.

Dört buçuk yıldır köylüyü, esnafı, işçiyi, memuru, emekliyi inim inim inleten… İş imkânlarını zayıflatarak gençlerden İşsizler ordusu yaratan… Ali dibolarla milleti soyup soğana çeviren sistemin başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı yapamazsınız demek için. Sorumlusu olan AKP’den bir Cumhurbaşkanı olmasın demek için.

Milleti fakir fukaralaştıran AKP’nin devleti tümüyle ele geçirmesine engel olabilmek için, milletin en geniş şekilde demokratik tepkisini koyabilmesi için DSP, her ilde parti önlerinden ücretsiz otobüsler kaldırıyor.

Mitinge gelmeyi düşünen, çocuğunun rızkından kesmeyi göze alamayan o kadar çok insan var ki…

Onlara sesleniyor DSP, gelin!

DSP, Genel Merkez sarayları yaptırmıyor.

DSP, aynı kaygıları paylaştığı tüm CHP’lileri, ADD’lileri…İşçileri, köylüleri, esnafı… Şapkalıları, yazmalıları fakir fukara hale getirilmiş işsizleri mitinge davet ediyor.

Masrafları yıllar önce verilen hazine yardımından karşılıyor. Milletin parasını millete harcıyor. Har vurup har savurmadan…

DSP Genel Başkanı Sezer, Baykal’a da sesleniyor; 8 Nisan Pazar günü Ankara’da Sıhhiye Meydanı’nda olacaklarını belirten Sezer, “Baykal’ı da bekliyorum. Gelirse içtenlikle sevinirim. Gelirse, Türkiye’de bir başka süreç başlar” diyor

Haydi, Baykal sen de gel!

AKP’nin Cumhurbaşkanlığı hedefini demokratik yoldan, demokratik tepkimizi hep birlikte koyarak engellemek gerek.

Hele bak, dinle! Bir ana muhalefet partisi lideri kalkıp ta  “birileri engellesin!” diyemez. Görev en başta senindir. Milleti el ele tutuşturmaktır. Mitinglerde “olmaz” diye haykırmaktır.

8 Nisan’da miting var! Sana uzanan bir el var! Haydi Baykal sen de gel!

Gelmezsen, kritik Cumhurbaşkanı seçiminde milleti bölersen, genel seçimlerde nasıl “oyları bölme” diyeceksin Baykal.

Kim inanır?

Her iki seçim de Türkiye’nin kaderi üzerinde önemli!

Bu seçimde dar parti hesapları yapmak zamanı değil, doğru da değil.

Anketlerin aldatıcı sonuçları, medyanın yönlendirici yayınları tek belirleyici değil. Seçimleri şapkalılarla, yazmalılar belirleyecek.

Fildişi kulenden in artık Baykal!

8 Nisan’da miting var! Haydi, sen de gel!

Biliyorum, CHP’liler, ADD’liler… Şapkalılar, yazmalılar hep gelecekler.

Sezer güç birliği yaratalım diyor. Birlikte “karanlığa son!” diye haykıralım.

Milletin büyük çoğunluğunun benimseyeceği bir cumhurbaşkanı olmalı.

Özel ulak, kimilerine “süpürmeyin kullanın mesajları” verilen, terör başına “sayın” şehide “kelle” diyen birisi Cumhurbaşkanı olabilir mi?

Ya da vücut dilinden anlayan…

Baykal’ın 8 Nisan mitingine gelmesi bir başka süreci başlatır.

Gelmezse Baykal, “canı sağ olsun” denir, yeni bir süreç başlar.

Arayış sürer…

            Siyasi partilerin sorumlulukları vardır.

Ülke büyük tehdit altındaysa…

Ülke yoksulluktan kıvranıyorsa…

Ülkede asayişsizlik artmışsa…

Bir şey yapmayarak vatandaşın oyuna talip olunamaz.

Milletin sesi sırça köşklerden yankılanmaz.

Millet meydanlardan karanlık gidişe dur diyecektir.

Millet, milletiyle birlikte olan siyasi partiye oy verecektir.

Haydi, 8 Nisan’da millet olmaya, milletle birlikte olmaya…

Arkasından 14 Nisan mitingi, yine Ankara’da…

ADD’nin düzenlediği…

Hep birlikte orada da…

Her iki mitingde de haykıralım; “karanlık gidişe dur” diye. 

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024